Bir Polis ve Bir Suçlu, MrBeast'in Hapishanesinde 100 Gün: Yarım Milyon Dolarlık Güven Testi

YouTube'da aç ↗
Genel bakış

MrBeast (Jimmy), gerçek bir yüksek güvenlikli hapishanenin birebir kopyasını inşa etti ve içine birbirini hiç tanımayan iki kişiyi yerleştirdi. Biri 17 yıl görev yapmış polis Lenny, diğeri üç yılını federal hapiste geçirmiş Ian. Kural basit: ikisi 100 gün boyunca birlikte kalırsa yarım milyon dolar kazanacaklar. Biri ayrılmak isterse ikisi de eli boş dönecek. Video bu iki farklı insanın her on günde bir gelen tekliflerle nasıl sınandığını, nasıl birbirine düşüp yeniden yakınlaştığını anlatıyor.

19 dk okuma

Başlangıç: "Gerçek Bir Hapishanenin Birebir Kopyası"

Tanışma anında Jimmy ikisinin kelepçelerini çözüyor ve hiç yarım milyon dolar görüp görmediklerini soruyor. Lenny'nin cevabı "hiç" oluyor. Ian ise hapisten çıktığında yarım milyon dolar borcu olduğunu, bunun sayılıp sayılmayacağını soruyor. Daha sonra suçunu açıklıyor: dolandırıcılık ve kara para aklama. Ian'ın anlatımına göre birine yalan söyleyip parasını almış, onunla başka birine olan borcunu ödemiş ama sonunda herkesin parasını batırıp zararı gizlemiş. Şu anda 500 bin dolar borcu var. Jimmy'nin vurguladığı gibi bu, yarışmanın ödülüyle tam olarak aynı miktar.

Ian'ın değerlendirmesine göre bu hapishane önceki yerden yalnızca biraz farklı: şilteler biraz daha kalın ve yastık var. Gerçek hapishanede yastık verilmediğini söylüyor. Jimmy'ye göre yastıklar dışında her şey gerçek bir hapishaneyle aynı, gerçek hapishane tuvaleti bile var. Günde üç öğün yemek verilecek, ışıklar her gece aynı saatte kapanacak, her sabah uyandırılacaklar. Kameralar her hareketi izliyor, konuşulan her şey dinleniyor.

İlk gerilim alt ranza için çıkıyor. Lenny, hapiste yaşlıya saygı gösterildiğini ve en yaşlının önce seçtiğini söyleyerek alt ranzayı alıyor. Ardından horladığını itiraf ediyor. Ertesi sabah Ian, polisin bütün gece horladığından ve uyuyamadığından şikâyet ediyor. Bir süre sonra yatağını yere taşıyor.

İki adamın hapishaneye uyumu da çok farklı. Ian burayı "aslında çok rahat" buluyor. Lenny ise hayatını insanları hapse atarak geçirdiğini, şimdi öteki tarafta olmanın garip geldiğini söylüyor. Ne zaman uyuyacağına, kalkacağına ve yemek yiyeceğine başkalarının karar vermesine alışmakta zorlanıyor. Can sıkıntısını gidermek için yatak iskeletinden pota yapıyorlar ve onu barfiks demiri olarak da kullanıyorlar. Ian, ilk hapis döneminde hiç spor yapmadığını, şimdi bunu telafi ettiğini söylüyor.

10. Gün: Avlu İçin 50 Bin Dolar ve Bir Mahkûmun İkilemi

Jimmy 10. günde "Müdür Jimmy" olarak geliyor ve videonun ilk yasak bölgesini açıyor: Doğu Kanadı'ndaki hapishane avlusu. Günde bir saat boyunca barfiks demiri ve pota gibi imkânlardan yararlanabilecekler. Ama teklifin bir bedeli var. Onları birbirleriyle konuşamayacakları ayrı odalara alıyor. Avluyu istiyorlarsa ödül havuzundan 50 bin doları feda etmeleri gerekiyor. İkisi de kabul ederse alan ikisinin de oluyor. Yalnızca biri kabul ederse ödül yine 50 bin dolar azalıyor, ama alanı sadece kabul eden kullanabiliyor.

Ian'ın düşünceleri bu kararın onun için neden ağır olduğunu gösteriyor. Hayatta hep kötü adam gibi görünmekten bıktığını, iyi adamın ne yapacağını bildiğini ama 90 gün boyunca iyi adam olmanın hiç cazip gelmediğini söylüyor. Sonuçta ikisi de "evet" diyor. Lenny paraya bakış açısının çok değiştiğini, burada daha rahat yaşamak ve zamanın hızlı geçmesi için para harcamaya razı olduğunu açıklıyor. Hayatlarını kolaylaştıracak şeyleri kaçırırlarsa yarışmanın sonunu göremeyebileceklerini düşünüyor ve kendi felsefesini "az para hiç paradan iyidir" diye özetliyor.

İkisi de avluyu "kesinlikle elli bine değdi" diye değerlendiriyor. Jimmy ise günde bir saatlik spor alanının yüz gün dayanmalarını sağlayacağını düşünmelerini inanılmaz buluyor.

20. Gün: Kötü Yemek, Mutfak Teklifi ve Beklenmeyen Ret

Avlu ilişkiyi biraz yumuşatsa da yemek büyük bir sorun. Jimmy'nin "köfte" dediği şeyi Lenny, üzerine sos dökülmüş, muhtemelen dondurulmuş hazır hamburger köftesi olarak tarif ediyor. Hapse attığı insanların bunu yediğini bilmediğini, bu yaşadığını en kötü düşmanına bile istemeyeceğini söylüyor.

Jimmy 20. gün teklifini buna göre kuruyor. Bu kez ikisinden biri ikisi adına karar verecek. Ian, Lenny'ye güvendiğini ve sürekli konuştuklarını söyleyerek kararı ona bırakıyor. Jimmy Lenny'ye her türlü malzemenin ve ekipmanın bulunduğu bir mutfak gösteriyor. Bu mutfağı alırlarsa her gün kahvaltıda, öğlen ve akşam istediklerini pişirebilecekler. Bedeli ise avlu hakkından vazgeçmek.

Ian odada beklerken teklifi tahmin ediyor. Kendisi olsa kesinlikle yemeği seçeceğini, gün boyu yemek yapıp farklı şeyler deneyeceklerini söylüyor. Yine de Lenny'nin avluyu seçeceğini bildiğini ekliyor. Gerçekten de Lenny teklifi pek düşünmeden reddediyor ve avluda kalıyor. Jimmy, her gün yemekten şikâyet ettikleri için kesin kabul edeceklerini sandığını söylüyor. Ertesi gün ikisi de pişman olmadıklarını, bütün gün kapalı kalmamanın çok güzel olduğunu söylüyor. Lenny eşinin, basketbol sahasını seçtiğine asla inanmayacağını ekliyor.

Dışarıyı Özlemek: Aileler ve Can Sıkıntısı

Etaplar arasında ikisi de dışarıda kaçırdıklarını düşünmeye başlıyor. Lenny buraya geliş amacının ailesine o parayı kazandırmak olduğunu söylüyor. Eşi ve harika bir ailesi var, herkes ona güvendiği için geri adım atamaz. Ian'ın anlattıkları ise farklı bir yalnızlığı gösteriyor. Bir yıl ailesinden uzak kalmış, bu sürede babasını yalnızca bir kez, iki günlüğüne görebilmiş, kardeşini ve annesini bir yıl boyunca hiç görmemiş.

Günde bir saatlik avlu da zamanla sıkıcı hale geliyor ve yeni bir etap gelene kadar "ketçap yakan top" gibi oyunlar uyduruyorlar.

30. Gün: Kütüphane, İncil ve Kırılma Noktası

Bir ayı devirdiklerinde Jimmy kütüphaneyi açıyor. İçeride yüzlerce kitap, dergiler, bir İncil ve Tetris ile Mayın Tarlası oynanabilen bir bilgisayar var. Erişim tamamen ücretsiz ama yalnızca bir kişi kullanabilecek. Önümüzdeki 70 gün boyunca ikisinden biri günde bir saat burada okuyabilecek, diğeri giremeyecek. Kitapları dışarı çıkarmak da yasak. Karar için birkaç saatleri var.

Lenny için mesele açık: İncil'i görür görmez bu süreci atlatmasını sağlayacak tek kitabın bu olduğunu söylüyor. İkisi de teklifin bedava olduğunu, kaçırmanın enayilik olacağını düşünüyor. Sorun kimin kullanacağı. Jimmy'ye göre teklif onları "birbirine düşürmek" için tasarlanmış ve ilk büyük gerilim burada yaşanıyor. Lenny, 70 günü atlatmasını sağlayacak tek şeyin İncil olduğunu, bunun sırf keyif için olmadığını söylüyor. Ian ise "Yani dindar olmamam bir sorun mu?" diye karşılık veriyor. Lenny öyle bir şey demediğini söylüyor, Ian da Lenny'nin "boşu boşuna tavrını değiştirdiğini" düşünüyor. Konuşma "o zaman kitap falan yok" noktasına kadar geliyor.

Jimmy döndüğünde sonuç sürpriz oluyor: kütüphane hakkını Ian alıyor, çünkü Lenny onu Ian'a veriyor. Lenny gerekçesini avlu kararıyla açıklıyor. Ian o gün hiç düşünmeden "evet" demiş ve 25 bin doları kaybetmeyi göze almıştı. İstediği tek şey buydu, bu yüzden Lenny ona bu hediyeyi vermek istiyor. Ian bir polisten bunu beklemediğini ve yanıldığını söylüyor.

Ian ilk kütüphane saatinde Lenny için harekete geçiyor. İncil'in Lenny için ne kadar önemli olduğunu bildiği için içinden alıntılar yazıp paylaşmaya başlıyor.

Kaçakçı Ian: Kuralların Esnetilmesi

Bu iyi niyetli jest kısa sürede kural ihlaline dönüşüyor. Ian önce duvara asmak için resimler getiriyor, sonra kitaplardan sayfalar kaçırıyor. Sonunda kitapların kendisini hücreye taşımaya başlıyor. Kendine "Kaçakçı Vic" diye yeni bir lakap takıyor ve kitapları banyo dahil dört bir yana saklıyor. Lenny'yi incilsiz ve kitapsız bırakıp kendisinin içeride keyif süremeyeceğini söylüyor. Lenny de bu durumdan memnun görünüyor ve bunun burada ihtiyacı olan tek şey olduğunu söylüyor. Jimmy'nin ifadesiyle "yakalanmayacakmış gibi" devam ediyorlar.

40. Gün: Her Şeyin 10 Bin Dolar Olduğu Mağaza

  1. günde Jimmy bir mağaza açıyor. Mahkûmların konuşmaları dinlenmiş ve mağaza istedikleri eşyalarla doldurulmuş. Raflarda dışarıda bir dolara alınabilecek bir toptan içeriği tamamen sürpriz olan bir gizem kutusuna kadar her şey var. Ama her ürünün fiyatı aynı: 10 bin dolar. Para da yalnızca ödül havuzundan harcanabiliyor.

Taş-kâğıt-makas ile sırayı belirliyorlar. Lenny anında karar vermesi gerektiğini öğrenince gizem kutusunu alıyor. Ian ise kendi ağzıyla aşırı harcamaya eğilimli. Fazla harcarsa Lenny'nin çok kızacağını bilse de tıraş makinesi, melatonin, uyku maskesi ve Feastables çikolata içeren alışverişlerle toplam 30 bin dolar harcıyor. Lenny gerçekten ihtiyacı olsa kendisinin de 10 bin dolar vereceğini söylüyor. Ian ise zaten çok para harcadığı için hapse girdiğini, her yerde dolar işareti gördüğünü ve dayanamadığını itiraf ediyor.

Gizem kutusu açıldığında içinden 20 bin dolar çıkıyor, yani Lenny'nin harcadığı 10 bin dolar ikiye katlanmış oluyor. Aldıkları eşyalar zamanı geçirmeyi kolaylaştırıyor. 10 bin dolarlık kalemlerle resim yapıp duvara asıyorlar, 10 bin dolarlık kâğıtla kâğıt uçak yapıyorlar, Lenny Ian'a "aşırı pahalı" bir saç tıraşı yapıyor. Sonunda Lenny de Ian'ın aldıklarını takdir ediyor: kulak tıkaçları ve melatonin tam ihtiyaç duyduğunda işe yaramış ve iyi dinlenmesini sağlamış.

50. Gün: Kameralar, Ceza ve Tek Bir Aile Ziyareti

İkisi de 50. günde bir aile ziyareti ya da telefon görüşmesi umuyor. Lenny en zor kısmın ailesinden uzak olmak olduğunu söylüyor. Jimmy teklifinden önce onlara kamera görüntüleri izletiyor. Görüntülerde Ian'ın önce pantolonuna kitap sakladığı, sonra kitapları dışarı fırlattığı ve en sonunda kitapları elinde açıkça dışarı taşıdığı görülüyor.

Jimmy bugünü iki ailenin de ücretsiz getirilmesiyle kutlamayı planladıklarını, aileler şu anda dışarıda hapishane otobüsünde beklerken kurallar çiğnendiği için artık yalnızca birinin ailesini görebileceğini açıklıyor. Bu, 100 gün bitene kadar aileleri görebilecekleri tek fırsat. Ian kararı Lenny'nin lehine veriyor. Lenny bunu, kendisinin daha önce yaptığı iyiliğe karşılık olarak görüyor. Ama Jimmy bir sürpriz daha ekliyor: Lenny ailesiyle istediği kadar görüşebilir, ancak aile gidene kadar Ian hücreden çıkamayacak. Ian hücreye götürülürken "kitap kaçırmaya devam edeceğim, müdür" diyor.

Lenny çocuklarıyla ve ailesiyle buluşuyor. Ailesinin yanında olmasının büyük bir moral kaynağı olduğunu ve 100. güne kadar devam etmesini sağlayacağını söylüyor. Herkesin onunla gurur duymasını istiyor. Bu sırada Ian'ın hali giderek kötüleşiyor. Lenny'nin dışarıda ailesiyle keyif yaptığını duyarken kendisinin "köpek gibi" kilit altında olduğunu, her dakika daha da sinirlendiğini ve bunun "stres sonrası travma gibi" olduğunu söylüyor.

"Gammaz Lenny": İhanet Suçlaması

Ian hücreden çıktığında Lenny'ye hücredeyken bir lakap bulduğunu söylüyor: "Gammaz Lenny". Ian'a göre kitaplarının yerini, özellikle yatağın altını Lenny ihbar etmiş. Ian kendisini kilitli tutulurken Lenny'nin keyfine baktığını, kitap kaçırma fikrini de kendi üstüne yıktığını söylüyor ve takım için en büyük cezayı kendisinin çektiğini savunuyor. Lenny ise kendisinin Ian'ı satmadığını, her şeyin kameralarla çekildiğini, görüntülerin zaten ortada olduğunu söylüyor. Tartışma "sen kendi kararını verirsin, ben de benimkini, ne olacaksa olsun" noktasında kapanıyor.

Bundan sonra aralarındaki mesafe büyüyor. Lenny, ailesini kendisinin görüp Ian'ın görmemesinin ortamı değiştirdiğini kabul ediyor. Ian satranç ya da basketbol oynamak istemiyor, konuşmaları azalıyor ve ikisinin de ayrı rutinleri oluyor. Lenny moralini sorduğunda Ian yarışmanın henüz yarısında artık eve gitmek istediğini, yıldığını söylüyor. Jimmy'nin hatırlattığı gibi bu yarışmanın en büyük riski bu: herhangi biri istediği an ayrılabilir, ama Ian giderse ikisi de kaybeder.

60. ve 70. Gün: Reddedilen Televizyon ve Derinleşen Kriz

Jimmy 60. gün teklifini onları yeniden bir araya getirecek bir şey olarak sunuyor: eski bir televizyon, aralarında Titanic'in de bulunduğu eski filmler ve masa oyunları. Bunlara 40 gün boyunca günde bir saat erişim için 30 bin dolar isteniyor. Lenny teklifi cazip bulsa da Ian "çok kötü bir teklif" diyerek kesin bir dille reddediyor. Bir saatte bir filmin bitmeyeceğini, film seçkisinin kendisine göre olmadığını söylüyor. Televizyon götürülürken Jimmy Ian'ın üstünün aranmasını istiyor.

Lenny artık Ian'ın kuralları çiğnediğinden beri kendini acındırdığını, her zaman şikâyet edecek bir şey bulduğunu düşünüyor. Ian ise her on günde bir darbe yediğini, ailesini göremediğini, telefon görüşmesi bile yapamadığını ve daha çabuk parlayan biri haline geldiğini söylüyor. "İkinci kez üstümden kamyon geçmiş gibi oldum" diyor. Lenny, Ian'ın bırakmasından ciddi şekilde korktuğunu itiraf ediyor.

Jimmy 80. gün için çok büyük bir teklif planladığından, anlaşmazlığı kendi başlarına çözsünler diye 70. günde onlara hiçbir şey vermiyor. Bu süre de krizi derinleştiriyor. Ian'a göre okumak, spor yapmak ve satranç oynamaktan başka yapacak bir şey yok ve bu zihinsel olarak çok yıpratıcı. Lenny'nin ifadesiyle Ian'ın sürekli olumsuzluk yayması sinirini bozuyor. Ian ise daha düşük bir para teklif edilse bile ayrılmayı kabul edeceğini söylüyor. Jimmy'nin anlatımına göre sona 20 gün kala başarısız olacaklar gibi görünüyordu. Bu yüzden bir sonraki teklif ya dostluklarını yeniden alevlendirecek ya da videoyu tamamen bitirecek.

80. Gün: 900 Kiloluk Kaya ve İçindeki 100 Bin Dolar

Avluya 900 kiloluk bir kaya getiriliyor. Kayanın içinde, 100 bin dolarlık kutuyu açan anahtar var. Kayayı kırmak için önümüzdeki 10 gün boyunca günde bir saatleri olacak. Teklifi kabul ederlerse hemen 50 bin dolar ödeyecekler, başarırlarsa 100 bin dolar kazanacaklar. Jimmy bunun ancak birlikte çalışarak başarılabileceğini vurguluyor. Lenny, Ian'ın çalışmayı sevmediğini bildiğini ama elini taşın altına koyması gerektiğini söylüyor. Ian ise teklifi "yol soygunu" olarak niteliyor. Yine de kabul ediyorlar.

İlk saat boyunca durmadan balyoz sallıyorlar ama neredeyse hiç ilerleme kaydedemiyorlar. Ian "sanırım 50 bini kaybettik" diyor. İkinci saatte Ian kendini moral veren biri rolüne alıştırıyor, dördüncü günde de Lenny'yi kenardan izliyor. O günün sonunda ikisi de tükenmiş halde "takım olmamız gerek" diyor. Jimmy'nin yorumuna göre Ian, Lenny'nin hüsrana uğradığını fark ediyor ve ertesi sabah düşünce tarzında büyük bir değişim yaşıyor. Lenny yorulduğunda Ian balyozu alıyor ve kayada büyük çatlaklar oluşuyor.

Ama altıncı saat yine sonuçsuz bitiyor. Ian 50 bini kaybederlerse bırakacağını söylüyor. Ardından gücün yetmeyeceğini, bilgiye ihtiyaç olduğunu anlıyor. Kütüphanede kayalarla ilgili bir kitap buluyor ve göreve ilişkin sayfaları koparıp getiriyor. İlk öğrendikleri kaldıraç kullanmak, ama kaya kıpırdamıyor. İki gün kala Ian yine kitaba dönüyor ve kayadaki zayıf noktaya keskiyle vurmaları gerektiğini okuyor. Bu yöntemle kaya ikiye ayrılmaya başlıyor. Ancak dokuzuncu saat doluyor ve iş son güne kalıyor. Lenny o noktada şanslarını yarı yarıya görüyor.

Son saatte derinlere iniyorlar ve süre dolmadan on dakika önce anahtar ortaya çıkıyor. 100 bin dolar onların oluyor. Kutlarken "polis ve mahkûm, sonsuza kadar" diye bağırıyorlar.

90. Gün ve Sonrası: Doğum Günü, Bilgisayar Operasyonu ve Değişen Lenny

Jimmy 90. günde onlara hiçbir şey vermiyor, çünkü 99. gün için "aşırı fena" bir şey planlamış. 91. gün Ian'ın doğum günü. Lenny ona bir sürpriz hazırlıyor. Ian doğum gününü üçüncü kez hapiste geçirdiğine inanamadığını, ama en azından iyi bir koğuş arkadaşı olduğunu söylüyor.

Son günler yavaş geçiyor ve vakit geçirmenin yeni yollarını arıyorlar. Bu kez fikir ortak: kütüphaneyi tamamen boşaltmak ve bilgisayarı da hücreye taşımak. Lenny bunun "aşırı komik" olacağını düşünüyor. "Bilgisayar operasyonu" ile kütüphaneyi boşaltıyor, bir eşyayı bilgisayarın önüne sandalye olarak koyuyorlar ve Müdür Jimmy'den bu hafta intikam almak için her şeyi yaptıklarını söylüyorlar. Jimmy normalde hırsızlık için ceza vereceğini ama 99. gün yaklaştığı için beklemek istediğini açıklıyor. Bir polisle bir mahkûmu birbirine yaklaştıran şeyin hırsızlık olmasının şairane bir yanı olduğunu söylüyor. Ian da Lenny'nin biraz karanlık tarafa geçtiğini görmekten memnun ve bu kez kural çiğnemesi için onun kendisini teşvik ettiğini söylüyor. Avlu süresini de uzatmaya çalışıyorlar.

Lenny ise bir polis olarak bu deneyimi yaşadığı için mutlu olduğunu, parmaklıkların diğer tarafında olmanın ne demek olduğunu iyi anladığını ve pişman olmadığını söylüyor.

99. Gün: 480 Bin Dolarlık Kırmızı Düğme

Jimmy son etaptan önce soruyor: çıkınca arkadaş kalacaklar mı? İkisi de "evet" diyor. Ardından son sınavı açıklıyor. 24 saat boyunca iki ayrı tecrit hücresine yerleştirilecekler. Her hücrede bir düğme var. Süre dolmadan düğmeye basan hemen çıkıp 480 bin dolarlık ödül havuzunun tamamını alabilecek, yani diğerinin parasını da çalmış olacak. Diğerinin gidip gitmediğini ise süre bitene kadar öğrenemeyecekler.

Jimmy her birini ayrı ayrı kışkırtıyor. Lenny'ye, Ian'ın kitapları ve filmleri çaldığı gibi düğmeye basıp basmayacağını, basacaksa önce kendisinin mi basması gerektiğini soruyor. Ayrıca Ian'ın aile ziyareti sırasındaki hücre cezası yüzünden çok ağladığını ve para verilse bile o hücreye bir daha girmeyeceğini söylediğini hatırlatıyor. Lenny Ian'ın basabileceğini düşündüğünü söylüyor. Ian'a bir isteği olup olmadığı sorulduğunda cevabı "özgürlük" oluyor. Jimmy de dolandırıcılıktan hapse girmiş birine 480 bin dolarlık bir düğme emanet etmenin ne kadar akıllıca olduğundan emin olmadığını söylüyor.

Bu Lenny'nin ilk, Ian'ın ikinci tecrit deneyimi. Ian dar ve sıkışık yerleri hiç sevmediğini söylüyor. Lenny ise sayacı görünce gerildiği için çöp poşetiyle üstünü kapatıyor. Saatler geçtikçe ikisi için de düğme cazip gelmeye başlıyor. Ian, düğmeye basarsa bütün tazminatını tek hamlede ödeyebileceğini ve geçmişteki her şeyi düzeltebileceğini düşünüyor. "Lenny'yi satmak mı? Belki olabilir" diyor. Lenny ise bu parayla çocuklarının eğitimini, eşi ve kendisi için yeni bir arabayı, belki bir evi düşünüyor.

Ian'ın gerekçeleri de giderek sertleşiyor. 100 günde Lenny'den çok daha kötü zaman geçirdiğini, özellikle ailesini göremediğini, Lenny'nin neden ondan yarı yarıya daha az tecrit cezası çektiğini anlamadığını söylüyor. Lenny ise Ian giderse çok üzüleceğini, en az onun kadar emek verdiğini, 24 saate bile dayanamıyorsa hâlâ eski mahkûm kafasında olduğunu söylüyor. Yeterince kazık yediğini de ekliyor. Gece boyunca yalnızca Ian'ın sabah hâlâ orada olmasını umuyor.

100. Gün: Perdeler Açılıyor

  1. günde hoparlörden tecritteki mahkûmların ortaya gelmesi isteniyor. Hapishanenin iki tarafını ayıran siyah perdeler kapalı. Jimmy kuralı hatırlatıyor: ikisi de oradaysa ödül havuzunu eşit bölüşecekler, yalnızca biri gelirse yüz günü boşuna geçirmiş olacaklar. Geri sayımın ardından perdeler açılıyor ve ikisi de orada: kimse düğmeye basmamış.

Jimmy her birine 240 bin dolar veriyor ve kutlama için ailelerini getiriyor. Böylece ilk günden bu yana yarım milyon dolarlık borcundan söz eden Ian ve ailesine para kazandırmak için orada olduğunu söyleyen Lenny, 100 günün sonunda birbirlerini satmadan özgürlüklerine kavuşuyor. Jimmy'nin son sözü, ikisinin de bir daha asla hapse girmemesi dileği oluyor.