Bilgi mi, Kaynak mı? MrBeast'in 100 Kişilik Vahşi Doğa Yarışmasında Uzmanlar ve Amatörler

YouTube'da aç ↗
Genel bakış

MrBeast bu videoda 100 kişiyi ıssız bir ormanın ortasına bırakıyor. Katılımcılar iki takıma ayrılıyor. Mavi takım hayatta kalma uzmanlarından, kırmızı takım ise MrBeast'in deyişiyle "vahşi doğaya pek de uygun olmayan" amatörlerden oluşuyor. Kural basit: yardım geldiğinde en çok üyesi kalan takım 250 bin doları paylaşacak. Oyundan çıkmanın tek yolu işaret fişeği yakıp kurtarılmayı beklemek. Videonun açıklamasında da sorulduğu gibi asıl soru şu: Hayatta kalma mücadelesini bilgi mi kazanır, kaynak mı? Yaklaşık 20 gün süren yarışma, bu sorunun sanıldığı kadar basit olmadığını gösteriyor.

22 dk okuma

Eşitsiz bir başlangıç: Mağaza alışverişine karşı belirsiz hazırlık

MrBeast, mavi takımın avantajlı başlayacağını bildiğini söylüyor. Bu yüzden kırmızı takıma görevi önceden anlatıyor ve ihtiyaç duyacakları her şeyi almaları için onları bir mağazaya götürüyor. Amatörler ip, branda, 24'lü paket su ve çakmak gibi şeylerle dönüyor. Bir katılımcı mağazada doğrudan çakmağa koştuğunu anlatıyor. Bir başkası çadır paylaşımında kendilerine "çocuk çadırı" kaldığını, neyse ki boyunun 1,65 civarında olduğunu söylüyor.

Mavi takıma ise yalnızca bir MrBeast videosunda yarışacakları söylenmiş. Uzmanlardan biri ne alacağını bilemediği için her hava şartına hazırlandığını anlatıyor. Bir diğeri Alaska gibi bir yere gideceklerini sandığını söylüyor. Takımın profili yine de etkileyici. Bir uzman, sırf keyif için ormanda üç ay kaldığını anlatıyor. Bir başkası kaç gece kalacaklarını soran MrBeast'e "Noel'e kadar" diye cevap veriyor. MrBeast bu insanlar için ormanda çile çekmenin resmen hobi olduğunu söylüyor.

Uzmanlar işe doğal malzemeyle basit barınaklar kurarak başlıyor. Barınaklarda iyi bir yalıtım katmanı oluşturulması gerektiğini vurguluyorlar. On yıldır bu beceriler üzerinde çalıştığını söyleyen bir uzman, malzeme toplamak için on kişiye ihtiyaç duyduğunu ve inşa işinin morale de iyi geleceğini söylüyor. Kırmızı takım ise uzmanlara karşı kendinden emin. MrBeast'in "Onlar profesyonel" hatırlatmasına "Umurumuzda değil, biz de kendimizce profesyoneliz" diye karşılık veriyorlar. İçlerinden biri de "filmlerde gördüklerini yaptığını" söylüyor.

İlk geceler: Beklenmedik bir tablo

İlk gece kırmızı takımın malzeme avantajı açıkça işe yarıyor. Sıcaklık hızla düşünce ise uzmanlar gözlerini kapatmakta bile zorlanıyor. Bir mavi takım üyesi çok bitkin ve susuz olduğunu, neden orada olduğunu sorguladığını anlatıyor. İkinci gün başka biri hiç uyuyamadığını, yerin çok soğuk ve her yerin ıslak olduğunu söylüyor.

İlk elemeler bu noktada geliyor ve şaşırtıcı bir şekilde oyundan ilk çekilen iki kişi mavi takımdaki uzmanlar oluyor. Bunlardan biri 66 yaşında olduğunu ve iki dizinden de ameliyatlı olduğunu söyleyerek özür diliyor. Aynı saatlerde kırmızı takım dışarıda keyifle uyuyor. Bir amatör "harika bir sabah" olduğunu, dünyadan uzaklaşıp mola vermenin güzel olduğunu söylüyor.

Uzmanlar barınaklarını hızla düzeltmezlerse daha fazla kayıp vereceklerini biliyor. Barınakların çalı çırpıdan ibaret kalmaması gerektiğini, üzerlerine yaklaşık 30 santim yaprak yığılması ve bunun için herkesin çalışması gerektiğini söylüyorlar. Yaprak katmanının yağmurda kuru kalmalarını sağlayacağını düşünüyorlar. Kırmızı takım da yağmur altında uyumamak ve yiyecekleri kuru tutmak için bir çatı yapıyor. Anlatıcıya göre bu dönemde uzmanlar kısıtlı kaynaklarını en iyi şekilde kullanırken amatörler ellerindeki avantajı hızla tüketiyordu. Bir uzman da amatörlerin çok çalışıp enerji harcadığını, bu yüzden dayanamayacaklarını düşünüyor.

Üçüncü günde roller değişiyor: Açlık ve yiyecek zulaları

Üçüncü gün tablo tersine dönmeye başlıyor. Barınağını güçlendiren bir uzman bebek gibi uyuduğunu, barınağın sıcacık olduğunu söylüyor. Bir diğeri kırmızı takımda çadır ve uyku tulumu olduğunu ama kendilerinde "bunun" olduğunu söyleyerek barınağını gösteriyor. Bir başkası barınağı beş yıldızlı otelden daha iyi buluyor. Uzmanlar hiçbir şey yemediklerini ama çok eğlendiklerini söylüyor, biri ters takla atıyor.

Amatörler ise güne boş mideyle başlıyor. Kırmızı takım ilk iki günü atıştırmalıkları silip süpürerek geçirmiş. MrBeast karışık çerezlerin en fazla 45 dakika dayandığını söylüyor. Bu sırada mavi takımda doğadan beslenme uzmanı Seth, ormanı adeta bir markete çeviriyor. Yolda yenebilecek bitkileri gösteriyor, dallardan bir balık tuzağı yapıp nehre yerleştiriyor. Amatörler ise oltalarını deniyor ama yalnızca çöp yakalayabiliyor.

Dördüncü gün kırmızı takımın yiyeceği tamamen bitiyor. MrBeast bu duruma karşı önceden bir plan yaptığını açıklıyor: ormanın her yerine pancar, elma ve patates gibi yiyeceklerin bulunduğu zulalar yerleştirmiş. Ona göre bu zulalar doğru yönetilirse hayatta kalmalarına yetecek. İki takım da bulduğu yiyecekleri paylaşmak için ortak kiler kuruyor. Kırmızı takımdan biri, birlikte çalıştıkları ve kimse birbirine sırt çevirmediği sürece bir süre idare edebileceklerini söylüyor.

Mavi takımda güven krizi

Mavi takımda ise ortak kiler fikri herkese uymuyor. Julia bulunan yiyeceklerin saklanması gerektiğini düşünüyor. Kontrolün diğerlerinde olmasını istemediğini, onların yiyeceğe saldıracağını, bir hafta aç kalmayı göze alanlar ile almayanlar arasında kendilerine bir şey kalmayacağını söylüyor. Uzmanlar zulalardan çıkan yiyeceklerle sağlam bir akşam yemeği hazırlıyor ama gerginlik de artıyor. Yemeği dağıtanlardan biri ellerinden geleni yaptıklarını, herkesin memnun olmayacağını ama iletişim kurulmazsa kimseyi memnun edemeyeceklerini söylüyor.

Randy'nin şüpheleri başka bir sorunu ortaya çıkarıyor. Takımdan ayrılan bazı üyelerin barınağında patates içeren bir zula bulunuyor. Randy bu kişilerin gruba katkı sağlamadıkları için gitmelerine iyi ki diyor, ama oyunu kazanmak için insanların gitmemesi gerektiğini de hatırlatıyor. Bu noktada mavi takım beş kişi kaybetmiş durumda. Randy takıma "yarın hiçbirimiz elenmiyoruz" diye moral konuşması yapıyor. Buna rağmen bir üye daha önce kendi takım arkadaşlarına güvenemediği bir oyunda hiç bulunmadığını söylüyor ve Marco da dahil olmak üzere gönüllü ayrılıklar sürüyor.

Tartışmalar da büyüyor. Biri başkasına kimin ne yiyeceğine onun karar veremeyeceğini söylüyor. Bir diğeri 11 kişilik bir grupta tek kişinin bir elmayı alıp gitmesinin saçma olduğunu söylüyor. Ayrılan bir uzman durumu şöyle özetliyor: Elinizde hepsi lider olmaya çalışan 50 hayatta kalma uzmanı, yani "kontrol manyağı" var. Beşinci günde uzmanlar dokuz kişi eksilmiş durumda ve oyunda kalmak için geçinmeyi öğrenmek zorundalar.

Kırmızı takım: Günde bir elma ve düşen standartlar

Anlatıcıya göre kırmızı takımı ayakta tutan şey birlik olup kaynakları idareli kullanmaları. Herkese yalnızca birer elma veriliyor. Bir üye sabahları altı yumurta yemeye alışkın olduğunu, şimdi tek bir elmayla yetindiğini ama bunu para için yaptığını söylüyor. Yine de herkes bu düzene razı değil. Enerjinin dipte olduğunu, başının çok ağrıdığını söyleyenler, açık büfe kahvaltı hayal edenler var. Açlık kırmızı takıma altı eleme kaybettiriyor.

MrBeast kırmızı takımı ziyaret ettiğinde en zor kısmın yemek, güneş ve böcekler, "kısacası her şey" olduğunu duyuyor. Bir üye barınağı dört kişilik bir "malikaneye" çevirdiğini anlatıyor. Uyku düzeninin iyiye gittiğini ama bunun standartlarının düşmesinden kaynaklandığını düşünüyor. Barınaklarının profesyonellerinkinden "yüzde yüz daha iyi" olduğunu iddia ediyorlar. Yağmurda su basma korkusu sorulduğunda biri "hayal dünyasında yaşayacak kadar pozitif" olduğunu söylüyor. Amatörler uzmanların çoğunun eve gitmiş olabileceğini, hepsi uzman olduğu için muhtemelen "en doğrusunu ben bilirim" diye kavga ettiklerini tahmin ediyor. Anlatıcı bu tahminin hiç de haksız olmadığını söylüyor.

Nitekim mavi takımda biri o gün yemek yenmemesi gerektiğini, eldeki erzakın 50 kişiye uzun süre yetmeyeceğini savunuyor. Ama kararın topluluğa ait olduğunu, sonuna kadar dayanmak için çok daha sıkı kurallar gerektiğini, amacın keyif çatmak değil hayatta kalmak olduğunu söylüyor.

Elemeler iki takımda da sürüyor. Kırmızı takımın şefi Brittany ayrılıkları durdurmak için ertesi sabah kahvaltı hazırlamayı deniyor ama yemek bir aksilik yaşanıyor ve yorumlar "berbat" oluyor. Midesi altüst olan bir üye eve gitmek istediğini söylüyor. Mavi takımda ise günlerce süren gerginliğin ardından sakin başlayan bir sabah bile iç çatışmaları durduramıyor. Tartışmayı tatlıya bağlamaya çalışanlara "Bana ne yapacağımı söyleme" diye karşılık veren bir üye, ekip olmanın ona uymadığını ve galiba "doğuştan muhalif" olduğunu söylüyor. Bu da yeni ayrılıklara yol açıyor. Kırmızı takımda meyveler bitince kahvaltı da kalmıyor ve iki üye daha çekiliyor. Biri milkshake özlediğini söylüyor. MrBeast yarışmacıların rakip takımda kaç kişi kaldığını bilmediğini, izleyicilerin de bunu videonun sonuna kadar öğrenemeyeceğini belirtiyor.

Yedinci gün: 50 konserve sınavı

Yedinci gün MrBeast "videoyu kökten değiştirecek" bir şey yapıyor. İki takıma da sürpriz bir teslimatla birer çuval yiyecek bırakılıyor. Çuvalın yanındaki notta her takıma 50 konserve verildiği yazıyor: 72 saat içinde MrBeast'e en çok açılmamış konserveyi iade eden takım ödülü kazanacak. İki takım berabere kalırsa kimse bir şey kazanamayacak.

Kırmızı takımda önce "hepsini yiyelim" sesleri yükseliyor. Sonra karar değişiyor: Rakiplerin, açlıktan kırıldıkları için yiyeceklere saldıracaklarını düşündüklerini söylüyorlar. Konserveleri gömmeye, disiplinli olmaya ve kimsenin yemeğe dokunmamasına karar veriyorlar. Gerekçeleri, ellerinde 72 saati çıkaracak kadar erzak olması. Mavi takım da konserveleri ormanda yalnızca birkaç kişinin ulaşabileceği bir yere saklıyor. Bir üye, kutuların açılmayacağını öğrenen bazı kişilerin çekip gideceğini "kesinlikle" düşündüğünü söylüyor.

Sekizinci gün iki takımın hâli yine farklı. Kırmızı takımda hava kapalı ve üyeler sonunda güneşten kurtuldukları için seviniyor. Ormanda eski bir kömürlü mangal bulmuşlar. Bir üye azıcık yemeğin ve havadaki değişimin iradeye etkisinin inanılmaz olduğunu söylüyor. Mavi takımda ise zehirli sarmaşık yayılıyor ve tuzaklar sekizinci günde hâlâ boş. Biri açlıktan diş macunu yiyeceğini söylüyor, bir başkası konserveleri hayal ediyor. Kerevit ararken dal sandığı şeyin hareket ettiğini ve bir yılan olduğunu fark eden üye de var.

Fırtına ve donan kamp

Gün biterken hava değişiyor. Devasa bir fırtına yaklaşıyor ve hortum ihtimalinden söz ediliyor. Katılımcılardan biri sıcaklığın on dakikada 15 derece kadar düştüğünü söylüyor. Mavi takımdan biri barınağın her an çökebilirmiş gibi durduğunu anlatıyor, ama bir başkası kırmızı takımın bunu kendileri kadar iyi idare edemeyeceğine inanıyor. Gerçekten de kırmızı takım zor anlar yaşıyor. Bir üyenin çadırı uçuyor, bir başkasının çadırı çöküyor ve bazıları alandaki uçağa sığınmak zorunda kalıyor. Bir amatör işler zorlaşınca kendine bir MrBeast videosunda büyük para için yarıştığını ve bu yüzden kalması gerektiğini hatırlattığını söylüyor.

Fırtınanın ardından gece buz gibi geçiyor. Mavi takımdan biri bunun en soğuk geceleri olduğunu, yapraklarda, para kutusunda ve ağaçlarda kırağı oluştuğunu anlatıyor. Kırmızı takımın ateş çukurunu sel götürmüş. Bu gecenin sonunda kırmızı takımdan altı, mavi takımdan iki kişi daha eve dönüyor. Bir amatör ayrılırken MrBeast'e bir daha asla kampa gitmeyeceklerini söylüyor.

Beraberlik ve mavi takımın moral çöküşü

Ödül günü geldiğinde iki takım da açılmamış konservelerini teslim ediyor. MrBeast önce mavi takımın sonucunu açıklıyor: 50 kutu. Taşırken ikisini düşürdüğünü söylese de sayı 50. Ardından kırmızı takımın da 50 kutunun tamamını iade ettiğini açıklıyor. Kural gereği iki taraf da ödül kazanamıyor.

Sonuç mavi takıma ağır geliyor. MrBeast'in aktardığına göre sonuç açıklanır açıklanmaz üç kişi birden pes ediyor, sayı daha sonra beşe çıkıyor. Kalanlardan biri yemedikleri için pişman olduğunu kabul ediyor. Başka bir üye uykusuzluğun da açlığın da insanı mahvettiğini söylüyor. Seth kampı neşelendirmeye çalışıyor ama biri onu dinlemektense tekme yemeyi tercih edeceğini söylüyor. Eşi ve kızına dönmek istediğini söyleyenler oluyor.

Sonunda Seth de ayrılıyor. Herkese doğaya dayanıklı barınak yapmayı öğrettiğini, takımın başarısı için çok uğraştığını ve mavilerin kazanacağını düşündüğünü söylüyor. İşinden daha uzun süre ayrı kalamayacağını, gitmekten zevk almadığını ama işini de düşünmesi gerektiğini anlatıyor. Takım onu uğurlarken bir üye kalça ağrısı ve hastalık nedeniyle ayrılıyor, pirince tek başına güvenemeyecekleri için riskli yollar denediklerini anlatıyor. Mymona'nın ayrılışında ise yarı şaka yarı ciddi bir tonla "fasulye payını ben alırım" ve "daha fazla kişinin elenmesi iyi oldu, gelsin paralar" gibi sözler duyuluyor.

Kırmızı takımda ise azalan sayı daha fazla sorumluluk almayı gerektiriyor. Şef Brittany gittiğinden beri rolün yarısını üstlendiğini söyleyen bir üye frenk soğanı ve havuçla güzel bir yemek yaptıklarını düşünüyor. Bir diğeri düşündüğünden çok daha fazlasını yapabileceğini kanıtladığını söylüyor.

İkinci fırtına ve branda kavgası

MrBeast büyük bir fırtınanın daha geldiğini ve o gece birçok kişinin elenebileceğini söylüyor. Kırmızı takım "Airbn-Beast" adını verdikleri barınağın rüzgârı kesen girişini gösteriyor ve kapıyı bitkilerle sağlamlaştırıyor. MrBeast ayrıldıktan hemen sonra saatlerce bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.

Mavi takımda yaklaşık beş saattir süren yağmurda herkesin ayakkabısı, çorabı ve kıyafeti sırılsıklam oluyor. Yatacakları yer bile ıslanmış, kulübelere su girmiş. Asıl kriz tek brandanın etrafında çıkıyor. Bazı üyeler brandanın altına sığınmak isteyince brandanın altına yalnızca fasulye ve pirincin sığdığı söyleniyor. Bir taraf orasının ortak barınak olduğunu, diğer taraf brandanın fasulye ve pirinç kuru kalsın diye konduğunu savunuyor. Biri hepsinin sabrının tükendiğini, bu işin yakında bitmesi gerektiğini söylüyor. Aynı saatlerde kırmızı takımdan bir üye suyunu tazelediğini, çadırında kitap okuyup kestireceğini ve bunların kendileri için "en kolay, çerezlik günler" olduğunu söylüyor.

On dördüncü gün: Kutu oyunu ve bir düğmeye basmanın bedeli

On dördüncü gün MrBeast'in yeni görevi dengeleri değiştiriyor. İki takımın önünde birbirinin aynısı kutular var. Kutular sırayla açılacak ve her birinden hayati bir malzeme çıkacak. Düğmeye ilk basan takım malzemeyi alıyor, diğer takım hiçbir şey alamıyor. İki takım da bir kutuyu reddederse bir sonrakine geçiliyor. İki taraf da hiçbir kutu için düğmeye basmazsa herkes her şeye sahip oluyor.

İlk kutudan balıkçılık ekipmanı çıkıyor. Mavi takımdan biri nehirde hiç balık olmadığını ve bunun son derece gereksiz olduğunu söylüyor, kutu pas geçiliyor. İkinci kutuda döküm tencere ve tavalar var. Kırmızı takımın şefi bunları istiyor ve rakip alamasın diye basmayı düşünüyorlar, ama sonunda "hepsini alabiliriz, basmayın" görüşü kazanıyor. Üçüncü kutudan Feastables fıstık ezmeli çikolata çıkıyor. Katılımcılar bunu işkence ve zalimlik olarak nitelendiriyor, ama bu kutu da pas geçiliyor. Dördüncü kutudaki inşaat malzemelerini ise barınaklarını zaten yaptıklarını söyleyen takımlar kolayca geçiyor.

Son kutu öncesinde MrBeast rakibin son kutuda düğmeye basması hâlinde diğer takımın hiçbir şey alamayacağını hatırlatıyor. Kırmızı takımda bazıları rakibin basacağını, çünkü basmazlarsa yine eşit olacaklarını, daha az eşyası olan tarafın her şeyi almasını neden istesinler diye düşünüyor. Mavi takımda da benzer bir hesap yapılıyor: Rakibin kendilerinin almasını istemeyeceğini ve son düğmeye basacağını düşünüyorlar. Buna rağmen bir şeye ihtiyaçları olmadığını söyleyenler de var. Ama bir üye rakiplerin kazanmasının kendileri için daha kötü olacağını, bu yüzden bir sonraki kutuda basmaları gerektiğini savunuyor.

Son kutudan tüm takım için et, atıştırmalık ve baharatlar çıkıyor. Mavi takımdan Patrick hemen düğmeye basıyor. Kırmızı takım hiçbir şey alamıyor. Patrick'in hızlı kararı mavi takıma avantaj sağlasa da anlatıcıya göre diğerlerinin görüşlerinin hiçe sayılması takımda anında bir çatlak yaratıyor. "Önce konuşmalıydık", "Basmayın demiştiniz" gibi tepkiler geliyor. Biri vejetaryen olduğunu söyleyince karşısındaki "Bana ne?" diye yanıtlıyor ve tartışma "O zaman defol git" noktasına varıyor. İki takım da bu aşamada birçok oyuncu kaybediyor.

Yine de kalan maviler için bu, iki haftadan uzun süredir ilk kez rakibe karşı kaynak avantajı elde etmek anlamına geliyor. Et pişiriliyor. Biri bunun Noel'den ve Şükran Günü'nden bile güzel olduğunu, protein aldığı için enerjisinin yerine geldiğini söylüyor. Kırmızı takımda ise "O tencereleri istiyordum!" diye tepki veren bir üye, sırf o tavalar için düğmeye basılmadığından şimdi yemeklerinin içinden siyah şeyler çıktığını söylüyor.

Para hesapları ve dağılan mavi takım

Et bittiğinde mavi takım başka bir sorunla karşılaşıyor: para. Ayrılan her kişiyle kalanların kazanmaları hâlinde 250 bin dolardan alacakları pay büyüyor. Takımda "Daha fazla para istiyoruz" sesleri yükseliyor. MrBeast izleyicilerin kaç kişi kaldığını bilmediği için miktarı da bilemeyeceklerini, ama tutarın binlerce dolara ulaşarak ciddileşmeye başladığını söylüyor. Trinh'in payını artırmak için bir plan yaptığı anlatılıyor. Bir takım arkadaşı Trinh'in sinirlerini bozmaya başladığını söylüyor. Bir başkası artık işin en zor tarafının hayatta kalma kısmı olmadığını düşünüyor.

Branda tartışması yeniden alevleniyor. Bir üyeye bencil denmesi üzerine kişi brandayı kendisinin almadığını söylüyor. Bir diğeri, başkasının yaptığı ve içine taşındıkları barınağın yıkılacak olmasına itiraz ediyor. Kariyerinin iyi enerji ve pozitiflik üzerine kurulu olduğunu, moral için takla attığını anlatan bir üye de kazanmak için çabaladığını söyleyerek hatayı üstleniyor. Kırmızı takım uzaktan çığlık ve ardından alkış sesleri duyuyor, birinin fişek yaktığını düşünüyor. Rakip ekibin özellikle eti yiyip bitirdikten sonra dağılmak üzere olduğunu tahmin ediyorlar.

On yedinci günde mavi takımda gerginlik devam ediyor. Bir üye diğerine yalnızca onun öğle yemeği yediğini söylüyor. Karşılığında "Acıkırsam yerim, kimseye hesap vermem" yanıtı geliyor. Patrick de ayrılanlar arasında. Oy birliğiyle alındığı söylenen pirinç yeme kararını duymadığını ve katılmadığını söyleyen bir üye büyük hayal kırıklığı içinde olduğunu anlatıyor. Başka bir üye ayrılanlara gerçekten sevindiğini söylüyor.

Kırmızı takım ise "Birlikte çalışırsak hâlâ kazanabiliriz" ve "Mavi takımı yenebiliriz" diyerek kenetleniyor. Bir üye fişeklerin var olduğunu ama yakarlarsa kaybedeceklerini ve kendisinin kaybetmeyeceğini söylüyor. Nasıl ya da ne zaman bilmese de kazanacaklarına inanıyor. Yine de sayıları azaldıkça şanslarının düştüğünü ve kalmanın zorlaştığını kabul edenler de var. Anlatıcıya göre mavi takım dağılırken kırmızı takım sadece hayatta kalmıyor, bunun tadını da çıkarıyor. Nehir kıyısında dinleniyor, "kötü şeylerin içinde iyi bir yan bulmak şart" diyorlar.

Bu dönemde kamplardaki kişisel çatışmalar da sürüyor. Bir üye başka birini "yapmacık" ve "sahte" olmakla, "tadı tuzu olmayan yemekler yapmak dışında hiçbir katkısı olmamakla" suçluyor. Hedef alınan taraf bunu zorbalık olarak nitelendiriyor. Aynı sahnelerde büyük bir balık tutuluyor, takım olarak temizlenip pişiriliyor ve sevinçle yeniyor. Yine de bir katılımcı artık orada huzur bulamadığını söyleyerek ayrılıyor.

Mavi takımda bir üye durumu şöyle özetliyor: Doğada tek başına hayatta kalma eğitimine sahip olmak, grup olarak hayatta kalınabileceği anlamına gelmiyor. Beş gün üst üste hiç fişek yakılmamış. Amelia'nın gidişinin ardından Trinh'i çok bencil bulan bir üye, kırmızı takım onları tek kişi farkla yenerse kaybedilenin Trinh'in parası olacağını hatırlatıyor. Bir zamanlar 50 uzmanın bulunduğu kampta sayılarının çok azaldığını, bir görev ya da tahliye günü beklediklerini söylüyorlar.

Final: Fişeği saklamak ve bulmak

Üçüncü haftada MrBeast mavi takıma kırmızı takımın kamp haritasını ve bir işaret fişeği tabancası getiriyor. Mavi takım, tabancanın kırmızıların kampında nereye saklanacağını seçecek. Tabancayı ilk bulan takım dilediği zaman, ister hemen ister beş ya da on gün sonra, ateşleyerek videonun bittiğini ilan edebilecek. Diğer takım buna karşı hiçbir şey yapamayacak. MrBeast fişeği ateşleyen tarafın da kaybedebileceğini hatırlatıyor, çünkü kazanan yine en çok üyesi kalan takım olacak. Mavi takım rakiplerin biraz uğraşıp kalori yakmaları için tabancayı sınıra yakın, uzak bir yere saklamayı seçiyor.

Arama göz bağlarının çıkarılmasıyla başlıyor. Kırmızı takımda ilk anda kaos yaşanıyor. MrBeast "Planınız ne?" diye soruyor. Bazıları alanı bölümlere ayırdıklarını söylüyor, ama diğerleri nereye gideceklerini bilmiyor. Biri aramaya başlamadan önce su almak istiyor. Maviler ise sağ tarafa ve en uzak köşelere doğru dağılıyor. Bir süre sonra korna çalıyor ve tabancayı mavi takımdan Taylor buluyor.

Mavi takım rakipte dokuz ya da sekiz kişi kaldığını tahmin ediyor. MrBeast ertesi güne kadar beklemek isteyip istemediklerini sorduğunda "Yirmi gün bekledik zaten" diyerek fişeği ateşliyorlar. Sayım sonucu mavi takımda 11, kırmızı takımda 9 kişi kalmış. Mavi takım 250 bin doları kazanıyor ve MrBeast'in hesabına göre her üye eve 22 bin dolarla dönüyor. Kırmızı takımdan biri rakiplerin bu işte uzman olduğunu, kendisinin ise gelebildikleri noktadan gurur duyduğunu söylüyor. MrBeast kırmızı takım üyelerinin de eli boş dönmemesi için orada geçirdikleri zaman karşılığında her birine 4'er bin dolar veriyor.

Videonun kapanış mesajı açılıştaki soruya verilen cevap niteliğinde: MrBeast'e göre ister yeteneğiniz ister kaynağınız olsun, sonuçta en önemli şey birlikte çalışmak.