MrBeast ses geçirmez beyaz bir odada 7 gün: zaman algısı, açlık ve yalnızlıkla mücadele

YouTube'da aç ↗
Genel bakış

Bu videoda Jimmy (MrBeast), 168 saati yani 7 günü hücre hapsine benzetilmiş ses geçirmez, bembeyaz bir odada kimseyle görüşmeden geçirmeye çalışıyor. Asıl soru, insanın yeni uyarıcı ve insan teması olmadan bu süreye zihnen dayanıp dayanamayacağı. Jimmy başta "Umarım delirmem" diyerek odaya giriyor. Süreç ilerledikçe kendi ifadesiyle akli dengesinin "dibe vurduğunu" anlatıyor. Deneyi dışarıdan bir doktor ve ekip izliyor, yorumluyor.

15 dk okuma

Kurallar ve doktorun uyarısı

Jimmy'yi izleyen doktor, 23 yıldır akıl hastanelerinde çalıştığını ve bu durumun orada gördüklerinden bile kötü olduğunu söylüyor. Doktora göre böyle bir odada 50 saatten fazla kalmak kalıcı psikolojik hasara yol açabilir. Jimmy ise 168 saat kalmayı planlıyor. Jimmy'nin aktardığına göre gerçekten aklını kaybetmeye başlar ve psikoza girerse deneyi bırakması gerekecek, çünkü bu durum kalıcı hasar bırakabilir.

Jimmy daha önce 7 gün diri diri gömülü kalmış ve bir şey olmamıştı. Bunun daha mı zor olduğu sorulduğunda doktor "çok daha zor" yanıtını veriyor, çünkü bu kez Jimmy kimseyle görüşmeyecek. Doktorun açıklamasına göre beyin yeni bilgiyle çalışır ve ihtiyacı olan da budur. Bu bilgi gelmezse insan sanrılar ve halüsinasyonlar görmeye, paranoya yaşamaya başlar.

Odada Jimmy'nin yanında yalnızca bir yatak, bir defter ve kalem, yeniden doldurulabilir bir su şişesi, diş macunu, diş fırçası ve sabun var. İhtiyaçları için bir tuvalet ve bir lavabo da bulunuyor.

İlk saatler: karolar, taşıma bandı ve gelmeyen yemek

Jimmy'nin daha 9. saatte kendini eğlendirmekte zorlandığı görülüyor. Vakit geçirmek için duvardaki karoları saymış: 1.900 karo, tavan ve tabanla birlikte 2.860.

Yemek, 30 metreden uzun bir taşıma bandıyla geliyor. Böylece Jimmy kimseyle etkileşime girmeden yemeğe ulaşabiliyor. Jimmy yaklaşık 14 saattir içeride olduğunu tahmin ediyor. Kendi anlatımına göre bu tahmin şimdiden 2 saat yanlıştı. Ona göre meydan okumanın en zor kısmı henüz kimsenin yemek göndermemiş olması. Odaya girmeden önce daha fazla yemediğine pişman.

Ekip, Jimmy saati tahmin edemesin diye yemekleri rastgele zamanlarda göndereceğini açıklıyor. Örneğin saat 18:00'de ona daha yeni kahvaltı yolluyorlar. Oda ses geçirmez olduğu için Jimmy gelen yemeği ancak 2 saat sonra, bandı kontrol ettiğinde fark ediyor. Yemek soğuk ve vıcık vıcık olsa da "bir şeyler hissetmekten o kadar mahrum kalmışım ki" diyerek lezzetli bulduğunu söylüyor.

Jimmy setin metal zincirlerle sarılı olduğunu, yangın çıkarsa ekip kilidi açamadan muhtemelen diri diri yanacağını söylüyor. Sonra bunu düşünmemenin daha iyi olacağını ekliyor. Sonraki saatlerde kendini meşgul tutmaya çalışıyor. Odadaki metal bir plakayla oynarken, elinde hiçbir şey olmayınca böyle basit bir nesnenin bir iPhone kadar eğlenceli olabildiğini fark ediyor. Ekipten biri, Jimmy şimdiden bu tür şeylere başvuruyorsa 7 gün dayanmasının zor olacağını söylüyor. Doktor da bu gidişle sıkıntının onda anksiyete uyandıracağı görüşünde. Jimmy ise "insanlığımı kaybediyor gibi hissediyorum" diyor.

Zaman algısının çöküşü ve uyuyamamak

Uyandıktan sonra Jimmy yaklaşık 40 saati tamamladığını, saatin 16:00 civarı olduğunu ve 2. günde bulunduğunu tahmin ediyor. Ekip bu tahminin 6 saat yanlış olduğunu belirtiyor. Jimmy'ye göre zaman algısını kaybetmesi başka sorunlar da doğurdu. Ne yaparsa yapsın uyuyamadığını, odanın ışıklarının her şeyi mahvettiğini ve kafasının karıştığını anlatıyor. Bir noktada kalan 5 günü yatarak geçirmeyi bile düşünüyor.

Doktor bunu farklı yorumluyor. Ona göre Jimmy uyuyamıyor çünkü uykuya ihtiyacı yok. Süreyi uyuyarak geçirmek istiyor, oysa yapması gereken uyanıkken onu meşgul edecek bir şeyler bulmak. Jimmy duvara tırmanmaya çalıştığında ise doktor bunu çok doğal bir özgürlük içgüdüsü olarak, ilkel içgüdülere dönüş olarak yorumluyor.

O gün ilk yemeğini aldığında saat öğleden sonra 16:30'du. Yemeğin görünüşünü beğense de çok soğuk olduğu için yemektense açlıktan ölmeyi tercih ettiğini söylüyor. İkinci yemek gelince birkaç dakika sonra geldiğini sanıyor, ikisini birden mi yemesi gerektiğini düşünüyor. Gelen ikinci kahvaltı ona 2. günde olduğunu kanıtlıyor. İlkini yemediği için ekibin kendini kötü hissetmiş olabileceğine dair bir teori de kuruyor. Jimmy'nin anlatımına göre bu noktada ilk yemeğin bantta ne kadar beklediğine dair hiçbir fikri yoktu. Doktor Jimmy'nin "biraz paranoyaklaştığını" ve bunun zamanla kötüleşebileceğini söylüyor.

Saymak, hayal kurmak ve 447 pirinç tanesi

Daha 2. günde ne yapacağını bilemeyen Jimmy, sayabildiği kadar saymaya karar veriyor ve 1.000'e kadar sayıyor. Doktor zaman geçtikçe Jimmy'nin yapacak rastgele şeylerinin tükeneceğini söylüyor. Jimmy de geriye dönüp doktorun haklı olduğunu, meydan okuma ilerledikçe delirmeye başladığını kabul ediyor.

Jimmy'ye göre uyku stratejisi zamanın geçmesine yardım etti ama başka açılardan ona zarar verdi. Uyurken gelen bir tepsi 7 saat bantta beklemiş. İçindeki dondurmayı yemek için "her şeyini verebileceğini" söylüyor, fakat yemek artık yenilebilir değil ve yine aç kalacağını düşünüyor.

Jimmy kendi ruh hali üzerine de düşünüyor. Normalde aynı anda birçok video üzerinde çalıştıkları için inanılmaz stresli olduğunu söylüyor. Şu an o kadar stresli değil ama dünyada olup biten harika şeyleri kaçırıyormuş gibi geride kalmış hissediyor ve bu onu çok rahatsız ediyor. Bunun alışık olduğundan farklı bir duygu olduğunu, hiçbir şey yapmamanın bu kadar zor olmasını çok garip bulduğunu ekliyor. 65. saatte ise amuda nasıl kalkıldığını merak etmeye başlıyor ve odaya girmeden önce birinin bunu ona öğretmiş olmasını diliyor.

Doktor, Jimmy'nin ağır depresyondan korunmak için yalnızca kendi zihninde var olan kavramlar bulmak zorunda kalacağını söylüyor. Gerçekten de Jimmy bir süre parkta yürüdüğünü hayal ediyor: yeşil çimenler, balık tutan insanlar, parıldayan güneş ve kuş sesleri. Ekip "Aklını kaybetmesine şahit oluyoruz" diye tepki veriyor.

Sonra şimdiye kadarki en iyi yemek geliyor: pilav, tatlı patates ve biftek. Jimmy sıradan bir insanın pilavı yiyeceğini, kendisininse sayacağını söylüyor ve tepside tam 447 pirinç tanesi olduğunu açıklıyor.

Yarı yol: 84. saat, banyoda uyku ve harf makarnası

Bir noktada çok yorgun hissettiği için 5. günün gecesinde olduğunu tahmin ediyor. Jimmy'nin sonradan anlattığına göre o sırada meydan okumanın yarısını bile tamamlamamıştı ve tahmini şimdiden tam bir gün yanlıştı. Işıktan kaçmak için daha az aydınlık olan banyoda uyumaya karar veriyor. Bunu "yaptığım en akıllıca hamle" olarak niteliyor, çünkü orada 12 saat uyuyor.

Ekip 84. saatte, yani tam yarı yolda, bunu Jimmy'ye bir sonraki yemeğiyle bildirmeye karar veriyor. Yemeğe harf şeklindeki makarnalar (SpaghettiOs) koyup mesajı harflerle veriyorlar. Ancak Jimmy yemeğin adını hatırlayamıyor, krakerin adını da unutuyor. Harfleri fark etmeden yiyor. Ekip "Ne zaman bir harf bulsa o harfi yiyor" diye şaşırıyor. Jimmy bir ara "N" harfini fark ediyor ve bunların bir anlam taşımamasını, daha fazla yemek için kelime çıkarması gerekmemesini umuyor. Ekip, Jimmy çıkınca bunu izleyip inanamayacağını düşünüyor.

Işıklar, sürekli açlık hissi ve odada spor

Jimmy'nin anlattığına göre ışıklar bu noktada onu çok rahatsız etmeye başlamıştı. Başı çok ağrıyor, çok aç hissediyor ve vücuduna neler olduğunu soruyor. Doktora göre Jimmy ihtiyaç duyduğu tüm kaloriyi alıyor. Buna rağmen daha fazla yemek istemesinin nedeni, her şeyden kopuk olduğu için açlıktan öldüğünü düşünmesi. Jimmy yemek gelip gelmediğini tekrar tekrar kontrol ediyor. Bir ara yaptığı bir hareketin onu garip biçimde rahatlattığını söylüyor, sonra beyin sarsıntısı geçirip geçirmeyeceğini soruyor ve ekibin önerisiyle durmaya karar veriyor.

Bir McDonald's poşeti geldiğinde fazla hafif olduğu için endişeleniyor, içinden hamburger çıkınca seviniyor. Jimmy her yemekten sonra yaklaşık 20 dakika boyunca anlatamayacağı kadar mutlu olduğunu, kendini insan gibi hissettiğini, ama yemek biter bitmez ne yapacağını bilemediği için aniden depresif hissettiğini anlatıyor. Eskiden saatin kaç olduğunu tahmin edebildiğini, artık bu dünyadan biri gibi hissetmediğini, her geçen saniye daha da aptallaştığını söylüyor.

Kendini meşgul etmek için cheeseburger kağıdını ve diş fırçasını koyduğu bardağı kullanarak basketbol oynuyor. Basketbolun ona göre olmadığını, beyzbolda hep daha iyi olduğunu söyleyip ilk yemeğin geldiği metal tepsiyi ve çatalı fırlatmaya geçiyor.

Dördüncü gün: kameralar, mahremiyet ve "bir hayvan gibi"

Jimmy odada 2 günü daha kaldığını ve içinden bir sesin dayanamayacağını söylediğini düşünüyor. Gerçekte ise 4. gündedir. Ekibe ne kadar yalvarsa ya da bağırsa da onu erken çıkarmamalarını istiyor, ekip de kabul ediyor. İçgüdülerine göre 113 saat geçmiş, 55 saati kalmış. Videoyu kim düzenliyorsa gerçek kalan süreyi göstermesini istiyor ve bunun 55 saate yakın olmasını umuyor.

Doktor Jimmy'nin bu durum karşısında sinirleneceğini, hatta paranoyak tepkiler göstereceğini öngörüyor. Kısa süre sonra Jimmy odadaki kameraları tek tek gösterip mahremiyetin herkesin hakkı olup olmadığını soruyor ve "7/24 beni izliyorsunuz" diyerek isyan ediyor. Bir kamerayı bowling oynar gibi bandın içine atıyor, bu sırada parmağını da vuruyor.

Jimmy bu videoyu çekmenin bu kadar zor olacağını hiç beklemediğini, düşüncesinin bile gözlerini doldurduğunu söylüyor. Kendini bir hayvan gibi, insan olarak tüm haklarını kaybetmiş gibi hissediyor. Tahminine göre 5. günün ilk yarısını tamamlamış. Kız arkadaşını, ekibini, "hatta Nolan'ı bile" özlediğini söylüyor. Akli dengesinin dibe vurduğunu ve bu durumun insanlık dışı olduğunu ifade ediyor. O kadar uzun süredir içeride ki rüyasında bile bu odada olduğunu, 6. ya da 7. günde olduğunu düşündüğünü görüyor. Uyanınca bunun rüya olduğunu fark ediyor. Sadece saatin kaç olduğunu öğrenmek için bir servet harcayabileceğini söylüyor.

Jimmy, 33 saat kaldığını düşünmesinin nedenlerini de sıralıyor. 5 kez uyumuş. Günde bir kez tuvalete gidiyor ve odaya geldiğinden beri 5 kez gitmiş. Boynunda normalde bir haftada çıkan kadar sakal çıkmış. Buna dayanarak tam emin olmasa da 5. günde olduğunu düşünüyor ve hâlâ 4. gündeyse aklını kaçıracağını söylüyor.

Bir rüyasında 100.000'e kadar saydığı bir zamanı gördüğünü anlatıyor. Uyanınca "eski günlerin hatırına" odanın etrafında bin tur atmaya karar veriyor. Sonradan görüntüleri izleyince delirmemek için daireler çizerek yürümeye başlamış olmasına çok şaşırdığını söylüyor. Bin turun da fazla olduğu ortaya çıkıyor, başı dönmeye başlıyor. Ardından duvarlar arasında ileri geri yürümeye geçiyor.

Roller tersine dönüyor: Bailey ve Suzie'nin intikamı

Jimmy kendini eğlendirmek için her şeyi denediğini ama hiçbir şeyin işe yaramadığını söylüyor. Bu noktada Karl, Jimmy'nin daha önceki "100 Gün Hapsolmuş Olarak Dayan" videosundan iki kişiyi, Bailey ve Suzie'yi getiriyor. Karl onlara "Sizi 100 gün hapseden adamın yüzüne bakın" diyor. Bu deneyimin kendi yaşadıklarından kolay mı zor mu olduğu sorulduğunda biri, düşününce yanında başka birinin olmasını tercih edeceğini söylüyor.

Jimmy'nin anlatımıyla durum tersine dönmüş, tutsak olan artık kendisidir ve Bailey ile Suzie intikam alacaktır. Banta boş tepsi gönderiyorlar ve kendilerini kötü hissetmediklerini, Jimmy'nin bunu hak ettiğini söylüyorlar. Jimmy hesabındaki her dolar üzerine bahse girerek bunun Karl'ın işi olduğunu iddia ediyor. Bu şakalaşmalar sırasında ekip, Jimmy'nin günlerdir bu kadar etkileşim yaşamadığını not ediyor. Jimmy de sonunda bunu muhtemelen hak ettiğini kabul ediyor.

Son gün: uykuya kaçış, öfke nöbetleri ve "Ben mutsuzum"

Jimmy öldükten sonra sonsuza kadar böyle beyaz bir odada kalmayı hayal etmenin bile çok kötü olduğunu söylüyor. Uyuduğunda kendini dış dünyada hayal ettiğini, uyanıkken ise sadece depresif, yalnız ve çok kötü olduğunu anlatıyor. Ona göre uyumaya ne kadar zaman harcarsa o kadar mutlu. Daha önce 7 gün denizde kaldığını, 7 gün diri diri gömüldüğünü hatırlatıyor ve bu kadar zor olacağını bilseydi bunu asla yapmayacağını söylüyor. Ekranın sol üstündeki kalan süre 20 saatten fazla gösteriyorsa aklını kaybedeceğini, kendini inanılmaz yalnız hissettiğini, kız arkadaşını özlediğini ve bunun "tam bir işkence" olduğunu ifade ediyor.

Dışarıdaki ekip Jimmy'nin ağlayıp ağlamadığını soruyor ve durumunun hiç iyi olmadığını söylüyor. Gözlemlerine göre Jimmy yerde uyukluyor, bir şeyler fırlatıyor, öfke nöbetleri geçiriyor ve yemek verildiğinde bir çocuk gibi seviniyor.

Jimmy önce 8 saat kaldığını, sonra 2–3 saat kaldığını düşünüyor. Ekibe göre son birkaç saattir uyuduğunu sanıyor. Bir yemeğe "son yemeğim" diyor, bu da dışarıdakilere ironik geliyor çünkü gerçekte 24 saat daha var. Kapının her an açılabileceğini düşünerek odayı temizliyor. Temizlememek için bahane aradığını ama çok sıkıldığını itiraf ediyor.

Jimmy deneye başlamadan önce ufkunun açılacağını, belki kendisi hakkında bir şeyler öğreneceğini düşündüğünü söylüyor. Gerçekte ise deneyin ona kattığı tek şeyin taşıma bandından dışarı bir şeyler fırlatabilme becerisi olduğunu ekliyor. Hemen ardından yaptığı atış da başarısız oluyor.

24 saat kaldığını öğrendiğinde buna inanmayı reddediyor. Bir 24 saat daha geçiremeyeceğini, yoksa delireceğini, her an bitebileceğini tekrar tekrar söylüyor. Vakit geçirmek için yeniden saymaya başlıyor ve 5.425'e kadar ulaşıyor. Bir ara bir yönden ses geldiğine yemin ediyor. Sonra defalarca "Ben mutsuzum", "Burada olmak istemiyorum", "Çıkarın beni bu odadan" diye tekrarlıyor.

Ekip artık onun "insan bile sayılmadığını", yatakta gözlerini kapatıp yattığını ve heyecanının kalmadığını söylüyor. Böyle bir şeyi kimsenin yaşamaması gerektiğini, çıkınca yeni biri olup olmayacağından korktuklarını, Jimmy'nin tamamen işlevsiz durumda olduğunu dile getiriyorlar. Ekipten birine göre Jimmy'yi daha önce hiç bu videodaki kadar zorlamamışlardı, çünkü bu kez insan temasından tamamen mahrum bırakılmıştı. Kapı açılırken ona uykudan uyanan küçük bir çocuğa davranır gibi nazik davranılması isteniyor.

Kapı açılıyor

10 dakika kala ekip hazırlanıyor ve geri sayım başlıyor. Jimmy pantolon bile giymediğini fark ediyor. Kapı açıldığında "İnanmıyorum" diyor ve pantolonunu giydiği için özür diliyor. Biraz başının döndüğünü, bu meydan okumadan sonra insanlarla nasıl etkileşim kuracağını unuttuğunu söylüyor. Parlak bir ışığa bakmak zorunda olmamanın çok rahatlatıcı olduğunu, normal bir tavanın bile harika göründüğünü ekliyor.

Yanındakiler onu uzun zamandır bu kadar mutlu görmediklerini söylüyor. Jimmy ise sürekli bir döngü içinde, sonsuza kadar orada kalacağını düşündüğünü anlatıyor. Güneşi görmek için dışarı çıkıyor, ama hava çoktan kararmış. Video, Jimmy'nin dışarıyı görmenin yine de çok güzel bir his olduğunu söylemesiyle bitiyor.