20 Bin Pound Toprağın Altında Yedi Gün: MrBeast'in Canlı Gömülme Denemesi
MrBeast ミスタービーストMrBeast, yani Jimmy, bu videoda bir tabutun içinde yedi gün boyunca, kendi ifadesiyle "20.000 pound toprağın altında" gömülü kalmayı deniyor. Videonun başında bunu "şimdiye kadar yaptığı en korkutucu şey" olarak tanımlıyor ve çekimin "%100 gerçek" olduğunu vurguluyor. Video ilerledikçe mesele fiziksel bir dayanıklılık testinden çok zihinsel bir çöküşe dönüşüyor. Jimmy daha ilk günlerde, bunun ne kadar zor olacağını "ciddi şekilde hafife aldığını" itiraf ediyor.
Gömülme anı ve ilk korku
Deneme, Jimmy'nin tabuta yatıp arkadaşlarına "Beni canlı canlı gömün" demesiyle başlıyor. Toprak kepçeyle tabutun üzerine döküldükçe içeriden gelen tepkiler giderek gerginleşiyor. Jimmy çatıyı tutması gerekiyormuş gibi hissettiğini, tabutun tavanının sallandığını söylüyor. Önümüzdeki yedi gün boyunca hayatını bu tabuta emanet edeceğini, "rastgele kırılmaya karar vermemesi için dua etmek" gerektiğini ekliyor. Canlı gömülmenin çoğu insanın en büyük korkusu olduğunu da belirtiyor.
Güvenlik konusunda ciddi bir not düşüyor. Jimmy'ye göre bu iş son derece tehlikeli, bu yüzden insanların onu her an izlediğinden emin olması gerekiyor. Tabutun içinde telsiz var ve Jimmy, gece yarısı arkadaşlarının uyumaya gideceğini fark ettiğinde bir şeye ihtiyaç duyduğu an birinin cevap vermesini istediğini açıkça söylüyor.
Tabutun içindeki düzen: yiyecek, su ve tuvalet
Gömülme işlemi o kadar uzun sürüyor ki Jimmy daha deneme başlamadan tuvalete gitmesi gerektiğini söylüyor. Tuvalet meselesi video boyunca tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. Jimmy'nin elinde yalnızca arkadaşlarının bir çantaya koyduğu yiyecekler, "temelde biraz yemek ve atıştırmalık", ve beş galonluk bir su bidonu var. Kendi tahminine göre bu yiyecekler muhtemelen yedi gün dolmadan bitecek.
Yemeklerin çoğu MRE, yani "yemeye hazır yemek". Jimmy bunları sıcak su ekleyip "kimyasal olarak pişirerek" hazırladığını anlatıyor. Torbadaki makarnanın neden çıtır çıtır olduğunu anlayamıyor. Bu sırada yukarıdaki arkadaşları mezarın üstünde biftek ızgara yapıyor. Jimmy onlara kendisiyle dayanışma içinde MRE yiyip yemeyeceklerini soruyor. Arkadaşlarından biri önce evet diyor, ama Jimmy arka planda Tareq'in "hayır" dediğini duyuyor.
İlk sabah Jimmy'nin "birinci görevi" uzun pantolonunu keserek şort yapmak oluyor. Bunu yaparken yanlışlıkla tabutu yumrukluyor.
Uyku stratejisi ve arkadaşların sabotajı
Jimmy'nin başta belirlediği strateji mümkün olduğunca çok uyumak. Gerekçesini şöyle açıklıyor: uyurken ne kadar zor bir durumda olduğunu, bir kutuya hapsolduğunu düşünmüyor ve bu kendi akıl sağlığı için önemli. Ancak kısa süre sonra bir şeyi "tamamen unuttuğunu" fark ediyor: arkadaşları onu kızdıracak ve uyumasına izin vermeyecek. Nitekim Nolan uyurken Jimmy'nin yüzünün her yerini çiziyor.
Can sıkıntısı çabuk baş gösteriyor. Jimmy, sırf eğlenmek için parmak eklemleri acıyana kadar tabutu yumrukladığını, sonra yumruklamaya devam edebilmek için eline çorap geçirdiğini anlatıyor ve "eğlence için çaresiz" olduğunu söylüyor.
İkinci günün sonunda arkadaşları bir boruyu mezara kadar indiriyor, içindeki toprağı süpürüyor ve cerrahi bir tel kamerayı aşağı sarkıtıyor. Jimmy'nin anlatımına göre amaçları yalnızca onun acı çekişini izlemek. Jimmy hayatı tehlikedeyken ne yaptıklarını açıklamalarını istiyor, ama "çocukların hiçbir şeyi açıklamaktan aciz" olduğunu söylüyor. Aynı sırada bacağındaki sinekler de onu korkutuyor.
Nolan'ın annesinin fotoğrafı
Arkadaşlar gece karavanlarına çekildiğinde Jimmy, kendi deyişiyle "az uyarılmış bir adam" olarak tabuttaki bir kartı açıp içine bakmaya karar veriyor. İçinden Nolan'ın annesinin bir fotoğrafı çıkıyor. Bu fotoğraf video boyunca bir şakaya dönüşüyor. Nolan fotoğrafı geri almak için ne yapması gerektiğini soruyor, Jimmy ise onu çerçeveletip sonsuza dek saklayacağını, "aklını başında tutan tek şeyin" bu olduğunu söylüyor.
Aynı dönemde Jimmy, bu mücadeleyi bırakmasına neyin sebep olabileceğini tahmin ediyor: fotoğrafı kaybetmek dışında, yer altında kaka yapmak istememek ve tekrar tekrar vurguladığı sırt ağrısı. Durumun giderek zorlaştığını, ama "her zamanki gibi daha da kötüye gideceğini" de ekliyor.
Yağmur, hoparlörler ve gevşeyen vidalar
Bir gece şiddetli yağmur yağıyor. Yukarıdaki ekipten biri gök gürültüsüyle uyanıyor ve Jimmy'nin ezilmediğinden emin olmak için kontrol edilmesi gerektiğini söylüyor. Toprağın yağmurla birlikte ağırlaştığından endişe ediyorlar. Bu endişe de sonunda başka bir şakaya dönüşüyor. Mezarın üstüne 15 hoparlör yerleştiriliyor ve Kris, Jimmy'nin tahmin ettiği gibi yüksek sesle müzik çalıyor. Tabut gerçekten titriyor ve Jimmy titreşimlerin başını ağrıttığını söylüyor.
Tam bu sırada Jimmy tabutun yan tarafında sökülmüş bir cıvata olduğunu, vidaların tabandan gevşediğini fark ediyor ve endişelenmesi gerekip gerekmediğini soruyor. Videoda bu sorunun teknik bir cevabı verilmiyor, ama tabut deneme sonuna kadar dayanıyor.
Gece boyunca kazılan tünel
Arkadaşlar bir sonraki adımda Jimmy'nin tabutuna kadar bir tünel kazmaya karar veriyor. Kazı seslerini gizlemek için hoparlörlerden gürültü, bir fikirle de özellikle inşaat sesleri çalıyorlar, böylece Jimmy ekskavatörü duymayacak. Jimmy ise yüksek bir ses duyduğunu ve telsizden kimsenin cevap vermediğini söylüyor. Ya ölmek üzere olduğunu ya da arkadaşlarının "aptalca bir şey yapmak üzere" olduğunu düşünüyor.
Kazı bütün gece sürüyor. Tünel tabuta ulaştığında Jimmy küçük bir açıklıktan Nolan'ın alnını görüyor. Bu karşılaşmada Nolan fotoğrafı soruyor. Arkadaşlar ayrıca kanalın neredeyse 200 milyon aboneye ulaştığını ve Jimmy'nin bu eşiği tabutun içinde geçeceğini hatırlatıyor. Jimmy bunu canlı görebilmeyi dilediğini söylüyor. Nolan'ın getirdiği "sürpriz" ise tabutun içine yerleştirilen Feastables (altyazıda "Feastables çubukları/barı") oluyor. Jimmy bunu şakayla karışık "arkadaşlarından oldukça iyi bir pazarlama" olarak yorumluyor.
50 saat eşiği ve kan pıhtısı korkusu
Jimmy bir noktada resmi olarak 50 saati geçtiğini ve bu meydan okumayı en son yaptığı zamandan daha uzun süredir gömülü olduğunu söylüyor. Burada videonun en ciddi sağlık kaygısı öne çıkıyor. Jimmy, kan pıhtılaşmasını önlemek için her gün hareket edeceğine dair doktoruna söz verdiğini anlatıyor, çünkü "görünüşe göre yedi gün boyunca aralıksız yatmak insanı öldürebilir". Arkadaşlarından dambıl istediğini, onların da kendisine üç kiloluk dambıllar verdiğini anlatıyor. Birkaç gün sonra ayağa kalktığında ölebileceği gerçeğini düşünmemek için elinden geleni yapacağını söylüyor. Bu kaygı videonun sonuna kadar gerilim unsuru olarak kalıyor.
Jimmy'yi rahatsız eden bir başka şey de sürekli kayıtta olan kameralar. İlk birkaç gün bu onu pek etkilemese de zamanla birilerinin sürekli ona baktığı hissinin onu rahatsız etmeye başladığını söylüyor.
Zihinsel çöküş: dördüncü ve beşinci günler
Videonun tonu, Jimmy'nin yaşadığı duygusal değişimle belirgin şekilde ağırlaşıyor. Çok yorgun olmasına rağmen uyuyamadığını ve daha önce hiç böyle bir şey yaşamadığını söylüyor. Ardından nedenini bilmeden ağlamaya başlıyor. Beşinci gün "kabusun" iki gün daha süreceğini, insanların beş gün aralıksız yatmak için yaratılmadığını düşündüğünü söylüyor. Depresyonda değilmiş gibi davranmaya çalışacağını ekliyor.
Arkadaşları paintball silahlarıyla mezar taşını vurmaya geldiğinde, eğlenmek için ne yaptığı sorusuna Jimmy "Hiçbir şey" diye cevap veriyor ve "zihinsel ıstırap içinde" olduğunu söylüyor. Motivasyonu yok, beş gündür yattığı için yemek hazırlayacak enerjisi bile kalmamış. Kaka yapmayı hâlâ ertelediğini, iki gün daha tutup tutamayacağını göreceğini anlatıyor. Tuvalet zorluğu yüzünden kazara şortuna çiş bulaştığını, "enfekte olan" kısmı kestiği için şortun iyice kısaldığını da ekliyor.
Tabutun içinde 200 milyon abone
Ağır geçen bu günün ortasında arkadaşları 200 milyon abone eşiğini birlikte kutlamaya geliyor. Jimmy bütün gün kendini çok kötü hissettiğini, ama bu eşiğe yaklaşmanın onu gerçekten mutlu ettiğini söylüyor. Canlı abone sayısını tabutun içinden izleyebilmesi için bir ev interneti cihazı bağlanıyor. Bu kısım videonun sponsorlu bölümü. Jimmy sponsora "internetiniz yerin 10 metre altında çalışıyor mu" diye sorduğunu ve bağlantının gerçekten çalıştığını gösteriyor.
Kutlama sırasında ekipten kişisel anılar da paylaşılıyor. Karl, eskiden Nebraska'da sıradan biri olduğunu söylüyor. Nolan onu taklit edince araya bir şaka giriyor. Bir başka konuşmacı, eskiden bir öğle yemeği masasında oturup bunu konuştuklarını hatırlatıyor ve bu anın bir onur olduğunu söylüyor. Chandler, burada çalışmaya başladığında yedi kişi olduklarını ve kendisinin kapıcı olduğunu anlatıyor. Jimmy de video çekmeye 11 yaşında başladığını, şu an 25 yaşında olduğunu ve kanalın bu kadar büyüyeceğini "milyon yıl düşünse aklına gelmeyeceğini" söylüyor. Videolarının "kelimenin tam anlamıyla sıfır görüntüleme" aldığı günleri hâlâ hatırladığını anlatıyor ve izleyicilere teşekkür ediyor. Sayaç 200 milyonu geçiyor.
Bağlantı kesilmeden önce Jimmy kız arkadaşını aramak için birkaç dakika istiyor. Arkadaşları ona biraz zaman tanıyor.
Kutlamadan sonra yeniden yalnızlık
Kutlamanın hemen ardından Jimmy'nin ruh hali yine düşüyor. Çocuklarla 200 milyonu geçmenin eğlenceli olduğunu, ama şimdi yine yalnız ve kapana kısılmış olduğunu söylüyor. Beş gündür tabutta yalnız olduğunu, iki gün daha nasıl dayanacağına dair hiçbir fikri olmadığını ve "hızla yokuş aşağı gittiğini" anlatıyor. Nolan kontrol etmek için seslendiğinde Jimmy, konuşmak için elinden geleni yaptığını, ama aslında hiç konuşmak istemediğini ve sadece oradan çıkmak istediğini söylüyor. Arkadaşları ise Jimmy'nin korku içindeyken çok konuştuğunu, şimdi ise "üzgün bir çocuğa" dönüştüğünü gözlemliyor.
Tuvalet meselesi de iyice zorlaşmış durumda. Jimmy bütün çiş şişelerini kullandığını, artık her seferinde bir MRE'yi yiyip boşalan torbaya işediğini ve fermuarını kapattığını anlatıyor. Meydan okumanın iğrenç olduğunu ve gitmek istediğini açıkça söylüyor.
Ailelerle görüşme
Arkadaşlar Jimmy'yi neşelendirmek için birkaç telefon görüşmesi ayarlıyor ve ekip üyelerinin aileleri devreye giriyor. Sohbet çoğunlukla Nolan'ı utandırmaya dönüyor. Nolan'ın annesinin fotoğrafı soruluyor, Nolan'ın baloya gideceğini söyleyip aslında yan komşuya gittiği anlatılıyor ve ailesinin onu Noel'de eve bir kızla gelirken görmek istediği söyleniyor. Jimmy, kendisini neşelendirmek için tam da buna ihtiyacı olduğunu ve yorum bölümünün buna "çıldıracağını" bildiğini söylüyor.
Ardından Jimmy ekibe tam 12 saat sonra kazmaya başlamalarını söylüyor. Ayağa kalktığında kanı pıhtılaşır ve oracıkta ölürse ne yapacaklarını sorduğunda, arkadaşlarından biri "Seni nereye koyacağımı bilirdim" diye karşılık veriyor.
Son gece
Son gece yatarken Jimmy yine ağlıyor ve nedenini bilmediğini söylüyor. Hayatı boyunca hiçbir şey için bu kadar heyecanlandığını hatırlamadığını, ertesi gün güneş ışığını görmek için sabırsızlandığını anlatıyor. Ancak aklında tek bir soru var: bu iş bittiğinde ayakta durabilecek mi? Bu kadar uzun süre yatıp hareket etmemenin normal olmadığını vurguluyor.
Yedinci gün geldiğinde Jimmy'ye göre mücadelenin en kötü kısmı başlıyor: arkadaşlarının onu çıkarmasını beklemek ve buna eklenen, ayağa kalktığında ölüp ölmeyeceği gerilimi. Dışarı çıktığında ilk söyleyecekleri şeyin ne kadar kötü koktuğu olacağını da tahmin ediyor. Ekskavatör kazmaya başlıyor. Jimmy korkutucu bulduğu bu sesi dinlerken toprağın "her an güneş ışığına dönüşebileceğini" söylüyor.
Tabuttan çıkış
Tabut açıldığında Jimmy güneşin neye benzediğini tarif etmenin zor olduğunu söylüyor ve bir kez daha, kendi ifadesiyle elinde olmadan, ağlamaya başlıyor. Arkadaşları gerçekten de içerinin leş gibi koktuğunu söylüyor. Jimmy de bunu önceden tahmin ettiğini hatırlatıyor.
Jimmy ayağa kalkana kadar kutlama yapılmamasını istiyor. Yanındakiler önce oturmasını ve doktoru beklemesini öneriyor, midesinin bulanıp bulanmadığını ve başının dönüp dönmediğini soruyor. Jimmy bir haftadır ilk kez ayakta duruyor. Bacaklarının zayıf olduğunu, başına kan hücum ediyormuş gibi hissettiğini, ama iyi olduğunu söylüyor.
Yerin hemen üstünde onu bir sürpriz bekliyor ve Jimmy yedi gün sonra 200 milyon aboneyi sonunda "doğru şekilde" kutlayabildiğini söylüyor. Video, Jimmy'nin her zamanki gibi "bir patlamayla" bitirme sözüyle sona eriyor.
Önümüzdeki yedi günü canlı canlı 20.000 pound toprağın altında gömülü geçireceğim. Bu şimdiye kadar yaptığım en korkutucu şey. Pekala, sanırım zamanı geldi. Beni canlı canlı gömün.
Bu korkutucuydu. Bu korkutucu olmalı. Bu çoğu insanın en büyük korkusudur. Aman Tanrım. Bu pislik korkunç. Kendini hazırla. Yükü bırak. Tanrım. Çatıyı tutmam gerekiyormuş gibi hissediyorum. Çatım sallanıyor.
Önümüzdeki yedi gün boyunca hayatımı bu tabuta emanet edeceğim. Dua edelim de rastgele kırılmaya karar vermesin. Ve tabii ki bunu söylemeye gerek yok ama evet, bu %100 gerçek. Ve dürüst olacağım, bunun ne kadar zor olacağını ciddi şekilde hafife almışım.
Ve böylece, meydan okuma resmen başlamış oldu. Önümüzdeki yedi gün boyunca burada kapana kısılmış durumdayım. Çocukların beni hayatta tutmaları o kadar uzun sürdü ki, şimdiden işemem gerekiyor. Ve mücadele daha yeni başladı.
Buradaki tuvaleti nasıl kullandığımı merak ediyorsanız. Evet. Bu çok rahatsız edici.
Önümüzdeki yedi gün boyunca hayatta kalmam için gereken tek şey bu çantadaki yiyecekler, temelde sadece biraz yemek ve atıştırmalık. Ayağım uyuştu. Şurada beş galonluk bir bidon su var ve çocukların bu çantaya koyduğu her şey. Bu da muhtemelen yedi günden önce yiyeceğimin biteceği anlamına geliyor.
Tüm ciddiyetimle söylüyorum, bu son derece tehlikeli ve bu yüzden boğulmuyorum. İnsanların beni her zaman izlediğinden emin olmalıyım.
Jimmy, bunu duyabiliyor musun? Evet. Görünüşe göre Nolan'ın annesi yüzeye atlıyor. On iki kişi olsaydık, belki de bu olurdu.
Saat neredeyse 01:00. Birçoğunuzun yatmaya başlayacağını hissediyorum. Olacak birine ihtiyacım var. Her zaman yürüyorsun. Bir şeye ihtiyacım olduğunda, içinizden birinin cevap vermesine ihtiyacım var. Tamam.
Ve şimdi yapacak daha iyi bir şeyim yok, yatağa gideceğim ve ya iyi dinlenmiş olarak ya da 20.000 pound toprak tarafından ezilmiş olarak uyanacağım. Umarım iyi dinlenmiş olarak uyanırım.
Uyku bu işi bitirmenin anahtarı olacak çünkü uyuduğumda, bu kutuya hapsolmuş, ne kadar zor bir durumda olduğumu düşünmüyorum. Ama bu sadece çoğu zaman işe yarıyor. Burada sinek mi var? Amacım, kendi akıl sağlığım için bu meydan okuma boyunca mümkün olduğunca çok uyumak.
Şuna bak. Çok rahat görünüyor. Jimmy Jam.
Hayır, Nolan yüzünün her yerini çizdi. Hey, Nolan, annenin gelmesine kaç saat var? Hayır. “Umarım yanlışlıkla tabutu ezmez.” diyeceğinizi biliyorum.
Bu video sırasındaki stratejim tüm süre boyunca uyumaktı. Gerçi tamamen unutmuşum. Arkadaşlarım beni kızdıracak ve uyumama izin vermeyecekler. Bu berbat olacak.
Bugüne bu uzun pantolonları şorta çevirerek başlamak istiyorum. Ah. Ah. O kutuyu yumrukladım. Birinci görev tamamlandı. Oğlunun şortu var.
Bu bizim yemek çantamız. Şu MRE'yi bir deneyelim. MRE, yemeye hazır yemek anlamına gelmektedir. Tek yapmanız gereken sıcak su eklemek ve yemeği kimyasal olarak pişirmek. Diğer yandan çocuklar, biftekleri ızgara yapıp mezarımın üstünde ziyafet çekiyorlardı.
Biliyorsun, Jimmy, sadece senin için, burada kaldığımız süre boyunca MRE yiyeceğiz. Gerçekten mi? Evet. Hayır. Arka planda Tareq'in hayır dediğini duydum. Sıcak suyunuzun tadını çıkarın.
Torbada makarna. Bu arada, bu benim gerçekliğim. Çıtır çıtır. Makarna neden çıtır çıtır? Bu harika.
Çok sıkılmıştım, aslında parmak eklemlerim acıyana kadar eğlenmek için tabutumu yumrukladım. Ben de duvarı yumruklamaya devam edebilmek için elime bir çorap geçirdim. Eğlence için çaresizim.
Jimmy, Tanrı'ya şükür. Çok sıkıldım. Bir saniye. Vay canına. Sen ne yaptın? Bu beni gerçekten korkuttu. Bana en azından neyi açıklayabilir misiniz? Hayatımın nasıl tehlikede olduğunu görerek ne yapıyorsun? Tamam.
Ne yazık ki, çocuklar hiçbir şeyi açıklamaktan aciz. Yaptıkları şey, bir boruyu mezarıma kadar indirip içindeki pisliği süpürmekti, sadece bu cerrahi tel kamerayı alıp aşağı indirmek ve acı çekmeme bakmak için. İşte olan bu. İçeri girme zamanı.
Bu çok cerrahi. O da ne? Bacağımdaki sinekler beni korkuttu. Uzak dur benden. Bu ayarı tutmak mı istiyorsun? Sadece bakmaya devam et. Çekil. Eğleniyor musun? İyi geceler, Jimmy.
Ve ikinci gün sona ermek üzereydi, çocuklar karavanlarında vakit geçirmek için beni terk ettiler. Ve az uyarılmış bir adam olarak, çatlamak için iyi bir zaman olduğunu düşündüm ve içinde ne olduğunu görmek için.
Bekle, kartı açıyor. Bu Nolan'ın annesi mi? Annenin bir fotoğrafını buldum. Bunu sen mi yaptın? Nolan, bu senin annen mi? Aman Tanrım. Onun göğsünde. Aman Tanrım.
Bir şekilde bu resmi kaybetmenin dışında, bu mücadeleyi bırakmama neyin sebep olacağını tahmin etmem gerekirse, yeraltına kaka yapmak istememek, sırt ağrısı, sırt ağrısı, sırt ağrısı olurdu. Ve belki biraz sırt ağrısı. Ve açıkçası bunun benim için oldukça zor olmaya başladığını söyleyebilirsiniz, ama her zamanki gibi daha da kötüye gideceğinden emin olabilirsiniz.
Şu anda çok şiddetli yağmur yağıyor. Az önce gök gürültüsüyle uyandım. Nolan, uyan. Jimmy'yi kontrol etmeliyiz, ezilmediğinden emin olmalıyız. Aslında biraz endişeliyim. Bu daha çok cenaze törenine benziyor. Sence o toprak şimdi daha mı ağır? Toprak artı yağmur ağırdır. Jimmy. Sanırım onu nasıl uyandıracağıma dair bir fikrim var.
Biri sondaj mı yapıyor? O günlerden biri. Daha pantolonumu bile giymedim ve işler şimdiden çığırından çıkmaya başladı.
Jimmy, bizi duyabiliyor musun? Ne yapıyorsun orada? Mezarınızın üstünde şu anda 15 hoparlör var. Tahmin etmem gerekirse, Kris aptalca bir müzik çalmak üzere. Jimmy, burada parti var. Aman Tanrım. Vay canına. Tabutum gerçekten titriyor. Jimmy, deprem oldu. Aman Tanrım.
Bekle, bu da ne? Tabutumun yan tarafında sökülmüş bir cıvata olduğunu fark ettim. Tabutun vidaları tabandan gevşemiş. Şaka mı yapıyorsun? Kelimenin tam anlamıyla, tabanından. Endişelenmeli miyim? Bu tam olarak vidalanmamış.
Maksimuma çıkar. Şu anda ne halt ediyorsun? Titreşimli. Bu titreşimler başımı ağrıtıyor. Saçımda neden çiçek var? Çıldırmak üzereyim.
Tamam, hadi gidip bir tünel kazalım. Tünele buradan başlayacağız ve Jimmy'nin tabutuna kadar kazacağız. Kazdığımızı duymasın diye hoparlörlerden gürültü çıkarıyoruz. Bir fikrim var. İnşaat sesleri çalacağız. Böylece ekskavatörün sesini duymaz.
Yüksek bir ses var ve kimse telsizden cevap vermiyor. Yani ya ölmek üzereyim. Sanki bir video oyunu oynuyorlar ya da aptalca bir şey yapmak üzereler. Yanlışlıkla birini öldürebilmen dışında.
Resmi olarak 50 saat sınırını geçtim. Bu meydan okumayı en son yaptığım zamandan daha uzun süredir gömülüyüm. Doktoruma kan pıhtılaşmasını önlemek için her gün hareket edeceğime söz verdim. Çünkü görünüşe göre yedi gün boyunca aralıksız yatmak sizi öldürebilir.
Bir hortum kazıyorum. Kris için toprağı gevşetmeliyim.
Çocuklardan dambıl getirmelerini istedim ve bana üç kiloluk dambıllar verdiler. Çok kötü kokuyorum.
Evet, birkaç gün içinde ayağa kalktığımda ölebileceğim gerçeğini düşünmemek için elimden geleni yapacağım.
Kris, birkaç metre daha derine git. Bunu yapmak için sertifikam yok.
Bir tabutun içinde sıkıldım.
Kesinlikle bütün gece uyumadık ve bunu yapması için o adama para vermedim.
Bu güvenli mi? Ben ikinci olacağım. O da ne? Ve sonra arkayı getir. Tareq, bu nedir? Siz hemen arkamdan geliyorsunuz.
Bu işin garip yanlarından biri de zor olan, her zaman kayıtta olan çok sayıda kamera olması.
Birkaç santim daha kazalım ve sonra konferansa gidelim.
İlk birkaç gün beni gerçekten rahatsız etmedi ama içimde garip bir his var. Birileri sürekli bana bakıyor ve bu beni rahatsız etmeye başladı.
Onu neredeyse yakaladık. Bu duyduğum ses de ne? Selam, Jimmy. Ne oldu? Merhaba, Jimmy. Jimmy. Jimmy. Hey, Jimmy. Bizi görüyor musun? Nolan'ın alnını görüyorum. Gözden kaçırmak zor.
O tüneli kazmak ne kadar sürdü? Kelimenin tam anlamıyla bütün gece. Jimmy, bugün olmasını beklediğim şey bu değildi.
Hey, Nolan. Bir saniye. Bu fotoğraf hakkında ne düşünüyorsunuz? Annemin o fotoğrafından kurtulmak için ne yapmam gerekiyor? Aklımı başımda tutan tek şey bu. Nasıl geri alabilirim? Bunu çerçeveletip sonsuza dek saklayacağım.
Bu tabutun içinde olduğun için üzgünüm. Kanala ne olduğunu unutacak kadar uzun süre. Evet, neredeyse 200 milyon. O tabutun içinde 200 milyon aboneye ulaşacaksınız. Keşke canlı görebilseydim. Ben de isterdim.
Arkadaşım Nolan'ın da sana bir sürprizi var. Bu Feastables çubuklarını Jimmy'ye kaydedeceğiz. Aman Tanrım. Burası çok sıcak. Bu yeni Feastables barı mı? Hey, bu aslında arkadaşlarım tarafından oldukça iyi bir pazarlama. Şimdi her zaman atlamasında, Feastables orada olacak.
Umarım yarın daha kolay olur. Garip bir duygu, sanki çok yorgunum ama nedense uyuyamıyorum. Bilmiyorum. Daha önce hiç böyle bir şey olmamıştı. Neden ağlıyorum? Bilmiyorum.
Resmi olarak beşinci gün. Bu kabus sadece iki gün daha sürecek. İnsanların beş gün aralıksız yatmak için yaratıldığını sanmıyorum. Depresyonda değilmişim gibi davranmaya çalışacağım. Neredeyse geldik.
Jimmy. Paintball silahlarımız var ve senin mezar taşını vuracağız. Kulağa eğlenceli geliyor. Atlayabilir miyim?
Onlara ne diyeceğimi bile bilmiyorum. Jimmy, eğlenmek için ne yapıyorsun? Hiçbir şey. Zihinsel ıstırap içindeyim.
Daha kakanı yapmadın mı? Çok fena kaka yapmam lazım, ama önümüzdeki iki gün boyunca tutabilecek miyim göreceğim.
Neden bilmiyorum ama hiçbir şey yapmak için motivasyonum yok. Beş gündür burada yatıyorum ve yemek hazırlamak için bile yeterli enerjim yok.
Ve burada tuvalete gitmek çok zor olduğu için, nasıl olduğunu sormayın ama kazara şortuma çiş bulaştı. Şortumun enfekte olan kısmını kesiyorum. Bu kadar kısa oldukları için üzgünüm. İşte bu iğrençti.
Jimmy. Kutlamak için buradayız. Neredeyse 200 milyon aboneye ulaştık. Peki, ne zaman vuracağımızı tahmin ediyorsun? Ne kadar sürer? Ben roket bilimcisi değilim. Bizden ne istiyor?
Bütün gün kendimi çok kötü hissediyordum, ama 200 milyon aboneye ulaşmak üzere olduğumuz gerçeği aslında beni mutlu ediyor.
Biliyorsun, 200 milyon aboneye ulaşmak üzereyiz. Verizon'un ev internetinden bahsetmek için çok uygun bir zaman. Gerçekten internet bağlantısı sağlayan internet, böylece ben onlara sponsoru anlatırken 200 milyonu burada canlı izleyebiliyorum. İyi bir noktaya değindin.
Verizon. Tam olarak göründüğü gibi. Eviniz için kablosuz internet, Verizon'un son derece hızlı 5G Ultra Wideband ağıyla çalışıyor. Ve bu videoya sponsor olup olamayacaklarını sorduklarında sordum: İnternetiniz yerin 10 metre altında çalışıyor mu?
Şimdi açıyoruz. Güzel. Tamam, bağlandım. Ve şimdi 200 milyona ulaşmamızı izleyeceksiniz. Ve sadece bu küçük kutuyu takarak, Verizon sayesinde artık Amerika'nın en kaliteli 5G ev internetine sahibim. Gerçekten işe yarıyor. Yerin 10 metre altında olmama rağmen gerçek zamanlı abone sayımı görebiliyorum.
Karl, biliyor muydun ki bu videoyu izleyen 18 yaşından büyük kişiler Verizon ev interneti sipariş verdiklerinde, stoklar tükenene kadar Verizon size bir Xbox Series S verecektir? Paradan nefret ediyor olmalılar. Gerçekten. Evet.
Üstelik ayda 35 dolar gibi düşük bir fiyata sahip olabilirsiniz. Eğer gezegendeki en hızlı ve en güvenilir interneti istiyorsanız, sadece mrbeastverizon.com'a girin ve adresinizi girin, size bölgenizde mevcut olup olmadığını söyleyecektir.
Şimdi de 200 milyon abone hedefine odaklanalım. Çok yaklaştık.
Bundan önce, Nebraska'da sıradan bir adamdım. Şimdi de Kuzey Carolina'da rastgele bir adam diyor. Eskiden Nebraska'da sıradan bir adamdım. Karl. Bu çok içten bir an. Taklit etme, Nolan.
Eskiden bunu konuşuyor olmamız çok çılgınca. Bir öğle yemeği masasında oturuyorduk ve şimdi 200 milyon aboneye ulaştık. Bu delilik. Bunun bir onur olduğunu söylemek istiyorum. Herkesle birlikte çalışalım ve birkaç gol daha atalım.
Ve son olarak, Chandler, kapat bizi. Burada çalışmaya ilk başladığımda yedi kişiydik ve ben kapıcıydım. Ve şimdi 200 milyon aboneye ulaştık ve çok minnettarım.
Video çekmeye on bir yaşındayken başladım. Şu anda 25 yaşındayım ve kanalın bu kadar büyüyeceğini milyon yıl düşünsem aklıma gelmezdi. 200 milyon aboneye ulaşmak üzereyken, videolarımı izleyen her birinize minnettar olduğumu bilmenizi isterim. Videolar hazırladığım ve kelimenin tam anlamıyla sıfır görüntüleme aldığım günleri hâlâ hatırlıyorum. Çok teşekkür ederim. Tüm bu rakamların hareket ettiğini göreceğiz.
Başardık. Sanırım artık fişini çekmemizin zamanı geldi. Bekle, bekle, bekle. Daha kız arkadaşımı bile arama fırsatım olmadı.
Evet, seni yakaladık. Seni kesinlikle yakaladık. Pekala, kardeşim, tam burada olacağız. Tamam mı? O görüşmeyi daha yeni bitirdin. Hadi, tekrar tak.
Kız arkadaşım yalnız olduğumu bilsin diye sadece iki dakika söylemek istedim.
Hadi yemeğe gidelim. Tamamdır.
Bilmiyorum. Ağladığım ve neden ağladığımdan %100 emin olmadığım bir şey yapıyorum. Çocuklarla 200 milyonu vurmak eğlenceliydi, ama şimdi yine yalnızım ve burada kapana kısıldım.
Beş gün oldu. Bu tabutta yalnız beş gün. İki gün daha bu şekilde nasıl hayatta kalacağım konusunda hiçbir fikrim yok. Hızla yokuş aşağı gidiyorum.
Jimmy, nasılsın? Cevap yok. Hayatta mı bilmiyorum.
Nolan, beni kontrol ettiğin için minnettarım ve önemsiyorsun, ama gerçekten dayanıyor musun?
Jimmy dehşet içindeyken tam bir geveze oldu ve şimdi üzgün bir çocuk.
Sizinle konuşmak için elimden geleni yapıyorum, ama dürüst olmak gerekirse, konuşmak için hiç isteğim yok. Sadece buradan gitmek istiyorum.
Evet, aklını kaçırıyor. Sanırım onu neşelendirmenin bir yolunu bulmalıyız. Bu yüzden birkaç telefon görüşmesi yapmak istiyorum.
Bunu size söyledim mi bilmiyorum, ama bütün çiş şişelerimi kullandım bile. Ne zaman işemem gerekse, bu yemeklerden birini yiyorum ve sonra bu torbaya işeyip fermuarını kapatıyorum. Bunun çok fazla bilgi olabileceğini biliyorum. Bu meydan okuma iğrenç ve ben gitmek istiyorum.
O kadar kötü durumdaydım ki bu dünyada beni neşelendirebilecek tek şey.
Kimi getirdin? Ailem.
Nasıl gidiyor? Oraya gittiğinizden beri Nolan'ın annesi hakkında hiç konuştunuz mu? Hayır, hiç de değil. Peki ya resim? Neden bahsettiğinizi anlamıyorum.
Daha da önemlisi, sizde süper bir şey var mı? Bize Nolan'dan bahsederken utandınız mı?
Jimmy, bu mücadeleyi anında çok daha iyi hale getirecek o kadar çok kişi var ki.
Bize baloya gideceğini söyledi, ama aslında birazcık yan komşuya gitti. Noel'de eve bir kız getirdiğini görmek isteriz.
Beni neşelendirmek için ihtiyacım olan tek şey buydu çünkü yorum bölümünün çıldıracağını biliyorum.
Jimmy ile çıktım. Annemin bir sorusu daha var. Timmy. Pekala, şimdi git. İşler böyle yürüyor. Telsizi yine mi fırlattı?
Hepinizin uyumayı sevdiğinizi ve erken kalkmaktan hoşlanmadığınızı biliyorum. Umurumda değil. Tam 12 saat içinde, hepinizin kazmaya başlamasını istiyorum. Tamam.
Alarmlarımız için uyandığımız sürece, iyi olacağız.
Ayağa kalktığımda kanım pıhtılaşırsa ve oracıkta ölürsem ne yaparsınız? Seni nereye koyacağımı bilirdim. 12 saat sonra görüşürüz. Bu bir randevu.
Yatmak üzereyim ve umarım bu gözleri açtığımda sabah biri beni bu tabuttan çıkaracak. Özür dilerim. Neden ağladığımı bilmiyorum. Hayatım boyunca hiçbir şey için bu kadar heyecanlandığımı hatırlamıyorum. Yarın güneş ışığını görmek için sabırsızlanıyorum. Sabah görüşürüz çocuklar. Bu harika olacak.
Son gecem için uzanıyorum, tek düşünebildiğim bu iş bittiğinde ayakta durup duramayacağımdı. Bu kadar uzun süre yatmak ve hareket etmemek normal değil.
Çocuklar, resmen yedi gün oldu. Evet. El işi yapmaktan hoşlanmadığınızı biliyorum ama beni çıkarabilir misiniz? Seni çıkarıyoruz, Jimmy.
Bu mücadelenin en kötü kısmı çünkü şimdi aptal arkadaşlarımın beni bulmasını bekliyorum. Ve tabii ki, ek gerilim var: Ayağa kalktığımda ölüp ölmeyeceğimi.
Evet, bahse girerim ekskavatörü getirin.
Dışarı çıktığımda ilk söyleyecekleri şey ne kadar kötü koktuğum olacak.
Jimmy, bu Noel Baba görünümlü adam seni şimdi dışarı çıkaracağım. Karl, nasıl göründüğü umurumda değil. Beni bundan kurtar.
Her an üzerimdeki bu toprak güneş ışığına dönüşebilir. Sabırsızlanıyorum.
Bu ekskavatör. Bu korkutucu.
Görebiliyorum. Hey, Jimmy, nasıl gidiyor?
Güneşin neye benzediğini tarif etmek zor. Yedi gün boyunca görmediniz. Aman Tanrım. Bir kez daha ağlamaya başladım. Nedenini bilmiyorum. Elimde değildi.
Başardık. Başardık. Şimdi geriye kalan tek soru: Ayağa kalkarsam kan pıhtısından ölecek miyim? Bir dakika içinde öğreneceğiz.
Jimmy, hazır mısın? Sakın üzerime düşürme. İğrenç. Eminim içerisi leş gibi kokuyordur.
Sizler tahmin edilebilirsiniz. Senin de böyle söyleyeceğini söyledim. Ben ayağa kalkana kadar kutlama yapmayalım. Ve dalma. Kan pıhtılaşması.
En azından bir saniyeliğine oturun ama doktorun gelmesini bekleyin. Hiç miden bulanıyor mu? Başın dönüyor mu? Bilmiyorum. Bu benim için yeterli.
Bir haftadır ilk kez ayakta duruyorum. Aman Tanrım. Bacaklarım zayıf. İşte oldu. Ben iyiyim. Yine de başıma kan hücum ediyormuş gibi hissediyorum. Bu aslında çılgınca bir duygu.
Ama asıl sürpriz beni yerin hemen üstünde bekliyordu. Vay canına. Çok fazla var. Ve yedi gün sonra, sonunda 200 milyon aboneyi doğru şekilde kutlayabildim.
200 milyonu kutlamalıyız, değil mi? Artık hepiniz iç çamaşırımı gördüğünüze göre, videoyu bitiriyorum. Ve her zaman olduğu gibi, bir patlamayla bitirelim.
Makale yayınlanma tarihi
