Dünyanın En Ölümcül Beş Yerinde Bir Yolculuk: Aslanlardan Yılan Adası'na
MrBeast ミスタービーストVideoda Jimmy ve ekibi, "dünyanın en ölümcül" olarak tanıttıkları beş yeri sırayla ziyaret ediyor. Kurgunun temel fikri, her durağın bir öncekinden "kat kat daha tehlikeli" olması ve yolculuğun zehirli yılanlarla dolu bir adada bitmesi. Ekip; vahşi hayvanlarla çevrili bir kafes, donmuş bir şelale, Bolivya'daki "ölüm yolu", köpek balıklarıyla dolu sular, Amazon'daki bir şelale ve son olarak Yılan Adası'ndan geçiyor. Yolculuk boyunca ekipten Nolan'ın korkusu ve geri çekilmeleri de hikâyenin önemli bir parçası oluyor.
Safaride Bir Kafes: Gece Avlanan Hayvanlar
Her şey bir safarinin ortasına yerleştirilmiş bir kafeste başlıyor. Jimmy bölgede aslanlar, çitalar, su aygırları ve onlarca farklı ölümcül türün yaşadığını söylüyor. Aslanları kafesin yanına çekmek için yanında bol miktarda et getirmiş ve bu etleri kafese asıyor. Ekipten biri buna "Amacımız ölmek mi?" diye tepki veriyor.
Jimmy'ye göre bu yeri asıl tehlikeli kılan, güneş batıp görüş kaybolduğunda hayvanların görmeye devam etmesi. Gece çöktükçe önce iki aslan geliyor, ardından bir gergedan olup olmadığı tartışılan büyük bir hayvanın sesi duyuluyor. Ekip, hayvanların hepsinin geceleri dolaştığını ve aslanların kafesin etrafını sardığını anlatıyor. Bir noktada aslanlarla aralarında "resmen 5-6 metre" olduğunu söylüyorlar. Jimmy bu anı "Bu videoda ölebiliriz" diyerek videonun genel iddiasına bağlıyor.
Donmuş Şelaleye Tırmanış ve Nolan'ın Vazgeçişi
Bir sonraki durak devasa, donmuş bir şelale. Ekip bu buz yamacına çivili botlar ve buz baltalarıyla tırmanmaya çalışıyor. Jimmy, bunun o ana kadar yaptıkları en korkutucu şey olduğunu ve başarıp başaramayacaklarından emin olmadığını söylüyor. Nolan'ın yaşadığı gerginliğin kendisini daha da gerdiğini de ekliyor.
Tırmanışın başında Nolan "Ben yokum" diyerek vazgeçiyor. Ekip arkadaşları "Bırakamazsın" dese de Nolan aşağıda kalıyor ve Jimmy bunu "Nolan bizi terk etti" diye anlatıyor. Yarı yola gelindiğinde yamaç giderek dikleşiyor. Jimmy bir noktada ayağının kaydığını, tutunamadığını söylüyor; düşmek üzere olup olmadığı sorusuna "Evet" yanıtını veriyor. Zirveye yaklaştıkça "%10'um kaldı", "Kendimi tutmasam ağlayacağım" ve "Böyle bir şeye hiç kalkışmamalıydım belki de" diyor. Sonunda zirveye çıkmayı başarıyor. Ama ilk yorumu, Nolan'ın vazgeçmekte haklı olduğunu düşündüğü yönünde oluyor.
Bolivya'daki "Ölüm Yolu": Uçurumla 15 Santim
Üçüncü macera için ekip Bolivya'ya gidiyor. Jimmy burayı dünyanın en tehlikeli yolu olarak tanıtıyor ve yanındaki uçurumu "kelimenin tam anlamıyla gökdelen gibi" diye tarif ediyor. Videonun sonundaki özette bu uçurum 300 metrelik olarak anılıyor. Jimmy'nin aktardığına göre yol o kadar sık kazaya yol açmış ki yaklaşık 10 yıl önce kapatılmış. Kapatılmadan önce yılda yaklaşık 300 kişinin ölümüne neden olduğu söyleniyor. Jimmy, ekip için yetkililerden özel izin aldığını belirtiyor. Yanındakiler ise izin verilmemiş olmasını dilediklerini söylüyor.
Arabayı Jimmy kullanıyor ve yolculuk boyunca yolcular sürüş tarzına itiraz ediyor. Direksiyonun sallandığını söylüyor, "Direksiyonu tutsana" diye uyarıyorlar. Jimmy bir noktada ölümle aralarında "sadece 15 santim" olduğunu söylüyor, yolcu ise hayatının film şeridi gibi gözünün önünden geçtiğini anlatıyor. Rotanın en dar noktalarından birinde tekerleğin aşağı düşebileceği belirtiliyor. Bunun üzerine Nolan araçtan inip yolu tarif etmeye başlıyor. Tekerleğin "dev vadinin ucunda" durduğu, zeminin çok kaygan olduğu söyleniyor. Nolan ise yönlendirebileceği bir yön olmadığını, araçtan inmesinin aslında kaçmak gibi olduğunu itiraf ediyor.
Jimmy'nin anlatımına göre yolun bazı kısımları son derece normal. Ancak Bolivya'daki yüksek irtifa farkı yüzünden asıl "sessiz tehlike", tırmandıkça aniden çöken yoğun sis. Sis yüzünden önlerini zar zor gördüklerini, bir anda kenara fazla yaklaştıklarını ve yolcuların "Dur, kenardasın" diye uyardığını görüyoruz. Ekip ayrıca 10 yıldır kapalı olan yoldaki bir köprüyü geçmeden önce Nolan'ı yürüterek köprüyü "test ettiriyor". Sonunda yolu sorunsuz tamamladıklarını ve "şimdilik karada ölüm yok" dediklerini duyuyoruz.
Kafessiz Köpek Balığı Dalışı
Sıradaki yerde Karl ve Nolan, köpek balıklarıyla çevrili bir okyanusun ortasında. Normalde kullandıkları koruma kafesini bu kez kullanmayacaklarını açıkça söylüyorlar. Anlatıma göre bu sulardaki köpek balıkları sebepsiz saldırılarıyla ünlü ve burası bu yüzden Amerika Birleşik Devletleri'nin en tehlikeli suları olarak tanıtılıyor.
Köpek balıkları "dev gibi" diye tarif ediliyor ve suya girildiğinde biri arkadaşını "Arkanda, arkanda!" diye uyarıyor. Nolan suya girmek istemediğini birkaç kez tekrarlıyor, "Bugün ölmek istemiyorum" diyor. Sonunda Karl'a köpek balıklarının çok büyük olduğunu, bu işin kendisine göre olmadığını söyleyip dalışı bitiriyor. Anlatıcı ise bu deneyimin bile listenin ikinci sırasıyla kıyaslanamayacağını söylüyor.
Amazon'daki Gocta Şelalesi: Birkaç Dakikada Değişen Orman
Listenin ikinci sırasındaki yer Amazon yağmur ormanlarının ortasında. Jimmy burayı güzel olduğu kadar tehlikeli bir yer olarak tanıtıyor. Gerekçesi şu: küçük bir sağanak bile nehirlerin aniden taşmasına ve bütün bölgenin sular altında kalmasına yol açabiliyor. Ziyaret edilen yer Gocta Cataracts Şelalesi. Jimmy'ye göre burada yaşanacak ani bir sel, insanı 300 metre aşağı sürükleyip ölümüne neden olabilir.
Bu bölümde Jimmy'ye geçmiş videolardan iki isim eşlik ediyor: 70 gün ormanda kalmış olan Hase ve 100 gün bir küpte yaşamış olan Bailey. Yapılacak işin "Hase'lik" olduğu ama ölüm ihtimalinin düşük olduğu söyleniyor. Biri hemen "Sıfır değil mi?" diye soruyor. Ekip saatlerce, anlatıcının ifadesiyle "insanoğlunun ayak bastığı en kaygan ve zaman zaman en sarp" topraklarda yürüyor. Varış noktasında nehri rehber sayesinde güvenle geçiyorlar. Ardından şelalenin kenarından aşağı bakabilmek için halatlarla kendilerini bağlıyorlar ve manzarayı "şahane" bulduklarını söylüyorlar.
Ancak kısa süre sonra Jimmy'nin baştaki uyarısı gerçekleşiyor: aniden şiddetli bir yağmur başlıyor. Anlatıcıya göre şelale giderek genişliyor ve bu ani sellere yol açabiliyor. Ekip, Amazon'da sel suları altında kalmak üzere olduklarını söyleyip hemen ayrılmaya karar veriyor. Jimmy halatlarla şelalenin yanından inmeyi önerince bu fikir reddediliyor. Gerekçe olarak Jimmy'nin bulunduğu yerden yoğun çamur aktığı ve her an yıldırım çarpabileceği gösteriliyor. Jimmy bu durumu "YouTube videomuz acil durum operasyonuna dönüştü" diye özetliyor.
Tek çıkış yolu, geldikleri dik ve kaygan araziden geri dönmek oluyor. Fark şu ki bu kez orman sel suları altında. Ani sel nedeniyle yolun kapandığını, inişin saatler süreceğini ve birden fazla yeri halatla geçmeleri gerektiğini söylüyorlar. Jimmy, az önce kahkahalarla geçtiği nehri şimdi gerçekten korkarak geçtiğini anlatıyor. Düşerse hemen ileride şelale olduğunu belirtiyor ve halata tutunurken "Ölmeme izin verme" diyor. Saatler süren yürüyüşün sonunda ekip sel suları ve çamur içinde dağdan sağ salim iniyor.
Bir Numara: Yılan Adası
Listenin birinci sırası, anlatıcının "dünyanın en tehlikeli adası" dediği Yılan Adası. Ekip bırakıldıktan sonra ertesi güne kadar adada yalnız kalacak ve geceyi burada geçirecek. Her adımda ölümcül yılanlarla karşılaşabilecekleri için tek korumalarının taktıkları özel tekmelikler olduğu söyleniyor. Bir yılan sokarsa ne olacağı sorulduğunda Jimmy, zehir kana karışır karışmaz cildin erimeye başladığını ve bir saat içinde ölünebileceğini söylüyor.
Adaya ilk adımlar, beklenenden sakin bir izlenim bırakıyor. Biri "ölüm makineleriyle dolu bir adaya göre" hiç de fena olmadığını ve manzaranın harika göründüğünü söylüyor. Anlatıcı burada bir beklentiyi düzeltiyor. İsminden dolayı insan binlerce yılanın yerde dolaştığını düşünüyor. Ama anlatıcıya göre yılanlar yerdeki hayvanların hepsini öldürmüş durumda ve artık adada hayatta kalan tek tür olan ağaçlardaki kuşları avlıyorlar. Bu nedenle tehlike yalnızca ayak hizasında değil: ormana girildiğinde bir yılanın ağaçtan atlayıp sokabileceği uyarısı yapılıyor. Ekipten biri bacaklarını düşündüğünü, ağaçlardan yılan düşebileceğini hesaba katmadığını söylüyor. Kısa süre sonra yüzünün hemen yanında bir yılan fark ediliyor.
Bilim İnsanlarıyla Yılan Avı ve Panzehir
Adadaki zamanın önemli bir kısmı, yılan yakalayan bilim insanlarına eşlik ederek geçiyor. Anlatıma göre bilim insanları yılanları yakalıyor, zehirlerini çıkarıyor ve bundan panzehir üretiyor. Yakalanan küçük bir yılanın elden düşüp kaçması, videodaki hafif anlardan biri oluyor. Ekip, yılanı düşüren kişinin telefonunu düşürmüş gibi davrandığına gülüyor.
Ağaçlar çok sık olduğu için iki adım ilerisi görülemiyor ama ekip ilerledikçe daha fazla yılan buluyor. Bir yılandan elde edilecek panzehirin kaç kişiyi kurtaracağı sorulunca "binlerce kişiyi" yanıtı geliyor. Anlatıcı, üretilen panzehirin Brezilya'daki yılan sokmalarının yüzde doksanının tedavisinde kullanılabileceğini, dolayısıyla yakalanan her yılanın binlerce hayat kurtarabileceğini söylüyor. Bir başka yılan yaklaşık 4,5 metre yukarıda bir ağaçta bulunuyor. Bilim insanları onu yakalamak için ağacı sallamak gerektiğini söylüyor. Jimmy de bu ağaçların altında asla kamp kurmayacağını ekliyor. Ekip günün geri kalanında yılanları bulmaya yardım ederek araştırmaya destek olduklarını anlatıyor.
Yılanların Arasında Bir Gece
Hava kararmaya başlayınca öncelik hayatta kalmaya geçiyor ve ekip kamp kuruyor. Çadırların yılana dayanıklı olup olmadığını bilmediklerini açıkça söylüyorlar. Uyumadan önce biri çadırına yılan girmemesini umduğunu, sağ salim evine dönmek istediğini dile getiriyor. Sabah uyandıklarında akıllarındaki tek şeyin bir an önce adadan ayrılmak olduğunu anlatıyorlar.
Video, Jimmy'nin kısa bir değerlendirmesiyle kapanıyor: devasa bir buz yamacında asılı kalmaktan 300 metrelik bir uçurumun kenarında araba sürmeye, köpek balığı dolu sularda kafessiz yüzmekten Yılan Adası'na kadar her yerden çıkmayı başardılar ve kimse ölmedi.
Şu anda yılanlarla dolu bir adadayım. Ama çok daha ölümcül yerlere gideceğim. Mesela buzla kaplı bir dağa tırmanacağım.
Kesin öleceğim! İndirin beni! İndirin!
Binlerce cana mal olmuş bir yolda araba süreceğim.
Ölümle aramızda 15 santim var.
Vahşi köpek balıklarıyla kafessiz yüzeceğim. Ve daha fazlası var.
Her şey bu kafeste başlıyor. Yani safarinin ortasında aslanların, çitaların, su aygırlarının ve ölümcül onlarca farklı türün olduğu yerde.
Bunu niye yapıyoruz? Çünkü en ölümcül beş yeri ziyaret ediyoruz.
Bir tane gördüm. Hadi canım. Bunu niye yapıyoruz?
Ve aslanların yanımıza gelmesi için bir sürü et getirdim.
Eti al.
Ve etleri kafese asacağım.
Hadi be, amacımız ölmek mi?
Ama burayı gerçekten ölümcül kılan şey, güneş battığında ve görüşümüzü kaybettiğimizde, hayvanların kaybetmemesi.
Jimmy, iki aslan geldi.
Bu ses, gergedan mı o? Hayır, kanka dev gibi. Hepsi geceleri dolaşıyor.
Aslanlar etrafımızı çevirdi. Aramızda resmen 5-6 metre var. Olamaz.
Aslanlar etrafımızda dolaşıyordu. Bu videoda ölebiliriz.
Pekâlâ, bakalım ölecek miyiz? Çünkü bu videoda ziyaret ettiğimiz her yer bir öncekine göre katbekat daha tehlikeli olacak. Hatta en sonunda zehirli yılanlarla dolu bir adaya kadar gideceğiz. Ama şimdi bu ölümcül, devasa donmuş şelaleye tırmanmaya çalışacağız.
Artık yolumuzdan dönemeyiz. O veya bu şekilde. O devasa yamaca tırmanacağız. Hem de bu çivili botlar ve buz baltalarıyla.
Şimdiye kadar yaptığımız en korkutucu şey. Şans dileyin.
Jimmy, gerçekten tırmanın mı diyorsun? Evet. Mümkün değil.
Doğrusu bunu başarıp başaramayacağımızdan emin değildim. Ama Nolan'ın yaşadığı o heyecan beni daha da gerdi.
Hayır beyler, durun. Durun, bir durun. Ben yokum. Ben yokum. Bırakamazsın. İzle de gör.
Nolan tırsıp kaçtı. İnanamıyorum. Nolan bizi terk etti.
Epey yüksekteyiz. Yarıladınız sayılır.
Jimmy, aşağıya bakma. Şaka gibi. Tırmandıkça dikleşiyor.
Ayağım... Tutunamıyorum ki.
Düşüyor muydun? Evet. Olamaz.
Zirveyi gördüm Jimmy. Aşırı korkutucu bir şeymiş.
Başaracağım. Zirveye kadar çıkacağım. Ne kadar dik olduğunu göstersene.
Artık burada pes edemem. %10'um kaldı. Kendimi tutmasam ağlayacağım. Böyle bir şeye hiç kalkışmamalıydım belki de.
Az kaldı Jimmy.
Ama bir şekilde şelalenin zirvesine tırmanmayı başardım.
Zirveye çıktık. İşte bu! Aslında bence Nolan haklıymış.
Bakalım üçüncü sıradaki macerayı kaldırabilecek mi? Bolivya'ya kadar gidiyoruz ve çok az kişinin canlı çıktığı bir yolda araba süreceğim.
Ve şu anda dünyanın en tehlikeli yolundayız. Bu uçurum kelimenin tam anlamıyla gökdelen gibi. Şimdiden fena halde pişmanım.
İnanmazsınız ama bu yol o kadar sık kazaya sebep olmuş ki 10 yıl önce kapatılmış. Çünkü senede yaklaşık 300 kişinin ölümüne neden oluyormuş. Ama sırf bizim için yetkililerden özel izin aldım.
Keşke vermeselerdi. Bir şey olmaz. Ben emin değilim.
Niye ölüm yolu dedikleri belli oldu. Ama ölüm yolundaymış gibi sürmüyorsun ki.
Hayatım benim elimdeyken oh mo demen ürkütüyor. Hayır, senin hayatın benim elimde ve bak, direksiyon sallanıyor. Direksiyonu tutsana ya.
Ölümle aramızda sadece 15 santim var. Kenara çok yaklaştım. Lütfen, lütfen, lütfen, lütfen. Hayatım film şeridi gibi geçiyor. Film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor.
Bu sahne size tehlikeli gibi geldiyse rotamızdaki en ölümcül üç noktanın ilkine az kaldığını söylemeliyim.
Yol burada iyice daralıyor. Burada çok dikkatli olmalısın. Yok artık be. Kanka, tekerlek aşağı düşebilir, gördün mü? Evet, anladım.
İnanmıyorum. Ne kadar yüksekteyiz ya.
Nolan, yolu tarif etsene. Ne demek. Hemen araçtan ineyim.
Dostum. Düşme lütfen. Hadi canım. Ne kadar dik bir uçurum bu. Burası bildiğin vadi gibi. Şelale falan da var. Bana yardımcı olsana. Tamam.
Kanka, inanmıyorum ya. Kenara ne kadar yakınız? Tekerlek bu dev vadinin ucunda duruyor. İnanamıyorum. Dikkat et, aşağı iniyor. Çok kaygan. Böyle devam.
Nolan, yönlendirme konusunda pek iyi değilsin. Aslında arabadan kaçıyormuşum gibi oldu. Yönlendirebileceğim bir yön yok ki. Bin artık, işe yaramaz. Tamam. Sen de bin, hızlanacağım.
Nolan, bu yolculuk daha keyifli hale gelebilir bence. Nasıl? Yepyeni Feastables Creamy fıstık ezmeli kuplarla. Yavaş sürersem diyeceksin sanmıştım. Hayır.
Tırmandıkça sis çöküyor. Önümüzü zar zor görüyorum.
Yolun bazı kısımları son derece normal. Fakat Bolivya'daki yüksek irtifa farkı yüzünden asıl sessiz tehlike aniden ortaya çıkan bu yoğun sis.
Tamam, dur dur dur dur. Dur dur, kenardasın. Devam edeyim mi? Hayır. Az sonra düşecekmişiz gibi görünüyor. Tam kenarındayız.
Tamam. Yani böyle gidiyorum. İyi mi? Kenardan uzak dur. Aa! Bu ses de ne? Biraz fazla yaklaştın ama.
Ortalık biraz şenlensin diye kendi Feastables kuplarımızı üretelim dedik.
Hayır.
Aslında bu kupların en güzel yanı içinde taze fıstık ezmesi kullanmamız. İç dolgusuna bir bakın. Tadı şahane.
Ayrıca içinde Feastables çikolatası var. Bu arada Feastables çiftçilerine hak ettikleri ücretleri ödüyor ve Adil Ticaret sertifikalı kakao kullanıyor. Ve çocuk işçi sorunu yok.
Olamaz, çok engebeli.
Bu saydıklarımı büyük çikolata şirketleri yapmıyor.
Nolan! Ne? Yol 10 yıldır kapalı. Köprüyü bir kontrol eder misin? Tamam. Köprü çökecekse üstünde ben varken çöksün... İstemem. Evet, Nolan köprüyü test et. Geçeyim mi? Tamamdır.
Büyük firmalar çiftçilere az para verdiği için çiftçiler çocuk işçi çalıştırıyor. Sadece Batı Afrika'da kakao çiftliklerinde 1 milyondan fazla çocuk işçi var.
Yeni kupumuzu hem tadı harika olduğu hem de çikolata sektörüne mesaj vermek için denemen gerek. Çiftçilere hak ettiklerini ödeyin ve çocuk işçiliğine son vermek için bir adım atın.
Resmen delilik bu. Ölüm yolunu atlattık. Şimdilik bize karada ölüm yok.
Ama listemizdeki yeni yeri görmeye giden Karl ve Nolan köpek balıklarıyla çevrili okyanusun ortasında.
Ve nedense suya kafessiz gireceğiz. Evet, normalde şu şeyi kullanırız ama bu kez kullanmıyoruz.
Bu sulardaki köpek balıkları sebepsiz saldırılarıyla ünlü. İşte bu yüzden burası Amerika Birleşik Devletleri'nin en tehlikeli suları.
Ciddi ciddi giriyoruz. İnanmıyorum. Köpek balıkları resmen dev gibi.
Neden kafessiz giriyoruz ki?
Neden kafessiz giriyoruz ki? Arkanda, arkanda! Olamaz, dev gibi!
Nolan, suya gir. Hayır, istemiyorum. Hiç istemiyorum. Umarım ölmem. Bugün ölmek istemiyorum.
Hadi canım, sen de. Amma büyükmüş.
Tamam. Tamam, peki. Karl, bu köpek balıkları çok büyük. Bu iş benlik değilmiş. Yetti.
Ama bu listemizin ikinci sırasıyla kıyaslanamaz bile.
Yeni yerimiz Amazon yağmur ormanlarının tam ortasında bulunuyor. Ve burası güzel olduğu kadar tehlikeli de bir yer. Çünkü birkaç dakika içinde ormanın şu hali... Şuna dönüşebilir. Küçük bir sağanak bile nehirlerin aniden taşmasına ve tüm bölgeyi sular altında bırakmasına neden olabilir.
Ve bugün Gocta Cataracts Şelalesi'ni ziyaret ediyoruz. Ve burada yaşanacak ani bir sel bizi 300 metre aşağı atıp... ölümümüze sebep olabilir.
Ve bu bulutlu günde bana kimler mi eşlik edecek? Bakın işte, Hase'i hatırlarsınız. 70 gün ormanda kalmıştı ve Bailey de 100 gün küpte yaşamıştı. Bu yapacağımız şey aslında Hase'lik ama ölüm ihtimali düşükmüş.
Sıfır değil mi? Hadi beyler, yola çıkalım.
Ve saatler boyunca, durmadan... İnsanoğlunun ayak bastığı en kaygan ve zaman zaman en sarp ve dik topraklarda ilerlemeye çalışırken...
Yok bir şey. Nihayet varacağımız yere ulaştık.
Bu gördüğünüz şey şelale. Yani ayağın kayarsa ölürsün.
Ve rehberimiz sayesinde nehri sağ salim geçmeyi başardık. Hey, bakın!
Sonra da şelalenin kenarından aşağı bakabilmek için halatlarımızı sıkıca bağladık.
Görebiliyor musun? Vay canına! Şahane bir manzara!
Ama daha önce de söylediğim gibi burası çok güzel bir yer olsa da bir an içinde ölümcül bir yere dönüşebiliyor. Birdenbire deli gibi yağmur yağmaya başladı.
Buranın dünyanın en tehlikeli yerlerinden biri olmasının sebebi bu. Bu şelale giderek daha da genişliyor ve bu da ani sel basmalarına sebep olabiliyor. Amazon'da resmen sel suları altında kalmak üzereyiz. Gitmemiz gerek.
Halatları kullanarak şelalenin yanından mı insek acaba? Bence hayır. Bu iyi bir fikir değil, Jimmy. Ama ormanda olmak da bu kadar kötü değil mi? Riski ne?
Jimmy'nin olduğu yerden çamur akıyor. Hem de çok. Ve herhangi bir anda yıldırım çarpabilir. Ve ölmeni gerçekten istemiyorum.
Yani YouTube videomuz acil durum operasyonuna dönüştüğü için tek çıkış yolu bizi buraya getiren aynı dik ve kaygan araziden geçmekti. Ama şimdi bunu, orman sel suları altında kalmışken yapmak zorundaydık.
Ani seli görüyoruz, artık yol kapandı. Dağdan inmemiz saatler süreceği için birden fazla yeri halatla geçmemiz gerekiyor.
Az önce bu nehri kahkahalarla geçtiğimi hatırlar mısın? Ama şu anda gülmüyorum. Çünkü gerçekten korkuyorum. Bu defa düşersem, ileride şelale var. Tam orada. Şu suya bakın. Çok ciddiyim, şaka değil.
Halata tutun ve kendini yukarı çek. Ölmeme izin verme.
Ve saatler boyunca sel suları ve çamur içinde yürüyerek sağ salim bir şekilde dağdan inmeyi başardık. Şimdi ise yeryüzünün en ölümcül yerine gidiyoruz.
Dünyanın en ölümcül yerleri listemizin bir numarasındayız. Bu videoyu dünya üzerindeki en tehlikeli ada olan Yılan Adası'nda sonlandırmaktan daha güzeli olabilir mi?
Niye ölüm makineleriyle dolu bir adaya gidiyoruz ki? Ölebiliriz.
Güle güle. Ve böylece yarına kadar yapayalnızız. Aynen öyle.
Geceyi dünyanın en ölümcül adasında geçireceğiz ve adım attığımız her yerde ölümcül yılanlar olduğundan zehirli yılanlardan korunmak adına tek umudumuz da taktığımız özel tekmelikler.
Yani her yerden yılan çıkabilir mi? Evet. Jimmy, birimizi yılan sokarsa ne olur? Zehir kana karışır karışmaz, cildin erimeye başlar ve bir saat içinde ölebilirsin.
Her an ölebileceğimi düşünmek dehşet verici. Çok acayip be.
Aslında ölüm makineleriyle dolu bir adaya göre hiç de fena değilmiş. Buradan manzara gerçekten harika görünüyor. Buradan düşersen ölürsün. Evet, orasını anladım. Aman dikkat!
İsmi Yılan Adası olduğu için insan binlerce yılanın ortalıkta dolaşacağını düşünüyor. Ama yerdeki hayvanların hepsini öldürdüklerinden, yılanlar artık adanın hayatta kalan tek türü olan ağaçlardaki kuşları avlıyor.
Şu an resmen ormana giriyoruz. An itibarıyla yılanın teki ağaçtan atlayıp bizi sokabilir. Ben bacaklarımı düşünüyordum ama şimdi ağaçlardan da yılan düşebilir diyorsun. İnanamıyorum.
Burada yılan var. Tam yüzümün yanında.
Bilim insanları yılanları yakalıyor ve zehirlerini çıkarıp panzehir üretebiliyor.
Bu zehirli yılan. Evet. Ya beni sokarsa ölürüm, değil mi? Doğru.
İyice tutsana. Daha çok küçük. Olamaz. Hayır. Kaçtı. Çünkü düşürdün. Hayır. Kaçtı. Kaçtı. Evet.
Adam yılanı düşürdü ama telefonunu düşürmüş gibi davranıyor.
Ormanda ilerledikçe... Ağaçlar çok sık. İki adım ilerisini göremiyorum. Her an bir yılan çıkabilir. Daha fazla yılan gördük. Burada ve şurada.
Bu defa elimizden kaçmasın ama. Tamam. Geri çekil, geri çekil.
Bu yılandan elde edilecek panzehir kaç kişiyi kurtaracak? Binlerce kişiyi. Çok iyiymiş.
Üretilen panzehir, Brezilya'daki yılan sokmalarının yüzde doksanını tedavi için kullanılabilir. Bu da yakaladığımız her yılanın binlerce hayat kurtarabileceği anlamına geliyor.
Jimmy, burada bir yılan daha var. İnanmıyorum, kocamanmış. Hepsini buluyoruz. Ortaya çıkıyorlar.
Günün geri kalanında bu ölümcül yılanları bulmaya yardım ettik ve hatta bilim insanlarına araştırmalarında destek olduk.
Şimdi, bu yılan yaklaşık 4,5 metre yukarıda ve bilim insanları onu yakalamak için ağacı sallamalıyız diyor. Hayatta bu ağaçların altında kamp kurmam. Yılan kıpırdamıyor bile. O panzehir çok önemli, hayat kurtaracak.
Artık hava kararmaya başlamıştı. Bu yüzden hayatta kalmaya odaklanmalıydık. Kamp kurma vakti.
Kampımız hazır. Ama bu çadırlar yılana dayanıklı mı bilmiyorum. Yılanların arasında uyuyacağız. Bu korkutucu.
Uyku vakti geldi. Umarım bu gece çadırıma yılan falan girmeye kalkmaz. Çok ürkütücü. Sağ salim evime gitmek istiyorum.
Uyandığımızda aklımızda tek bir şey vardı. Bir an önce bu adadan çekip gitmek. Eve dönelim ya.
Devasa bir buzdağının yamacında asılı kalmaktan, 300 metrelik uçurumun kenarında araba sürmeye, köpek balığı dolu sularda kafes olmadan yüzmeye ve son olarak da Yılan Adası'ndan kurtulduk ve kimse ölmedi.
Videoyu izlediğin için sağ ol. Ekrandaki mağazalardan yepyeni
Feastables Creamy fıstık ezmeli kuplarımızı mutlaka dene ve böylece çikolatanın nereden geldiğini önemsediğini çikolata sektörüne göster.
QR kodu okutun ve Beast Games'in ikinci sezon 50 kişilik yarışmacı kontenjanına nasıl girebileceğinizi öğrenin.
Makale yayınlanma tarihi
