Dünyanın En Ölümcül Beş Yerinde Bir Yolculuk: Aslanlardan Yılan Adası'na

YouTube'da aç ↗
Genel bakış

Videoda Jimmy ve ekibi, "dünyanın en ölümcül" olarak tanıttıkları beş yeri sırayla ziyaret ediyor. Kurgunun temel fikri, her durağın bir öncekinden "kat kat daha tehlikeli" olması ve yolculuğun zehirli yılanlarla dolu bir adada bitmesi. Ekip; vahşi hayvanlarla çevrili bir kafes, donmuş bir şelale, Bolivya'daki "ölüm yolu", köpek balıklarıyla dolu sular, Amazon'daki bir şelale ve son olarak Yılan Adası'ndan geçiyor. Yolculuk boyunca ekipten Nolan'ın korkusu ve geri çekilmeleri de hikâyenin önemli bir parçası oluyor.

10 dk okuma

Safaride Bir Kafes: Gece Avlanan Hayvanlar

Her şey bir safarinin ortasına yerleştirilmiş bir kafeste başlıyor. Jimmy bölgede aslanlar, çitalar, su aygırları ve onlarca farklı ölümcül türün yaşadığını söylüyor. Aslanları kafesin yanına çekmek için yanında bol miktarda et getirmiş ve bu etleri kafese asıyor. Ekipten biri buna "Amacımız ölmek mi?" diye tepki veriyor.

Jimmy'ye göre bu yeri asıl tehlikeli kılan, güneş batıp görüş kaybolduğunda hayvanların görmeye devam etmesi. Gece çöktükçe önce iki aslan geliyor, ardından bir gergedan olup olmadığı tartışılan büyük bir hayvanın sesi duyuluyor. Ekip, hayvanların hepsinin geceleri dolaştığını ve aslanların kafesin etrafını sardığını anlatıyor. Bir noktada aslanlarla aralarında "resmen 5-6 metre" olduğunu söylüyorlar. Jimmy bu anı "Bu videoda ölebiliriz" diyerek videonun genel iddiasına bağlıyor.

Donmuş Şelaleye Tırmanış ve Nolan'ın Vazgeçişi

Bir sonraki durak devasa, donmuş bir şelale. Ekip bu buz yamacına çivili botlar ve buz baltalarıyla tırmanmaya çalışıyor. Jimmy, bunun o ana kadar yaptıkları en korkutucu şey olduğunu ve başarıp başaramayacaklarından emin olmadığını söylüyor. Nolan'ın yaşadığı gerginliğin kendisini daha da gerdiğini de ekliyor.

Tırmanışın başında Nolan "Ben yokum" diyerek vazgeçiyor. Ekip arkadaşları "Bırakamazsın" dese de Nolan aşağıda kalıyor ve Jimmy bunu "Nolan bizi terk etti" diye anlatıyor. Yarı yola gelindiğinde yamaç giderek dikleşiyor. Jimmy bir noktada ayağının kaydığını, tutunamadığını söylüyor; düşmek üzere olup olmadığı sorusuna "Evet" yanıtını veriyor. Zirveye yaklaştıkça "%10'um kaldı", "Kendimi tutmasam ağlayacağım" ve "Böyle bir şeye hiç kalkışmamalıydım belki de" diyor. Sonunda zirveye çıkmayı başarıyor. Ama ilk yorumu, Nolan'ın vazgeçmekte haklı olduğunu düşündüğü yönünde oluyor.

Bolivya'daki "Ölüm Yolu": Uçurumla 15 Santim

Üçüncü macera için ekip Bolivya'ya gidiyor. Jimmy burayı dünyanın en tehlikeli yolu olarak tanıtıyor ve yanındaki uçurumu "kelimenin tam anlamıyla gökdelen gibi" diye tarif ediyor. Videonun sonundaki özette bu uçurum 300 metrelik olarak anılıyor. Jimmy'nin aktardığına göre yol o kadar sık kazaya yol açmış ki yaklaşık 10 yıl önce kapatılmış. Kapatılmadan önce yılda yaklaşık 300 kişinin ölümüne neden olduğu söyleniyor. Jimmy, ekip için yetkililerden özel izin aldığını belirtiyor. Yanındakiler ise izin verilmemiş olmasını dilediklerini söylüyor.

Arabayı Jimmy kullanıyor ve yolculuk boyunca yolcular sürüş tarzına itiraz ediyor. Direksiyonun sallandığını söylüyor, "Direksiyonu tutsana" diye uyarıyorlar. Jimmy bir noktada ölümle aralarında "sadece 15 santim" olduğunu söylüyor, yolcu ise hayatının film şeridi gibi gözünün önünden geçtiğini anlatıyor. Rotanın en dar noktalarından birinde tekerleğin aşağı düşebileceği belirtiliyor. Bunun üzerine Nolan araçtan inip yolu tarif etmeye başlıyor. Tekerleğin "dev vadinin ucunda" durduğu, zeminin çok kaygan olduğu söyleniyor. Nolan ise yönlendirebileceği bir yön olmadığını, araçtan inmesinin aslında kaçmak gibi olduğunu itiraf ediyor.

Jimmy'nin anlatımına göre yolun bazı kısımları son derece normal. Ancak Bolivya'daki yüksek irtifa farkı yüzünden asıl "sessiz tehlike", tırmandıkça aniden çöken yoğun sis. Sis yüzünden önlerini zar zor gördüklerini, bir anda kenara fazla yaklaştıklarını ve yolcuların "Dur, kenardasın" diye uyardığını görüyoruz. Ekip ayrıca 10 yıldır kapalı olan yoldaki bir köprüyü geçmeden önce Nolan'ı yürüterek köprüyü "test ettiriyor". Sonunda yolu sorunsuz tamamladıklarını ve "şimdilik karada ölüm yok" dediklerini duyuyoruz.

Kafessiz Köpek Balığı Dalışı

Sıradaki yerde Karl ve Nolan, köpek balıklarıyla çevrili bir okyanusun ortasında. Normalde kullandıkları koruma kafesini bu kez kullanmayacaklarını açıkça söylüyorlar. Anlatıma göre bu sulardaki köpek balıkları sebepsiz saldırılarıyla ünlü ve burası bu yüzden Amerika Birleşik Devletleri'nin en tehlikeli suları olarak tanıtılıyor.

Köpek balıkları "dev gibi" diye tarif ediliyor ve suya girildiğinde biri arkadaşını "Arkanda, arkanda!" diye uyarıyor. Nolan suya girmek istemediğini birkaç kez tekrarlıyor, "Bugün ölmek istemiyorum" diyor. Sonunda Karl'a köpek balıklarının çok büyük olduğunu, bu işin kendisine göre olmadığını söyleyip dalışı bitiriyor. Anlatıcı ise bu deneyimin bile listenin ikinci sırasıyla kıyaslanamayacağını söylüyor.

Amazon'daki Gocta Şelalesi: Birkaç Dakikada Değişen Orman

Listenin ikinci sırasındaki yer Amazon yağmur ormanlarının ortasında. Jimmy burayı güzel olduğu kadar tehlikeli bir yer olarak tanıtıyor. Gerekçesi şu: küçük bir sağanak bile nehirlerin aniden taşmasına ve bütün bölgenin sular altında kalmasına yol açabiliyor. Ziyaret edilen yer Gocta Cataracts Şelalesi. Jimmy'ye göre burada yaşanacak ani bir sel, insanı 300 metre aşağı sürükleyip ölümüne neden olabilir.

Bu bölümde Jimmy'ye geçmiş videolardan iki isim eşlik ediyor: 70 gün ormanda kalmış olan Hase ve 100 gün bir küpte yaşamış olan Bailey. Yapılacak işin "Hase'lik" olduğu ama ölüm ihtimalinin düşük olduğu söyleniyor. Biri hemen "Sıfır değil mi?" diye soruyor. Ekip saatlerce, anlatıcının ifadesiyle "insanoğlunun ayak bastığı en kaygan ve zaman zaman en sarp" topraklarda yürüyor. Varış noktasında nehri rehber sayesinde güvenle geçiyorlar. Ardından şelalenin kenarından aşağı bakabilmek için halatlarla kendilerini bağlıyorlar ve manzarayı "şahane" bulduklarını söylüyorlar.

Ancak kısa süre sonra Jimmy'nin baştaki uyarısı gerçekleşiyor: aniden şiddetli bir yağmur başlıyor. Anlatıcıya göre şelale giderek genişliyor ve bu ani sellere yol açabiliyor. Ekip, Amazon'da sel suları altında kalmak üzere olduklarını söyleyip hemen ayrılmaya karar veriyor. Jimmy halatlarla şelalenin yanından inmeyi önerince bu fikir reddediliyor. Gerekçe olarak Jimmy'nin bulunduğu yerden yoğun çamur aktığı ve her an yıldırım çarpabileceği gösteriliyor. Jimmy bu durumu "YouTube videomuz acil durum operasyonuna dönüştü" diye özetliyor.

Tek çıkış yolu, geldikleri dik ve kaygan araziden geri dönmek oluyor. Fark şu ki bu kez orman sel suları altında. Ani sel nedeniyle yolun kapandığını, inişin saatler süreceğini ve birden fazla yeri halatla geçmeleri gerektiğini söylüyorlar. Jimmy, az önce kahkahalarla geçtiği nehri şimdi gerçekten korkarak geçtiğini anlatıyor. Düşerse hemen ileride şelale olduğunu belirtiyor ve halata tutunurken "Ölmeme izin verme" diyor. Saatler süren yürüyüşün sonunda ekip sel suları ve çamur içinde dağdan sağ salim iniyor.

Bir Numara: Yılan Adası

Listenin birinci sırası, anlatıcının "dünyanın en tehlikeli adası" dediği Yılan Adası. Ekip bırakıldıktan sonra ertesi güne kadar adada yalnız kalacak ve geceyi burada geçirecek. Her adımda ölümcül yılanlarla karşılaşabilecekleri için tek korumalarının taktıkları özel tekmelikler olduğu söyleniyor. Bir yılan sokarsa ne olacağı sorulduğunda Jimmy, zehir kana karışır karışmaz cildin erimeye başladığını ve bir saat içinde ölünebileceğini söylüyor.

Adaya ilk adımlar, beklenenden sakin bir izlenim bırakıyor. Biri "ölüm makineleriyle dolu bir adaya göre" hiç de fena olmadığını ve manzaranın harika göründüğünü söylüyor. Anlatıcı burada bir beklentiyi düzeltiyor. İsminden dolayı insan binlerce yılanın yerde dolaştığını düşünüyor. Ama anlatıcıya göre yılanlar yerdeki hayvanların hepsini öldürmüş durumda ve artık adada hayatta kalan tek tür olan ağaçlardaki kuşları avlıyorlar. Bu nedenle tehlike yalnızca ayak hizasında değil: ormana girildiğinde bir yılanın ağaçtan atlayıp sokabileceği uyarısı yapılıyor. Ekipten biri bacaklarını düşündüğünü, ağaçlardan yılan düşebileceğini hesaba katmadığını söylüyor. Kısa süre sonra yüzünün hemen yanında bir yılan fark ediliyor.

Bilim İnsanlarıyla Yılan Avı ve Panzehir

Adadaki zamanın önemli bir kısmı, yılan yakalayan bilim insanlarına eşlik ederek geçiyor. Anlatıma göre bilim insanları yılanları yakalıyor, zehirlerini çıkarıyor ve bundan panzehir üretiyor. Yakalanan küçük bir yılanın elden düşüp kaçması, videodaki hafif anlardan biri oluyor. Ekip, yılanı düşüren kişinin telefonunu düşürmüş gibi davrandığına gülüyor.

Ağaçlar çok sık olduğu için iki adım ilerisi görülemiyor ama ekip ilerledikçe daha fazla yılan buluyor. Bir yılandan elde edilecek panzehirin kaç kişiyi kurtaracağı sorulunca "binlerce kişiyi" yanıtı geliyor. Anlatıcı, üretilen panzehirin Brezilya'daki yılan sokmalarının yüzde doksanının tedavisinde kullanılabileceğini, dolayısıyla yakalanan her yılanın binlerce hayat kurtarabileceğini söylüyor. Bir başka yılan yaklaşık 4,5 metre yukarıda bir ağaçta bulunuyor. Bilim insanları onu yakalamak için ağacı sallamak gerektiğini söylüyor. Jimmy de bu ağaçların altında asla kamp kurmayacağını ekliyor. Ekip günün geri kalanında yılanları bulmaya yardım ederek araştırmaya destek olduklarını anlatıyor.

Yılanların Arasında Bir Gece

Hava kararmaya başlayınca öncelik hayatta kalmaya geçiyor ve ekip kamp kuruyor. Çadırların yılana dayanıklı olup olmadığını bilmediklerini açıkça söylüyorlar. Uyumadan önce biri çadırına yılan girmemesini umduğunu, sağ salim evine dönmek istediğini dile getiriyor. Sabah uyandıklarında akıllarındaki tek şeyin bir an önce adadan ayrılmak olduğunu anlatıyorlar.

Video, Jimmy'nin kısa bir değerlendirmesiyle kapanıyor: devasa bir buz yamacında asılı kalmaktan 300 metrelik bir uçurumun kenarında araba sürmeye, köpek balığı dolu sularda kafessiz yüzmekten Yılan Adası'na kadar her yerden çıkmayı başardılar ve kimse ölmedi.