İnsan mı Hayvan mı? Aslanla İp Çekmeden Formula E Arabasına Karşı Çitaya Uzanan Yarışlar
MrBeast ミスタービーストVideonun sorduğu soru şu: Kendi alanında dünyanın en iyileri arasında sayılan insanlar, ya da insan yapımı araçlar, hayvanlarla doğrudan karşılaştığında kim kazanır? Jimmy'nin sunduğu yarışmada aslan, kaplan, boğa, boz ayı, fil, arama köpekleri ve çita sırayla sahneye çıkıyor. Videonun başında üç soru soruluyor: Çita mı daha hızlıdır, yoksa dünyanın en hızlı arabalarından biri mi? Bir insan ayıyla dövüşte kazanabilir mi? Kaplan, dünya rekortmeni yüksek atlamacıyı geçebilir mi? Sonuçlar her etapta aynı yöne çıkmıyor. Bazı etaplarda insan kolayca kazanıyor, bazılarında hayvan açık farkla öne geçiyor, bir etapta da yarışmacı bilinçli olarak hayvan yerine insanla karşılaşmayı tercih ediyor.
Dünyanın en güçlü adamı ile 227 kiloluk aslan
İlk etapta Brian, 227 kiloluk bir aslanla ip çekiyor. Videoda daha önce uçak çekerken gösterilen Brian, başlangıçta aslanı yerinden kıpırdatamıyor. Sunucular "dünyanın en güçlü adamının gücü karşısındaki aslana yetmiyor" diye yorumluyor. Bir ara aslan arkasını dönünce, Brian'ı yormaya çalıştığı tahmin ediliyor. Sonra Brian karşılık vermeye başlıyor, bitişe yaklaşık bir metre kalıyor ve sonunda ipi kendi tarafına çekerek etabı kazanıyor. Sunucu bunun, insanla hayvanların karşılaşacağı yedi etabın yalnızca ilki olduğunu söylüyor.
Rekortmen atlamacı Darius ile kaplan Luna
İkinci etabın yarışmacısı Darius. Sunucuya göre bu alanda Guinness Dünya Rekoru Darius'a ait ve yaşayan sekiz milyar insanın hiçbiri ondan daha yükseğe zıplayamıyor. Rakibi kaplan Luna. Bakıcılar Luna'yı zıplatmak için et kullanıyor. Luna'nın sıçrayışı 3 metre 28 santime ulaşıyor.
Bu noktada Jimmy hedefi yükseltiyor. Hedefi 3,28 metreye değil 3,73 metreye koyuyor ve bunun Guinness rekorundan tam 2,5 santim yüksek olduğunu söylüyor. Darius hedefe dokunursa hem kaplanı geçmiş hem de yeni bir dünya rekoru kırmış olacak. Darius önce "Bence olur" diyor, ardından bunun yalan olduğunu itiraf ediyor ve insanüstü bir yetenek gerektiğini söylüyor. Yine de denemede hedefe dokunuyor. Sunucular sonucu dünya rekoru olarak kutluyor. Darius'un yorumu ise daha da yükseğe çıkabileceği yönünde. Bu etaptan sonra skor insanlar lehine iki-sıfır, ve sunucu sıradaki yarışmanın insan takımını çok daha fazla zorlayacağını tahmin ediyor.
Bubba ve üç boğa: Arenada para taşımak
Üçüncü etap bir boğa arenasında geçiyor. Boğa binicisi Bubba'nın görevi, üç dakika içinde mümkün olduğunca çok para çuvalını arenanın öbür ucundaki kovaya taşımak. Bu sırada arenaya her biri 680 kilo ağırlığında üç boğa salınıyor. Kovaya atılan her dolar Bubba'nın oluyor.
Boğalar kapıdan çıkar çıkmaz Bubba'ya yöneliyor, ama ilk anda yanından geçip gidiyor. Bubba'nın şapkası düşüyor, buna rağmen kısa sürede 10 bin dolar topluyor. Boğalar bir ara sunucuların bulunduğu tarafa da koşuyor. Sunucuları en çok şaşırtan şey Bubba'nın sakinliği oluyor: Boğalar üzerine gelirken gülüyor, hatta birinin kafasına dokunarak onları korkutmayı deniyor ve işin zor olmadığını söylüyor. Jimmy de kendine "bu yarışları profesyonellerle yapma" diye not düşüyor. Bubba 50 bin dolar kazanıyor ve parayla bir kamyonet alacağını söylüyor. Jimmy burada, videonun ilerleyen kısmındaki bir yarışın sonucunun izleyicileri çok şaşırtacağını da duyuruyor.
Nick'in seçimi: 227 kiloluk sumo güreşçisi mi, boz ayı mı?
Dördüncü etabın yarışmacısı Nick. Nick daha önceki bir videoda bir buçuk kilometre önden başlamasına rağmen dünyanın en hızlı adamı Noah Lyles'a yenilmişti. Jimmy ona bu kez daha tehlikeli bir etapta ikinci bir şans veriyor. Önünde 100 bin dolar duruyor. Parayı almak için ringde bir dakika geçirmesi gerekiyor, ama ya 227 kiloluk sumo güreşçisi Ramy'yle ya da Tom adlı boz ayıyla. Sunucu, ayıyı zararsız sanmamak gerektiğini, sıradan bir insanı paramparça edebileceğini vurguluyor. Ayı ayağa kalkınca Nick yanına asla gitmeyeceğini söylüyor ve Ramy'yi seçiyor. Jimmy'nin hayat sigortası sorusuna da sigortası olmadığını söyleyerek cevap veriyor.
Nick'e maçtan önce gerçek bir sumo koçu ayarlanıyor. Koç dizleri kırıp ayakları sürüyerek hareket etmeyi gösteriyor. Kural şöyle: Nick bir dakika boyunca kırmızı çizgiyi geçmeden Ramy'yle güreşmeli. Süre dolmadan çemberin dışına çıkarsa her şeyi kaybediyor. Maç, yumruğun yere değdirilmesiyle başlıyor.
Maç boyunca Ramy'nin Nick'le adeta oyun oynadığı, onunla dalga geçtiği söyleniyor. Nick 15 ve 20 saniyeyi geçiyor, sunucular "kemerinden tut" diye bağırıyor. Son saniyelere kadar dayanıyor, ama geri sayım biterken elini uzatıp kendisi çizginin dışına çıkıyor. Nick, Ramy'yi "insan gibi görünen bir hayvan" diye tarif ediyor. Jimmy, Nick'in önce dünyanın en hızlı adamına, şimdi de dünyanın en iyi sumo güreşçisine yenildiğini hatırlatıyor ve ona teselli olarak 10 bin dolar veriyor.
Komedyen Trevor Wallace ile ressam fil Isla
Jimmy'nin "kelimenin tam anlamıyla en büyük yarış" diye tanıttığı beşinci etapta komedyen Trevor Wallace, sunucunun "dünyanın en iyi ressam fili" olarak tanıttığı Isla'yla resim yarışına giriyor. İki tarafın da istediğini çizmek için on dakikası var. Kazananın tablosu gerçek bir sanat müzesinde sergilenecek.
Trevor önce devasa bir okul çizmeye karar veriyor ve okulun hangi renk olacağına karar veremiyor. Sonra çizdiği şey bir cipe dönüşüyor, yanına yol ve güneş ekliyor. Bu sırada fil ot yiyor, fırçasını düşürüyor, Trevor'ı kulağıyla şaplaklıyor. Trevor da hem file yemek verilip kendisine verilmemesine takılıyor hem de Bob Ross peruğu takıp kendini "Bob Floss" diye tanıtıyor. Isla, sunucunun anlattığına göre bütün eserlerine attığı imzayı bu tabloya da atıyor. Trevor ise son saniyelerde bir hata yaptığını fark ediyor ve resmini bitiremeden süre doluyor.
Tabloları otuz yıllık deneyime sahip bir profesyonel değerlendiriyor. Trevor'ın resmine 10 üzerinden 2 veriyor ve resmin bir ergenin elinden çıkmış gibi göründüğünü söylüyor, belki sanatçının içindeki çocukla bağ kurduğunu da ekliyor. Trevor'ın "palyaço kusmuğu" diye nitelediği fil tablosu için ise çok fazla neşe gördüğünü, sanatçının kendi kimliğine karşı dürüst bir tavrı olduğunu söylüyor ve muhtemelen 8 vereceğini belirtiyor. Trevor file yenilmiş oluyor. Söz verildiği gibi Isla'nın tablosu bir sanat müzesine asılıyor. Jimmy de ziyaretçilerin tablonun bir fil tarafından yapıldığını fark edip etmeyeceğini merak ediyor.
Askerler ve arama köpekleri: Hurdalıkta sabaha kadar saklanmak
Altıncı etapta, Jimmy'nin "dünyanın en iyi askerleri" diye tanıttığı bir grup dev bir hurdalıkta arama köpeklerinden saklanmaya çalışıyor. Tanıtımda dünyanın en iyi arama köpeklerinden biri olarak Odin anılıyor. Aramanın kendisi ise büyük ölçüde Sage ve Becky adlı köpeklerle gösteriliyor. Askerlerden biri sabaha kadar bulunmazsa 50 bin dolar kazanacak. Askerlere saklanmak için on dakika veriliyor. Köpek tarafından birine ne kadar dayanacaklarını sorduklarında aldıkları tahmin "muhtemelen beş dakika". Sunucu da askerlerin sabaha kadar dayanması hâlinde çok şaşıracağını söylüyor, çünkü köpekler doğumlarından beri insan bulmak üzere eğitilmiş.
Askerler farklı stratejiler deniyor. Johnny kokusunu bastırmak ve köpekleri yanıltmak için zikzak çizerek araçlara sürtünüyor. Carlos su bulunca kokusunu kapatmak için nehre giriyor. Çoğu asker köpekleri şaşırtmaya çalıştıktan sonra bir araca saklanıyor. Biri ise hurdalıktaki tek ağaca, kendi tahminine göre yaklaşık 15 metre yüksekliğe tırmanıyor. Rüzgârlı ve yüksek bir yerde olmanın kokusunun alınmasını zorlaştıracağını düşünüyor.
Ekipteki uzmanlar sürecin nasıl işlediğini de anlatıyor. Köpeğin kokuyu yakaladığı an, burnunu kaldırmasından anlaşılıyor. Uzmanlara göre burun ne kadar uzunsa koku alma organı o kadar fazla oluyor. Alan çok geniş olduğu için köpek, hangi kokunun gerçekten saklanan bir insana, hangisinin daha önce oradan geçmiş birine ait olduğunu sistematik olarak ayırt etmek zorunda.
İlk bulunan Andy oluyor. Sunucuya göre Sage 400-500 arabayı taramış olabilir, ama havladığı tek araba Andy'nin içinde olduğu araba. Bulunan herkese teselli olarak Intel Core Ultra 9 işlemcili bir Lenovo Legion Pro 7 dizüstü bilgisayar veriliyor. Bu etap aynı zamanda videonun sponsorlu bölümü. Arama ekibi bilgisayardaki hurdalık haritasıyla hangi bölgeyi tarayacağını planlıyor. Sage kısa süre sonra bir minibüste ikinci askeri buluyor.
Bundan sonra arama zorlaşıyor. Saklanan askerlerden biri, köpeklerin yakınında birini bulmuş olmasının onları şaşırtabileceğini düşünüyor. Becky ve Sage bir askerin saklandığı arabanın hemen yanından geçiyor ama onu bulamıyor. Ekip bir yerde Red Bull kutusu buluyor ve bunun bir askerin bıraktığı sahte iz olduğunu, tuzağın işe yaradığını söylüyor. Köpekler bütün gece arıyor. Sabah 5.30'da üç asker hâlâ bulunamamış durumda. Etabın bitmesine dakikalar kala bir asker daha bir aracın arka koltuğunda bulunuyor. Süre dolduğunda iki asker saklandıkları yerden çıkıyor ve 50 bin doları paylaşıyor.
Final: Çita Millie'ye karşı golf arabası, minivan ve Formula E
Son etap Millie adlı çitanın arabalarla yarışı. Sunucu çitayı dünyanın en hızlı kara hayvanı olarak tanıtıyor ve insanların çitaya karşı şansı olması için bir Formula E yarış arabası gerektiğini söylüyor. Bu yüzden çitanın karşısına bir değil üç araç çıkarılıyor.
İlk yarış golf arabasıyla. Çita o kadar hızlı ki ekip ona yaklaşamıyor bile. Çita yarışı bitirdiğinde golf arabası yolun yarısına bile gelmemiş oluyor. İkinci araç, Jimmy'nin şaka yollu "otomotiv tarihinin en güzel arabalarından biri" diye sunduğu bir minivan. Jimmy gaz pedalını sonuna kadar bastığını ama aracın bir türlü ivmelenmediğini söylüyor ve neden minivan seçtiklerini soruyor. Ancak bu yarışta beklenmedik bir şey oluyor: Çita bitiş çizgisinin hemen önünde duruyor. Ekip bunu önce çitanın kendileriyle dalga geçmesi, sonra da kendilerine acıması diye yorumluyor ve hayvanlarla çalışırken böyle şeylerin olabileceğini söylüyor.
Formula E yarışından önce çitanın aşırı ısınmaması için mola veriliyor. Bu arada ekip Millie'nin yanına gidiyor. Sunucular onu kocaman bir kediye benzetiyor, yüksek sesli hırlamasını da onları sevdiğine yoruyor. Nolan dokununca Millie'nin bundan hoşlanmadığı görülüyor. Jimmy burada, çekimler sırasında hayvanlara etik davranıldığından emin olmak için bir hayvan koruma kuruluşuyla ortaklık kurduklarını açıklıyor. Videonun kapanışında bu kuruluş American Humane olarak geçiyor ve "Hiçbir hayvana zarar verilmedi" sertifikası gösteriliyor. Jimmy'ye göre bugün dünyada 8 binden az çita yaşıyor, bu yüzden nesli tükenmekte olan bu hayvanlara sette özenle davranılması onlar için çok önemli.
Jimmy'nin "modern tarihin en önemli sorusu" dediği son yarışta Formula E arabası çitanın yanından geçip kazanıyor. Jimmy, Millie kazanamasa da bir çitanın Formula E Dünya Şampiyonası'nda kullanılan bir arabaya kafa tutabilmesini inanılmaz bulduğunu söylüyor. Ardından bir karşılaştırma yapıyor: İlk araba üretildiğinde, yani bir asırdan fazla önce, doğada 100 binden fazla çita yaşıyordu. Bugün sayıları 8 binin altında. Jimmy'ye göre bu canlıları korumak bizim görevimiz, ve onlar da sınırlarımızı zorlamamız için bize ilham verebilir. Video, Jimmy'nin Millie'yi şimdiye kadar gördüğü en tatlı hayvan olarak tanımlamasıyla bitiyor.
Kim daha hızlı? Çita mı yoksa dünyanın en hızlı arabalarından biri mi? Bir insan, ayıyla dövüşte kazanabilir mi? Kaplan, dünya rekortmeni yüksek atlamacıyı yenebilir mi? Hepsinin cevabını vereceğiz. Ve dünyanın en güçlü adamıyla başlıyoruz.
Yarışmacımız 227 kiloluk bir aslanla ip çekme yarışında gücünü test etmeye hazır. Son sözlerin nedir? Başlayalım. 3, 2, 1. Başla!
Evet, start verildi. Şaka gibi ya. Ağzını gördün mü? Vay canına. Ne kadar güçlü. İnanmıyorum. Dünyanın en güçlü adamının gücü şu an karşısındaki aslana yetmiyor.
Hey, ne yapıyor bu şimdi? Aslan arkasını mı döndü? Brian'ı yormaya çalışıyor sanki. Burada Brian'ı uçak çekerken görüyoruz. Ama şu anda bu aslanı yerinden kıpırdatamıyor bile.
Karşı koymaya başladı. Brian başaracak gibi. Tamam. Pekâlâ. Bir metre falan kaldı. Çok az kaldı. Brian, çok az kaldı. Hadi! İşte bu! Brian, kazandın! Brian, tebrik ederim! Brian kazandı!
Eğlendin mi? Tamam o zaman, aslanla konuşmam peki. Bu, insanla hayvanların karşı karşıya geleceği yedi etabın sadece ilkiydi.
Şimdi de sırada dünyanın en yükseğe zıplayan adamı var. Şaka değil! Darius'un bu alanda Guinness Dünya Rekoru var. Yaşayan 8 milyar insanın hiçbiri ondan daha yükseğe zıplayamıyor. Ve şimdi bu kaplanla yarışacak. Bakalım kim daha yükseğe zıplayacak? İnsan mı? Hayvan mı? İnsan takımı. Hadi.
Şu muhteşem yaratığa baksana. Ondan daha yükseğe zıplayabilir misin? Yalan yok. O 4 metre zıplarsa ben de zıplarım. Gördün mü? Nasıl da bakıyor. Seni resmen inceliyor. Bu bir tehdit mi? Dilimizi bilmiyor. O zaman başlayalım mı?
Bu eti kullanarak zıplamasını sağlamaya çalışacaklar. Göster kendini Luna. Eti istiyor. Hadi bakalım. Zıplayacak gibi. Kaplan ne kadar zıplayacak? Şaka gibi!
Şimdi, eğer bir şekilde kaplandan daha yükseğe zıplayabilirsen, kendi dünya rekorunu da kırmış olacaksın. Bu yüzden hedefi 3 metre 28 santime değil, 3 metre 73 santime koyuyorum. Yani Guinness Dünya Rekoru'ndan tam 2,5 santim daha yükseğe. Eğer hedefe dokunmayı başarırsa hem kaplanı ezip geçecek hem de yeni bir dünya rekoru kıracak.
Bence olur ya. 3,73 mü? Öyle mi? Neden olmasın? Açık konuşayım. Darius yalan söylüyor. Yalan yok. Şu an dediğim yalandı. İnsanüstü bir yetenek gerekiyor bence.
Dünya rekoru denemesi için hazır mısın? Hadi. Bakalım dünya rekorunu kırabilecek mi? Senin için Luna. Başarabilecek mi?
İnanmıyorum! Gerçekten başardı! İnanamıyorum! Luna, buna ne diyeceksin bakalım? Moruk, tarihte senden yükseğe zıplayan yok. Rahatlığa baksana. Daha da yüksek olabilirdi. Yalan yok Jimmy. Bence daha yüksek de olabilir. Az önce dünya rekoru kırdı. Daha yüksek olabilirdi diyor.
Brian, aslanı yendi. Darius da kaplanı. Hayvanlar fena mağlup oluyor. İnsan takımı! Bana kalırsa insan takımı sıradaki yarışmada çok daha zorlanacak.
Şu anda boğa arenasındayız. Bu da Bubba. Merhaba. Bubba, boğa binicisi. Kesinlikle. Arenaya 3 tane boğayı salıvereceğiz. 3 mü? Mümkün olduğu kadar çok para çuvalı taşıman gerekiyor. Hem de arenanın diğer tarafına kadar. Bu sırada 3 boğa da seni kovalıyor olacak. Önümüzdeki 3 dakikada kovaya attığın her dolar senin. Hazırım Jimmy. Bol şans.
Boğaları gönderin. Boğalar geliyor. Bubba, lütfen ölme. Boğalar kapıdan fırladı ve üstüne gidiyorlar. Tamam! Kovalıyorlar! Yanından geçip gittiler! Parayı al Bubba! Durma! Şapkası gitti. Şimdiden 10 bin doları oldu bile.
Bubba, tam arkandalar. Boğalardan daha ne kadar kaçabilecek ama? Hadi bakalım. İki çuval daha aldı. Tam arkandalar. Koş Bubba, koş. İnanmıyorum. Ben o boğaların yakınında olsam korkudan ölürdüm.
Bize doğru geliyorlar ama. Durun, onu kovalayın. Beni değil, beni değil. Bu sırada Bubba, her nasılsa gülüyordu. Hem de boğalar ona doğru koşarken.
Bu adam her biri 680 kilo ağırlığındaki 3 boğadan kaçıyor ama hâlâ sakin. Şimdi kafasına dokunacağım. Farklı bir strateji deniyor ve boğaları korkutmaya çalışıyor. Zor değil. Kendime not. Bu yarışları profesyonellerle yapma. Adam etabı kolayca geçti.
Vay be, başardın. İşte oldu, kazandın. Tebrik ederim, 50 bin kazandın! Teşekkür ederim. Bu parayla ne yapacaksın? Kamyonet alacağım. Neden hiç şaşırmadım? Ama bu videonun ilerleyen dakikalarında bir yarışın sonucu sizi çok şaşırtacak.
Sıradaki etabımızda vücudumuzdaki bütün kemikleri kırabilecek iki yaratık var. Evet Nick, kapıdan geçelim hadi. Hiç görmüyorum. Ödüm kopuyor.
Bu Nick. Kendisini dünyanın en hızlı adamıyla yarışından hatırlayabilirsiniz. Bir buçuk kilometre önce başlamasına rağmen yine de Noah Lyles'a yenilmişti. Ve bugün biraz daha tehlikeli bir etapta ona ikinci bir şans vereceğim.
Şu anda önünde... Önce... Hayır, olmaz. Elimi hayatta sürmem. Bana güven. Yo, yo, yo. Şu an önünde... Moruk. Görüntüyü izleyince saçmaladığını sen de göreceksin. Güven bana. Bu ne ki kanka? 100 bin dolar para var. Tamam.
Noah Lyles'a yenilmişti. Yani zavallıcık bol para görmeye alışık değil. Doğru, yenildim. Önündeki 100 bin doları kazanmak için ringde ikisinden biriyle bir dakika geçirmen gerekiyor. Göz bandını çıkar.
Ramy, tam 227 kiloluk bir sumo güreşçisi. Tamam, iyi de neden böyle yapıyor peki? Ya da arkanı dön. Ya da bir dakika bu ayıyla ringde kalacaksın. Şaka mı bu? Kanka, yok. Tamam. Bu niye burada?
Ve ayının tehlikesiz olduğunu düşünüyorsan, düşünme. Çünkü sıradan bir insanı paramparça edebilir. Amma büyük bir şey. Pekâlâ Tom, nasılsın? Bence iyi ama fazla bakmayalım.
Karar verme zamanı geldi. İşin ucunda 100 bin dolar var. Sumo güreşçisiyle mi yoksa boz ayıyla mı güreşeceksin? Sana doğru geliyor. Bak, heyecanlandı. Hareket halinde. Tamam. Ayı ayağa kalktı. Yanına asla gitmem. Tamam. Seni seçtim kanka. Onu mu seçtin? Mecburum tabii. Boz ayıyı mı seçseydim yani? Hayat sigortan falan var, değil mi? Hayır, yok. Sigortam yok.
Nick ölmesin diye maç öncesi hazırlık için kendisine gerçek bir sumo koçu ayarladım. Dizlerini kırıp ayaklarını şöyle sürümelisin.
Hazır mısın? Ringe çık bakalım. Hadi, tamamdır. Tamam. Gel hadi. Ortaya gel şimdi. Nick, bu yarışmayı kazanabilmen için kırmızı çizgiyi geçmeden Ramy ile bir dakika boyunca güreşmen gerekiyor. Süren dolmadan çemberin dışına çıkacak olursan bir kez daha her şeyi kaybedeceksin.
Maça başlamak için yumruğunu yere değdir. Aklın başında mı senin? Bulaştın bir kere Nick. Hadi yapalım şunu. Tamamen koyman gerekiyor. Sesleri duydun mu? Kanka, Tom'dan daha beter sesler çıkartıyor. Nick, mindere dokun. Dur, dur, dur. Mindere dokun Nick.
Hadi! Tamam, peki! Tamam! Dur! Dur! Nick, mücadele et! Kemerinden tut! Kemerinden yakala Nick! Boğuyorsun beni, dur! Nick'le dalga geçiyor. Resmen onunla oyun oynuyor.
Nick, 15 saniye dayandın. Adama sarılıyor musun, bu ne böyle? Şaka gibi. Şuna bak. Dev gibisin. 20 saniye Nick. Sürenin yarısı geçti sayılır. Sürenin yarısı geçti bak. Nick, yapma. Karşı koymalısın. Nick, mücadele et. Mücadele et Nick.
20 saniye. Nick, parayı kazanmak üzeresin. Adamla oynuyor. Foto Finiş berirler. 5 saniye. 3, 2, 1. Çizgiyi geçti işte.
Bir dakikalık süre dolmadan elini uzatıp kendin çizgiden çıktın. Kanka, bu adam insan gibi görünen bir hayvan. Dünyanın en hızlı adamına yenilmiştin. Şimdi de dünyanın en iyi sumo güreşçisine yenildin. Doğru. Çok üzüldüm. Bu yüzden sana hediyem... kazandığın için 10 bin dolar. Ezik! Vay be! Öyle mi? Çok iyi be! Çıkışa gelsene. Hadi, çıkışa gelsene.
Bence bu videonun kelimenin tam anlamıyla en büyük yarışına geçebiliriz. Ve ortamı rahatlatmak için komedyen Trevor Wallace'ı da davet ettim. Trevor, göz bandını çıkart hadi. Herkes filin farkındadır herhalde.
Bu fil dünya üzerindeki en iyi ressam fil oluyor. İşte tam bu yüzden bir sonraki etabımızda boyama yarışı yapacağız. İkinizin de istediğiniz şeyi çizmek için 10 dakikanız olacak. Hanginiz daha iyi bir tablo çizebilirse şaheseriniz gerçek bir sanat müzesinde sergilenecek. En iyi olan... En iyi fil kazansın.
Hey! Ot yemesene be! Çim biçmek için fil alın derim. Kulağıyla şaplak attı. Resim yapmaya başladı. Biraz bekleyelim. Avans veriyorum da. Tamam, sen de geç hadi. Başlamaya can atıyor. 3, 2, 1. Süreyi başlatın!
Bu kanalda ilk kez bir filin resim yapışını izliyoruz millet. Bu yüzden eseri en sonunda göstereceğiz. Boya. Beni boyama. Jimmy, ne resmi yapayım? Devasa bir okul. Tamam. O zaman işe sarımtırak bakırla başlayalım. Seçtiğin renk bu mu? Kanka, okul ne renk olur ki?
Hadi bakalım. Fırçası düştü. Motive edelim. Portakal? File yemek veriyorsunuz da bana yemek yok mu? Feastables falan yok mu? Feastables göndersenize. Alın bakalım. Az laf, çok boyama. Ye şunu. Çikolata olmasın ama. Alerjim var. Tamam.
Beş dakika kaldı Trevor. Evet. Evet. Bob Ross peruğum gelsin. Odaklandı. Karşınızda Bob Floss. Hadi canlan biraz, çabuk. Bu adama yenilemezsin. Evet. Aferin sana. Ne kadar kaldı? Dört dakika. Süre geçiyor Bob Ross.
Evet, şu an sarı bir kütlemiz var. Hayır, hayır, hayır, hayır. Cip çiziyorum. Aha! Şuna baksana. Tamam, hadi, hadi, hadi. Boya. Beni değil, önündekini boya. Yol tabii. Yol da var. Bir de güneş olmalı. Sarı boya versene. Budur işte. Ressam mısın be?
2 dakikamız kaldı. Odaklan bakalım. Süper gidiyorsun. Bence fırçayı sevmedi. Trevor, vaktimiz azalıyor. Kanka, çok kötü oldu ya. Sanatına inan. Bunlar normalde tuğla ama pencere gibi oldu. Yardım edeceğim, vaktimiz azalıyor. Hortumlu itfaiyeci gibi oldum.
Bir dakika kaldı bu arada. Bence kazanabiliriz. Bir file yenilmek üzeresin şu an. Sanki cenazede resim yapıyorum ya. Şimdi de bütün eserlerine attığı imzasını bu tabloya da atıyor.
Üç. Hadi devam et. İki. Ya, hata yaptım, öyle çizmeyecektim ki. Bir. Hayır! Süre doldu! Hayır! Tamamlayamadı!
Ama bu sanat eserlerini değerlendirmeden önce birazdan gerçek bir çitanın dünyanın en hızlı arabalarından biriyle yarışmasına şahit olacağız. Ama şimdilik bu tabloları değerlendirmesi için otuz yıllık deneyimi olan bir profesyoneli getirdim.
Bir ile on arası bir puan vermen gerekse. Bir kötü, on iyi. İki. İki mi? İki. Tamam. Bir ergenin elinden çıkmışa benziyor. Belki de sanatçı içindeki çocukla bir bağ kuruyordu. Vay canına! Sanatı konuşun, sanatçıyı değil. Jüriyi etkilemek yok.
Ve şimdi dünyanın en iyi ressam filinin şaheserini görücüye çıkarma zamanı geldi. Buna mı puan vereceksiniz? Tablo değil, palyaço kusmuğu. Bunu kendi başına yaptı. Nasıl buldun? Bu tabloda çok fazla neşe olduğunu görebiliyorum. Sanatçının kendi kimliğine karşı dürüst bir tavrı var. Sanatı sanatçıdan ayıramazsınız. Bu esere 10 üzerinden kaç verirsin? 10 üzerinden 8 veririm muhtemelen. Vay canına!
Trevor, bir file yenildin! Neyse işte ya. Rakibin kelimenin tam anlamıyla Fortnite dansı yapıyor. Ne hissediyorsun? Tamam, bu kadarı yeter. İyisin, dinleme. Sen yağmur ormanına geri dön.
Ve söz verdiğimiz üzere Isla'nın tablosunu gerçek bir sanat müzesine asıyoruz. Fevkalade. Acaba bunun bir fil tarafından boyanmış olduğunu fark eden olur mu?
Neyse, bir sonraki etapta dünyanın en iyi askerleriyle yarışacağız. Beni öldürmeniz ne kadar sürer? 30 saniye. Korkutucu tipler ve bu devasa hurda sahasında dünyanın en iyi arama köpeklerinden biri olan Odin'den ne kadar saklanabileceklerini göreceğiz. Ne kadar dayanırlar sence? Muhtemelen 5 dakika kadar.
Herhangi biriniz sabaha kadar bu köpeklerden kaçabilirse 50 bin dolar sizin olacak. Pekâlâ, 10 dakikanız var. 3, 2, 1, başla! İyi eğlenin!
Bu adamlar hayatlarının yarısını düşman esaretinden kaçarak geçirirken bu köpekler doğumlarından beri insanları bulmak için eğitilmiş. Bu yüzden askerler sabaha kadar dayanabilirlerse çok şaşıracağım.
Şuradaki yerimize geçelim. En uzun süre saklanan ben olmalıyım. Bizimkiler kafası kesik tavuk gibi koşuşturuyor. Ben kendimi yormayacağım. Bu araçların bazılarına sürtüneyim de kokumu biraz kapatsın.
Muhtemelen hepsi zikzak çiziyor ve mümkün olduğu kadar çok araca sürtünüyor olmalı. Johnny arabalara sürtünerek köpekleri yanlış yönlendirmeye çalışırken Carlos... Burada su varmış. ...kokusunu kapatmayı seçiyor. Hadi bakalım. Köpekleri şaşırtmak için kelimenin tam anlamıyla nehre dalıyor. Şimdi saklanacağım yere dönüyorum.
Askerlerin çoğu aynı stratejiyi kullandı. Yani köpekleri şaşırtmaya çalışıp arabaya saklandılar. En doğru yeri bulmam gerek. Ama içlerinden biri farklı bir yol denedi.
Merhaba, bir ağacın tepesine çıktım. Şu an 15 metrede falanım. Buradaki tek ağaç bu. Diğerleri de bu hurdalıkta saklanıyor. İçimden dua ediyorum ki Tanrı kokumu gizlesin. Umarım beni bulamazlar.
10 dakikalık süre doldu. Sizi bulmaya geliyoruz. Başlıyorlar. Köpekler havlıyor. Üç, iki, bir. Köpekleri salın. Fırladılar bile. Hadi.
Evet, köpeği ve davranışlarını takip et. Kokuyu yakaladığı an anlarsın. Burnunu kaldırır. Köpekler nasıl böyle iyi koku alıyor? Buna olfaktör deniyor. Burun ne kadar uzunsa köpeklerin o kadar çok koku alma organı oluyor.
Burası güzel ve rüzgârlı. Yani kokumu alması zor. Yerden yüksekte olmam bence avantaj. Unutmayın, burası çok geniş bir alan. Yani köpek hangi kokunun insan olduğunu, hangisinin de daha önce buradan geçmiş biri olduğunu sistematik olarak ayırt etmek zorunda.
Alarm! Tamam. Beklemede kalın. Bekleyin. Bir şey buldum sanırım. Kapılar kilitli değil. Enselendim... İlk bulunan sensin. Şaka gibi ya. Köpekler havladığına göre birini buldular demek. İnanamıyorum sana.
Sage 400-500 araba taramış olabilir ama havladığı tek araba buydu ve Andy içindeydi. Teselli olarak bulunan herkes Intel Core Ultra 9 ile güçlendirilmiş Lenovo Legion Pro 7i kazanacak. Bu laptoplar canavar gibi ama dört kişiyi daha bulmamız gerek. Hadi devam.
Intel'le güçlendirilmiş Lenovo Legion laptopumuzda hurdalığın bir haritası var. Şu tarafı arayacağız, otobüste biri var mı diye bakacağız. Yoksa buluşma noktasına döneriz. Olur. Hadi gidelim.
Buraya geliyorlar. Işığı kapatmam gerek. Ha, ava çıkmış gibi. Bu minibüste bir şey olabilir. Ya bekle, bekle. Sage bu arabaya da havlıyor! Sage, bu mu yoksa? Geri çekil. İçeride kimse va... Enselendim. Kapıyı açsaydın ya! İki kişiyi buldu Sage! Süper gidiyor!
Üzgünüm ama 50.000'i kaybettin. Ama merak etme, bu yepyeni laptopla her engeli aşabileceksin. İşte içinde Intel olan Lenovo'nun gücü bu. Güzel, sağ ol. Evet, ava devam Byron!
Tamam, iki numaralı bulundu, bana yakındı. Bu da köpeği şaşırtabilir. Yani beni bulamayabilir çünkü az önce bana yakın birini buldu. Köpekler askerimizi bulmaya çok yaklaştı. Becky ve Sage az önce buradan geçti. İnanmıyorum, arabanın yanından geçtiler ama onu bulamadılar. Vay canına be!
Ama sonra tamamen beklenmedik bir şey oldu. Nasıl yaptıklarını bilmiyorum ama köpekler bir şekilde bu adamları bulamadı. Adamlardan biri buraya Red Bull kutusu atmış. Burada sahte bir bulgu var. Biri buraya gelmiş ve gitmiş. Yani tuzak işe yaradı.
Lenovo ve Intel'e bu bilgisayarlar için teşekkür ediyoruz. Siz de laptop alacaksanız şu siteye girin ya da açıklamadaki linke tıklayın.
Saatlerce aradıktan sonra bile sanki askerler ortadan kaybolmuştu. Köpekler gece boyunca aradı ve şimdi güneş doğuyor. Bu insanları bulamıyoruz. Saat sabah beş otuz. Hava aydınlandı tabii ve henüz üçümüzü bulamadılar.
Ama sonra etabın bitmesine dakikalar kala... Şu anda gerçekten de çok yaklaştılar. İçeride mi? Bu aracın içinde kimse var mı? Arka koltukta biri var. Birini bulduk. Ebelendim...
Acıkmışsındır diye sana fıstık ezmeli Feastables Cup getirdim. Nasıl buldun peki? Evet. On üstünden on veririm. Hadi.
Ve nihayet süre bitince iki yarışmacımız da saklandıkları yerden çıkıyor. Çok iyiydi. Uzun bir geceydi. 50 bin doları paylaştıkları için tebrik ediyorum. Ve şimdi hepimizin beklediği o büyük an geldi.
En çılgın insan hayvana karşı yarışlarının ardından her şey bu son etabımıza bağlı. Bu çita dünyanın en hızlı arabasına karşı yarışacak. Bakalım kim kazanacak. Çita! Neyse, sonra çağırırım.
Bu çita kelimenin tam anlamıyla dünyanın en hızlı kara hayvanı. O kadar yüksek hızlara çıkabiliyor ki insanların çita karşısında bir şansı olabilmesi için Formula E yarış arabası gerekiyor. İşte tam da bu yüzden onu yenmek için bir değil, üç araba getirdim.
Çita golf arabasına karşı etabı başlıyor. Şuna baksana. Hazır mıyız? Hadi bakalım. 3, 2, 1. Çitayı gönderin.
İnanmıyorum. Çok hızlı. Yaklaşamıyoruz bile. Bizi ezip geçiyor. Bize toz yutturuyor. Artık göremiyorum bile. Gitti. Çita yarışı tamamladı ama biz daha yarılamadık bile. Rezil olduk resmen. Bakar mısın? Çita bize mücadele şansı bile vermedi. Daha hızlı bir şey gerekli. Diğer aracı gönderin.
Hepimiz golf arabasının bu çitayı geçemeyeceğini biliyorduk. Ama sıradaki etabımız için otomotiv tarihinin en güzel arabalarından birini temin etmek adına hiçbir masraftan kaçınmadık. Minivan, çitaya karşı.
Başla! Kanka! Sürsene Jimmy, sür! Araba ivmelenmiyor bile... Şu an gaz pedalını resmen yapıştırdım. Bu araba bir türlü ivmelenmiyor. Neden minivan seçtik ki? Yine rezil olduk. Kesin yenildik. Ne yapıyoruz ya?
Dur çita! Çita! Bitiş çizgisini geçmelisin. Çita tam bitiş çizgisinden önce durdu. Bizimle dalga geçiyor. Sanırım hayvanlarla çalışırken
Böyle şeyler olabilir. Bence bize acıdı.
Ama bu çitanın Formula E arabasıyla yarışmadan önce aşırı ısınmasını engellemeliyiz. Bu sayede böyle bir imkan doğdu.
Çitaya selam vereyim dedim. Ben almayayım. İnanmıyorum kanka.
Nedendir bilinmez bu vahşi hayvanla takılmamıza izin verdiler. Şu an yanımızda olduğuna inanamıyorum.
Gelsene Millie. Şu an bir çitayı çağırdığıma inanamıyorum. Çok büyükmüş.
Biraz sevsene Nolan. Nolan, sen dokunma. Dokunmandan hoşlanmadı. Siz resmen delisiniz. Şaka gibi.
Çitanın devasa bir kediden hiçbir farkı yok. Koca bir kedi gibi. Çok tatlısın.
Çitaya yarışlar arasında biraz mola veriyoruz. Böylece nefes nefese kalmıyor.
Merak edenler için Hayvanları Koruma Derneği ile ortaklık kurduk. Amacımız da bu videoları çekerken hayvanlara etik davranıldığından emin olmak. Çünkü bugün dünyada 8.000'den az çita yaşıyor. Bu yüzden de setimizde tüm bu nesli tükenmekte olan hayvanlara özenli davranılması bizim için çok önemli.
Yumuşacıkmış. Çita inanılmaz yüksek sesle hırlıyor. Demek ki bizi sevdi.
Millie bir sonraki yarışa hazır gibi, yeni etabımız başlasın.
İşte sonunda o an geldi! Hepimizin beklediği o kapışma başlayacak. Şimdi izleyeceğiniz şey, insanla hayvanın karşı karşıya geldiği en büyük kapışma. Yarış o kadar efsane ki, bu anı illa biri mahvedecekse bari Nolan mahvetsin.
Modern tarihin en önemli sorusunu cevaplayalım hadi.
Üç! Normal bir çita... İki! Bir Formula E aracını geçebilir mi? Bir! Cevabı öğrenelim.
Başla!
Araba çitanın yanından geçip gitti. İnanmıyorum.
Millie kazanmasa da bir çitanın Formula E Dünya Şampiyonası'nda kullanılan arabaya kafa tutabilmesi bana gerçekten inanılmaz geliyor.
Ama ilk araba üretildiğinde yani bir asırdan fazla zaman önce doğada 100 binden fazla çita yaşıyordu. Bugünse sayıları 8 binin bile altında. Bu yüzden bu müthiş canlıları korumak bizim görevimiz. Onlar da sınırlarımızı zorlamamız için bize ilham verebilir.
Millie şu ana kadar gördüğüm en tatlı hayvan.
American Humane sertifikalı. Hiçbir hayvana zarar verilmedi.
Makale yayınlanma tarihi
