Ünlü Sporcular Sıradan İnsanlara Karşı: Neymar'ı Yenen Higor Yarım Milyon Doları Kazandı
MrBeast ミスタービーストMrBeast bu videoda dünyanın en ünlü sporcularını sıradan insanlarla teke tek karşılaştırıyor. Kuralların çoğu amatör yarışmacıların lehine değiştiriliyor: daha fazla süre, daha fazla deneme hakkı ya da daha kısa parkur. Yarışmacı kazanırsa para kendisine gidiyor. Kaybederse ödül, sporcunun seçtiği bir hayır kurumuna bağışlanıyor. Video Serena Williams ile açılıyor ve en yüksek ödülün, yani yarım milyon doların konduğu Neymar karşılaşmasıyla bitiyor.
Serena Williams ve Dördüz Kardeşler
İlk karşılaşmada Serena Williams, sunucunun ifadesiyle tüm zamanların en iyi kadın tenis oyuncusu, dördüz kız kardeşlerle karşı karşıya geliyor. Kural basit: Dördüzlerden herhangi biri Serena'nın servisini karşılayabilirse 100 bin dolar kazanacak. Sunucu, Serena'nın dünyadaki herhangi bir kadından daha hızlı servis kullandığını söylüyor.
Servisler kardeşlerin hepsinin yanından geçiyor ve hiçbiri topu karşılayamıyor. Serena kardeşlerden özür diliyor, onlar da "Bizi bitirdin" diyerek durumu kabulleniyor. Para, Serena'nın seçtiği Yetunde Price Kaynak Merkezi'ne bağışlanıyor.
Giannis Antetokounmpo'yu Yenen Sıradan Basketbolcu
İkinci karşılaşmada "Çatlak Yunan" lakaplı Giannis Antetokounmpo sahneye çıkıyor. Sunucu onun 9 kez All-Star seçildiğini, 2 MVP ödülü ve bir NBA şampiyonluğu olduğunu hatırlatıyor. Rakibi Tristan, sıradan bir basketbol oyuncusu olarak tanıtılıyor. Görev sırasıyla turnike, serbest atış, üçlük ve yarı sahadan şut atmak. Bu dört atışı ilk tamamlayan 100 bin doları alacak.
Tristan hızlı başlıyor ve kısa sürede yolu yarılıyor. Giannis ise serbest atışı kaçırıyor. Bu sırada Tristan üçlüğü atıp yarı sahaya geçiyor. Giannis serbest atışı nihayet sokuyor ve sunucu NBA şampiyonunun hemen toparlanacağını düşünüyor. Ancak Tristan yarı sahadan atışı da isabetle sonuçlandırıp yarışı kazanıyor. Giannis'in "Çok fena rezil oldum" dediği aktarılıyor. Sunucu, Tristan'ın Milwaukee'ye gelip cebinde 100 bin dolarla ayrıldığını söylüyor.
Steph Curry ve Lisenin En İyi Şutörü
Giannis kaybettikten sonra sunucu, başka bir basketbol efsanesinin bu işi başarıp başaramayacağını görmek istiyor. Sıradaki isim, NBA'de tüm zamanların en çok üçlük atan oyuncusu olarak tanıtılan Steph Curry. Rakibi, bir lisenin bir numaralı şutörü Demarrion. Curry'nin 30 saniyesi, Demarrion'un ise 60 saniyesi var. Demarrion, Curry'nin attığı üçlük sayısını geçerse 100 bin dolar kazanacak. Maçtan önce Curry'yi mi LeBron'u mu daha çok sevdiği sorulan Demarrion'un "LeBron" demesi ortamda gülüşmelere yol açıyor.
Curry başta neredeyse hiç kaçırmıyor. Birkaç kaçırmaya rağmen 30 saniyede 14 basket atıyor. Demarrion, lise arkadaşlarının önünde iki kat süreyle denemeye başlıyor. Yavaş başlıyor ama zamanla açılıyor. Yine de süre bittiğinde skor Demarrion 9, Curry 14 oluyor. Demarrion karşılaşmanın kendisi için bir onur olduğunu söylüyor. Curry parayı Eat. Learn. Play. Vakfı'na bağışlatıyor.
Formula E Pilotu Dan Ticktum'a Karşı Ronnie
Sıradaki yarış pistte geçiyor. Sunucu Dan Ticktum'u "iki kez formula şampiyonu" olarak tanıtıyor. Rakibi, ekibin daimi üyelerinden Ronnie. Ronnie profesyonel pilot olmadığı için Dan dört tur atarken Ronnie'nin yalnızca üç tur atması yeterli. Kazanırsa 100 bin dolar alacak. Ronnie'ye bugüne kadar videolarda ne kadar kaybettiği soruluyor ve "750 bin dolar" cevabını veriyor. Sunucu da "Hadi bunu 850 yapalım" diyerek dalga geçiyor.
İki yarışmacı, sunucunun dünyanın en hızlı ivmelenen tek kişilik arabaları dediği araçlara biniyor. Sunucuya göre dünyadaki milyarlarca arabanın hiçbiri bunlardan hızlı ivmelenmiyor. Ekipten biri, video için test turu yaparken birden fazla G kuvvetiyle duvara çarptığını anlatıyor. Bu yüzden Ronnie'nin temkinli sürmesini anlayışla karşılıyor.
Ronnie aslında daha hızlı çıkış yapıyor. Ama Dan, sunucunun aktarımına göre saatte 350 km'ye ulaşarak kısa sürede çok öne geçiyor. Ronnie'ye telsizden hızı sorulduğunda "Yüz seksen" cevabını veriyor ve gazı sonuna kadar bastığını söylüyor. Dan ikinci turundayken Ronnie birinci turunu ancak bitiriyor. Sonunda Dan, Ronnie'ye tur bindirmeye yaklaşarak dört turu tamamlıyor ve yarışı kazanıyor. Para, Dan'in seçtiği ve İngiliz gazilerine yardım eden "Kahramanlara Yardım" kurumuna gidiyor. Ronnie'ye bunun içini rahatlatıp rahatlatmadığı sorulduğunda isteksiz bir "Eh işte" ile yetiniyor.
Damian Lillard ve 20 Bin Kişilik Salon
Bir sonraki karşılaşma için sunucu, yaklaşık 20 bin kişilik bir salon ayarlıyor. Rakip, bir maçta 70'ten fazla sayı atan üç oyuncudan biri olarak tanıtılan Damian Lillard. Rastgele seçilmiş bir yarışmacı, Lillard üç basket atmadan bir basket atabilirse 100 bin dolar kazanacak.
Lillard ilk denemesini kaçırıyor. Sonra skor ilerliyor ve Lillard 3'te 2'ye ulaşıyor. Bir basket daha atarsa yarışmacı kaybedecek. Seyircilerin heyecanı yükselirken yarışmacı basketi atıp ödülü kazanıyor. Kalabalığın önünde para kazanmanın nasıl bir his olduğu sorulduğunda "Sanki rüyadayım" diyor ve babasına teşekkür ediyor.
Aaron Judge'a Karşı Chandler: Sayı Vuruşu Yarışması
Beyzbolda karşılaşma, iki kez MVP ve altı kez All-Star seçilen Aaron Judge ile ekibin üyesi Chandler arasında. Chandler esprili bir şekilde "ikinci ligin canavarı" olarak tanıtılıyor. Chandler'ın kariyerinde bir sayı vuruşu var. Judge'ın "birden biraz fazla", yani üç yüzü aşkın. Sunucu, son beş yılda beyzbolda Judge'dan fazla sayı vuruşu yapan olmadığını söylüyor. Dengeyi sağlamak için Judge'a 10, Chandler'a 20 vuruş hakkı veriliyor.
Judge ilk vuruşu kaçırıyor ama ardından seriye giriyor. Bir topu telefon direğine çarptırıyor, bir topu da çitin üstünden sekerek dışarı gönderiyor. Bu topun sayılıp sayılmayacağı kısa bir tartışmaya yol açıyor. Judge 10 vuruşta 5 sayı vuruşuyla bitiriyor. Chandler'ın 100 bin dolar için 6 sayı vuruşu yapması gerekiyor.
Chandler'ın vuruşları ise çoğunlukla yanlara gidiyor. Bir topu araya düşürüp duble yapıyor ama sayı vuruşu yok. Bir noktada Judge'dan tavsiye istiyor, Judge da reddediyor. Chandler 13 vuruşta sıfıra düşünce sunucu kuralı değiştiriyor. Tek bir sayı vuruşu yaparsa hem Chandler'a hem de Judge'ın kurumuna 100'er bin dolar verilecek. Sunucu, Big Justice'in beş sayı vuruşu yaptığını hatırlatarak Chandler'ın da bir tane yapabileceğini umduğunu söylüyor.
Bundan sonraki vuruşlar daha yakın geçiyor. Bir top uyarı yoluna kadar gidiyor, bir başkası duvara çarpıyor. Son vuruşta top, sunucunun ifadesiyle yaklaşık 30 santim farkla dışarı çıkmıyor. Judge'ın parası All Rise Vakfı'na gidiyor. Chandler, paranın çocuklara gideceği için memnun olduğunu, bu yüzden vurmadığını söyleyerek şakayla durumu kurtarmaya çalışıyor.
Beş Kişi Bir Nefes Tutma Rekortmenine Karşı
Sıradaki karşılaşmanın formatı farklı. Beş genç, nefeslerini toplu olarak tutacak ve bu sürenin, sunucunun dünyanın en uzun süre nefes tutan adamı olarak tanıttığı kişiyi geçip geçemeyeceği görülecek. Rekortmen bu işe 48 yaşında başladığını, şu an 60 yaşında olduğunu söylüyor. Gençler kazanırsa yepyeni bir Lamborghini alacak. Rekortmen süresini "5 dakika falan" diye geçiştiriyor. Sunucunun "önümüzdeki 20 dakika içinde" sözü üzerine gençler bu ifadenin tutarsızlığını fark ediyor ama yine de tanka giriyor. İçlerinden biri yüzme bilmediğini söylüyor.
Gençler zorluğu çabuk anlıyor. İlk yarışmacı yaklaşık 23 saniyede çıkıyor. İkinci kişinin süresi bittiğinde toplam süre sadece 45 saniyeye ulaşmış oluyor. Bir dakika dolduğunda üçüncü kişiye geçilmiş durumda. Baskı son kalan oyuncuya yükleniyor. Arkadaşları ona Lamborghini'yi gösterip motive etmeye çalışıyor ama o da panikliyor. Beş genç toplamda yalnızca 3 dakika 13 saniye dayanabiliyor. Rekortmen ise nefesini tutmaya devam ediyor ve 11 dakika 45 saniyeye ulaşıyor. Sudan çıktığında iyi olduğunu söylüyor.
Joey Chestnut ve Dört Sumo Güreşçisi
Neymar'dan önceki son yarışmada yeme yarışmalarıyla tanınan Joey Chestnut, toplam ağırlıkları 680 kilo olan dört sumo güreşçisine karşı yarışıyor. Hangi taraf 10 dakikada daha çok sosisli sandviç yerse 100 bin doları kazanacak.
Sunucunun aktardığına göre ilk dakikada Joey on sandviç yemişken güreşçiler henüz dördüncüdeydi. Yani güreşçiler tek tek Joey'nin yaklaşık onda biri hızındaydı. İki buçuk dakikada Joey yirminci sandviçe ulaşırken dört güreşçi toplam on bir tanede kalmıştı. Güreşçilerden biri bir noktada doyduğunu söylüyor. Süre bittiğinde Joey 46, dört sumo güreşçisi ise toplam 32 sandviç yemiş oluyor. Güreşçiler bunun sumodan daha zor olduğunu söylüyor. Joey parayı, çocukların karnını doyurmak için Indiana'daki bir gıda bankasına bağışlatıyor.
Final: Neymar'a Karşı Higor
Sunucu bu noktaya kadar yaklaşık 1 milyon dolar dağıttığını söyleyip finale geçiyor. Neymar, 28 şampiyonluğu, olimpiyat altın madalyası ve Brezilya'nın tüm zamanların en golcü futbolcusu unvanıyla tanıtılıyor. Rakibi Higor. Ödül yarım milyon dolar. Higor kazanırsa para doğrudan banka hesabına gidecek, Neymar kazanırsa onun seçtiği hayır kurumuna bağışlanacak. Higor "Üzgünüm, kaybedeceksin" diyerek Neymar'a meydan okuyor.
Kurallar şöyle: Karşılaşma penaltı noktasından başlıyor. İkisi de gol atarsa 15 adım geriye gidiliyor. Biri atıp diğeri kaçırana kadar bu tekrarlanıyor. Taş-kağıt-makası Higor kazanıyor ve ilk şutu Neymar atıyor. Sunucu, ilk dört istasyonu geçmek için Neymar kadar iyi olmaya gerek olmadığını söylüyor. Ona göre asıl ayrım beşinci istasyon ve sonrasında ortaya çıkacak. Gerekirse sahanın tamamı kullanılacak. Higor'un ayakkabısını bağlaması, sunucuya göre Neymar'ı rakip olarak ciddiye aldığının işareti.
Ara mesafelerde Higor'un bir şutu, sunucunun deyişiyle şimdiye kadarki en kötü vuruşu oluyor ama yine de giriyor. Neymar'ın bir şutu kaleye girip çıkıyor. Dünya Kupası'na benzeyip benzemediği sorulan Neymar, Dünya Kupası'nda baskının çok daha fazla olduğunu söylüyor. Bir istasyonda sunucu Higor'a yarım milyonu tutup tutmak istemediğini soruyor. Higor şutu kaçırıyor ve bu kez Neymar'ın atması gerekiyor. Sunucunun aktarımına göre Neymar, golünün yalnızca top üst direğe çarpıp içeri girerse sayılmasını istiyor ve buna rağmen hiç beklemeden golü buluyor. Sunucu bunu hayatında gördüğü en umursamaz hareket olarak niteliyor.
Mesafe arttıkça karşılaşma zorlaşıyor. Sunucu, normalde Neymar'ın karşısında dünya çapında bir kaleci olacağını ama şimdi kalenin boş olduğunu vurguluyor. Higor bir noktada endişelendiğini ve bunun son atışı olabileceğini söylüyor. Neymar da ona kameraya nişan almasını önererek koçluk yapıyor. Higor bu tavsiyeyle golü atıyor ve iki oyuncu orta sahaya kadar geliyor.
Çizgideki Top ve Orta Sahadan Gelen Gol
Orta sahada Neymar'ın şutu kale çizgisinin üzerinde kalıyor. Topun çoğunun çizgiyi geçtiği söyleniyor ama tamamının geçmesi gerektiği için fotoğrafa bakılıyor. Neymar da gelip topu inceliyor ve gol olmadığını kabul ediyor. Top çizginin tam üzerinde olduğu için teknik olarak gol sayılmıyor.
Böylece Higor'un önüne, sunucunun ifadesiyle hayatının en önemli şutu çıkıyor: Neymar'ın gözü önünde, orta sahadan, yarım milyon dolarlık bir vuruş. Higor şutu gole çeviriyor ve yarım milyon doları kazanıyor. Video, sunucunun ortaya çıkan bir balina kostümü karşısında şaşkınlığını dile getirdiği absürt bir sahneyle kapanıyor.
İşte bu Neymar. Ve eğer bu rastgele abone onu teke tek maçta yenebilirse ona yarım milyon dolar vereceğim. Ayrıca basketbolun en iyi şutörünü, beyzbolun en güçlü vurucusunu... Nasıl gitti? Ve dünyanın en ünlü sporcularını normal insanlara karşı yarıştırıyoruz.
Ve Serena Williams ile başlayacağız. Kendisi tüm zamanların en iyi kadın tenis oyuncusu. Peki kiminle mi yarışacak? Gönderin gelsinler. Dördüz kardeşlerle. Merhaba. İnanmıyorum.
Eğer içinizden biri Serena Williams'tan gelen bir servisi karşılayabilirse size 100 bin dolar vereceğim. Aksi takdirde parayı Serena'nın seçeceği bir yere bağışlayacağız. Yapabilirsiniz kızlar. Hadi bakalım.
Pekâlâ, zamanı geldi. Hadi bakalım. Serena dünya üzerindeki herhangi bir kadından daha hızlı servis kullanıyor. Yani bol şans dördüzler.
Resmen hepsinin yanından geçti. Özür dilerim. Sorun değil. Bizi bitirdin. Parayı Yetunde Price Kaynak Merkezi'ne bağışlayacağım. Bizi heyecanlandıran bir kurum.
Ve beni heyecanlandıran şey de bu videoda daha sonra Steph Curry ve Neymar'ın olması. Ama şimdi farklı bir basketbol yıldızıyla teke tek bir maçımız var.
Ve sıradaki teke tek maç için Çatlak Yunan Giannis var. 9 All-Star, 2 MVP ödülü ve NBA şampiyonluğu. Rakibi Tristan. Sıradan bir basket oyuncusu. Hadi bakalım yavrum.
Tamam millet, aranızdan turnike, serbest atış, 3 sayılık ve yarı sahadan şut atışını ilk kim tamamlarsa 100.000 doları kazanır. Hepsi benim olacak demek ki. Bakalım sıradan bir insan NBA şampiyonunu yenebilecek mi? 3, 2, 1. Başla!
Bakalım kim kazanacak? Evet, dur, basket attı. Yarışıyoruz. Topu atsana bana. Hey, yardım etsene Nolan. Hadi bakalım. Tristan 100.000'i yarıladı bile. Sırada serbest atış var Giannis. Hazırım.
Giannis kaçırdı. Kaçırdı. Üçlüğü attı. Yarı sahaya gidiyor. Hadi. Giannis. Giannis! Neler oluyor? Eğer atarsa... Tristan yarı sahadan da atarsa tamamdır.
Giannis, serbest atış yahu. Hazırım. İşte bu. Tamam. Giannis serbest atışını attı. Adam NBA şampiyonu. Hemen toparlayıp gelir. Hadi atsana.
Hadi. Çok hızlı oldu. İnanmıyorum ya. İşte bu! Çok fena rezil oldum. Az önce çok fena rezil oldum dedi. Tipe bakın nasıl da kızgın. Of ya!
Bu adam Milwaukee'ye geldi ve cebinde 100 bin dolarla ayrılıyor. Tamam, tamam, tamam. İyiyim. Parada boğulma da.
Madem Çatlak Yunan sıradan bir adamı yenemedi, bakalım bir başka basket efsanesi bunu başarabilecek mi? Bir sonraki teke tek maç için dünyanın en iyi şutörünü getirdik. Steph Curry!
NBA'de tüm zamanların en çok üçlük atan oyuncusu Steph Curry'den daha iyi basketbol atışı yapabilen insan evladı olmadı. İşte bu yüzden bu lisenin bir numaralı şutörüyle karşı karşıya gelecek. Eğlenmeye hazır mısın? Evet. Tamam.
Çocuklar, oyun çok basit. Steph Curry'ye 30 saniye vereceğiz. O da mümkün olduğunca çok üçlük atmaya çalışacak. Demarrion'a da 60 saniye vereceğiz. Ve Steph'i geçmeye çalışacak. Başarırsa ona 100 bin dolar vereceğiz. Tamamdır ama kaybederse parayı Steph Curry'nin istediği hayır kurumuna bağışlayacağız.
Kimi daha çok seviyorsun? Curry'yi mi yoksa LeBron'u? LeBron. Demek LeBron hayranı. Şaka gibi. Maçtan önce onu kızdırmasaydın keşke. Hoşuma gitti.
Tamam. Köşeye doğru alalım. Bakalım sana neden tüm zamanların en iyi şutörü diyorlar. 3, 2, 1. Başla!
İnanmıyorum. Adam hiç kaçırmıyor. Kaçırdı. Bir tane daha kaçırdı. 20 saniye kaldı. Sürenin yarısı geçti bile. Tamam, şimdilik 8 tane attı. Üçüncü sepete geçti. Sadece 10 saniyesi var.
Kaçırdı! 3, 2, 1… Süre doldu! Süre doldu! 30 saniyede 14 basket. Harika! Mükemmel!
Acaba Demarrion onu geçebilecek mi? Ve tabii ki Demarrion liseli olduğundan Curry'nin iki katı zamanı olacak. Başarmasını gerçekten istiyorum. Demarrion, lise arkadaşlarının önünde hayatını değiştirecek o 100 bin doları kazanabilecek mi? Hadi cevabı öğrenelim.
Hadi. 3, 2, 1, başla! 100 bin dolar için. Sorun yok, henüz pes etme. Unutma, iki katı zamanın var. Tamam, bir tane attı. Yüz bin dolar, konsantre ol! Tamam! Güzel, yavaş yavaş açılıyor. Tamam!
Hâlâ yarım dakikası var. Tamam Demarrion, hâlâ yarıştasın ve 20 saniyen kaldı. Sence kim kazanacak? Steph Curry! Tamam, bunların hepsini atması lazım. Hadi! Üç, iki, bir, son şut! Hadi!
Demarrion dokuz, Steph Curry on dört. Benim için onurdu. Sen nasılsın? İyiyim. Kalbin deli gibi atıyor mu? Evet.
Steph, 100 bin doları hangi kuruma bağışlamamızı istersin? Eat. Learn. Play. Vakfı'na. Yani çok çok ama çok iyi bir davaya gidecek. Hadi dünyanın en elit yarış pilotlarından biriyle çekim yapalım.
Sıradaki teke tek yarışta iki kez Formula şampiyonu olan Dan Ticktum var. Ve Dan'in rakibi de Ronnie. Ve tabii ki Ronnie FE pilotu olmadığı için de Dan dört tur atana kadar Ronnie'nin üç tur atması gerekiyor.
Kazanırsan sana 100 bin dolar ve sen kazanırsan parayı istediğin kuruma bağışlayacağım. O kurum benim. Para benim olacak. Videolarımızda ne kadar kaybettin? 750 bin dolar. Hadi bunu 850 yapalım. Göreceğiz. İntikam!
Yarışmacılarımız dünyanın en süratli hızlanan tek kişilik arabalarının sürücü koltuğuna geçecekler. Dünyadaki milyarlarca arabadan hiçbiri bu ikisinden hızlı ivmelenmiyor. Ve bunu şu arkadaşımız sürecek. Beni korkutacak şeyler söyleme. Süreceğim işte.
Şaka değil. Bu video için test turu yaparken birden fazla G kuvvetiyle duvara çarptım. Bu yüzden onu suçlamıyorum. Benim için dua et anne.
İşin ucunda tam 100 bin dolar var. Dan, hazır mısın? Evet. Ronnie, hazır mısın? Hadi kanka. 3, 2, 1. Başla!
Ronnie aslında daha hızlı başladı. Ronnie resmen paspas oluyor. Ronnie'yi resmen parçalıyor! Alo! Çok acayip bir şey be! Dan şimdiden Ronnie'nin epey önünde. Geliyorlar! İşte! Çok hızlı! Dan toz yutturuyor.
Ronnie güvenli ilerlerken Dan de saatte 350 km sürat yapıyor. Dezavantaja rağmen Dan onu ezip geçecek. Amma süratliymiş ya! Dan virajı alıyor, onu düzlükte geçmek üzereyiz ve işte geldi. İşte, orada. Ve Dan birinci turu tamamladı.
İnanamıyorum! Bu resmen savaş uçağı gibi. O Dan'di ve Ronnie de... Çok geride kaldı. Ronnie nerede? Geliyorum, geliyorum. Ronnie sonunda ilk turunu tamamladı. İşte geliyor. İyi gidiyorsun. Hiç de iyi gitmiyor.
Daha hızlı. Ne yapıyor bu? Moruk, dümdüz yol işte, Ronnie. Ronnie. Duyuyorum Jimmy, ne oldu? Ronnie, paspas oluyorsun. Zor bir virajdı ama. Şu an kaçla gidiyorsun? Yüz seksen.
Bu Dan'in ikinci turu ve Ronnie henüz birincisini bitirdi. Hızlansana! Gaz pedalını yere yapıştırdım resmen ya! Sana tur bindirmek üzere! Hadi ama başarabilirim! Daha hızlı git!
Geliyorum yavrum! Ronnie! Bu kadar kolay yenilme be! Forrest gibi koşuyorum Jimmy! Forrest gibi koşuyorum! Geliyorum! Hayır! Görüşürüz! Hayır, olamaz!
Dan çoktan üçüncü turunu tamamladı. Adama yaklaşamadı bile. İyi hissediyorum. Bu tur en iyisi olacak. Dan çizgiyi geçtiğinde kazanır. İkisi de son turlarında.
İşte budur! Adam sonu bitirdi mi? Nasıl? Dan, kazandın! İşte budur! İşte budur! 100.000 dolar. İçine atlıyor. Hem de Ronnie'nin önünde seviniyor.
Hangi hayır kurumuna bağışlayalım? Kahramanlara Yardım. İngiliz gazileri için bir kurum. Bu içini rahatlattı mı Ronnie? Evet. Eh işte ya. Sanki bana versen daha hayırlı olur diyor.
Bunu beğendiysen bu videoda Neymar'ın sıradan bir adamla yaptığı teke tek maçı izleyene kadar bekle. Ama sıradaki teke tek maç için neredeyse 20 bin kişilik bu sahayı ayarladım. Ve NBA tarihinin en efsane oyuncularını da getirdim.
Bu rastgele adam bir maçta 70'ten fazla sayı atan 3 oyuncudan biri olan Damian Lillard'a karşı şansını deneyecek. Bunu şimdi göreceğiz. Bakalım Damian 3 basket yapana kadar yarışmacımız 1 basket atabilecek mi? Eğer atabilirse ona yüz bin dolar vereceğiz. Çok gergin.
Damian, ilk sen başlıyorsun. Tüm zamanların en iyi şutörlerinden biri. Gerçekten kaçırdı. Söylemek istediğin bir şey var mı? İlk deneme, hadi. İlk denemende 100 bin dolar kazanabilirsin.
Kafama göre? Evet, başla hadi. Üçte bir attı. Damian iki tane daha atmadan bir tane atman gerekiyor. 100 bin dolar. Oyun zamanı mı? Tamam, belli ki sana kolaylık sağlıyor.
Sesleri sen de duyuyor musun? Heyecanlanıyorlar. Tamam, kesinlikle bu sayı olacak. Yani 3'te 2 olacak. Olabildiğince yükseğe at. Tamam. Tamam, 3'te 2 oldu. Hadi! Bir tane daha atarsa biter.
Başardı! Başardı! Herkesin önünde 100 bin dolar kazanmak nasıl bir his? Sanki rüyada gibiyim. Babam dışında kimseye teşekkür edemem. Bu fırsat için sağ olun. Tamam, hadi sıradaki bölüme geçelim. Bu harikaydı.
Sırada iki kez MVP seçilen, altı kez All-Star olan Aaron Judge var. Nasıl gidiyor? Harika, süperim. Ve Aaron sayı vuruşu kapışması için kiminle mi karşılaşacak dersiniz?
Dünyanın şimdiye kadar gördüğü en büyük beyzbol oyuncularından biri. O atıcıların en kötü kâbusu. İkinci ligin canavarı. Peki Aaron Judge en zorlu mücadeleyi kime karşı verecek? Evet. Hadi bakalım. Chandler.
Kaç sayı vuruşun var? Bir. Senin kaç tane? Birden fazla. Üç yüz, birden biraz fazla tabii.
Aslında beyzbolda son 5 yılda bu adamdan daha fazla sayı vuruşu yapan kimse olmadı millet. Bu yüzden durumu eşitlemek için Aaron'a 10 vuruş hakkı verirken Chandler'a 20 hak vereceğiz. Bu bile yetmeyebilir.
Biraz özgüvenli olsana. O 100 bin dolar benim. Evet, işte böyle. Adam şu anda beyzbolun en iyi vurucusu. Chandler'ın hiç şansı yok. Aaron Judge'ın 10 vuruştan ilki. İşin ucunda 100 bin var.
Pekâlâ. Sayı vuruşu değil. Birde sıfır. Paralar bende. Acele etme, sakin ol. Aman Tanrım. İnanmıyorum ya. Hâlâ düşmedi. Al sana sayı vuruşu be. Şaka gibi ya. İkide bir. Bir daha yapamaz ama yapamaz.
Fırlattı. Ay'ı falan nişan aldı herhalde. Hey, falsolu atsana. Sanırım bu uyarı alanına düştü. Sayı vuruşu değil mi? Rüzgâr nerede? Dörtte bir attı. Bir tane vururum herhalde.
Telefon direğini vurdu. Güzel salladın mı? Sayı vuruşu. Hadi bakalım, hadi bakalım. Tamam, yarısı geçti. Beşte iki. Adamı ayarlamışsın ama kesin. Yıkılıyor be. Bekle bir saniye. Tamam. Çok sağ ol, çok sağ ol. Şaşırtmaya çalışıyorum da. Yüksek top. İşe yarıyor, işe yarıyor.
Aaron, T-Mobile'lısın değil mi? Evet. T-Mobile'a katılarak Magenta Statüsü kazanabilirsin. Ben ve Judge gibi. T-Mobile ücretsiz uçak içi Wi-Fi gibi ayrıcalıklar sunar. Otel indirimleri ve hatta ücretsiz MLB aboneliği de var. Böylece bunun gibi daha fazla şeyi izleyebilirsin.
Sen attın, sen attın. Sayılır ama. Sayılmalı değil mi? Evet, hayır tabii ki. Çitin üstünden çarpıp gitti. Sekizde dört. Chandler sayıyor, o yüzden sorun yok. Kes şunu.
T-Mobile Magenta Statüsü ayrıca Dünya Serisi biletlerini kazanma fırsatı da veriyor. Ve binlerce etkinlikte indirim sağlıyor. T-Mobile üyesi olman yeterli. Neden buradayız ki? T-Mobile bir operatörden daha fazlası. T-Mobile'a geçmek için Chandler'ın yüzündeki QR kodu tara.
Oldu mu? Pekâlâ, bu son vuruşu görelim. Evet. Onda beş. Altı sayı vuruşu yaparsan sana yüz bin dolar göndereceğim. Ve üstüne Aaron Judge'ı yendim diyeceksin. Hadi! Sonra da Yankees'e transfer olurum ha? Sopam nerede?
Tamam. Yirmide birinci vuruş. İnanmıyorum. Bunlar da nereden çıktı? O sensin Karl. Gözlüğüm yok ki. Neredeyse çıkacaktı. Aynını yap ama on metre uzağa gitsin.
Ona niye vurmaya çalışıyorsun? Telefon direğine geldi. İyi sallıyor muyum? Tavsiye? Hayır, yok, yok, yok. Ne? Resmen hayır dedi. Hadi ama. 2 metre değilim ki, ne yapayım yani. Şansım yüksek. Hey, yaparsın, konsantre ol. Dikkat.
Daha çok yanlara ve sayı vuruşu çitinin üzerine gidiyor. İlk 3 vuruşundan sadece birini saha içine gönderebildi. Birinci atıcı bile yakalar onu.
Hey! Araya gitti, duble oldu. Ama aradığımız bu değildi. Evet, sola doğru vurman gerek. Hey! Aferin sana! Sayı vuruşu olmadı mı? Altıda sıfır. Daha çok oyun var! Var gücümle abanıyorum. Sahayı kullanıyor olmanı sevdim.
Nolan, bu sensin. Nerede, nerede, nerede? Bu yüzden ona çok vuruş hakkı verdik. Bu sayılmaz. Hiç iyi gitmiyor. 11'de sıfır çekti. Chandler, artık düzgün vursana biraz. Hayır. Chandler, sana yalvarıyorum.
Chandler, hadi ama sana iki kat fazla vuruş hakkı verdim. Bu noktada Chandler'ın Aaron'ı geçme şansının oldukça zayıf olduğu gayet barizdi. Mola. Ben vuruş makinesi gibiyim. Biraz daha güçlensem olur belki ha? Ne yapacağımı bilmiyorum doğrusu.
İşin ucunda 100.000 var. 13'te 0 çektin. İşi biraz daha zorlu hale getirmek için tek bir sayı vuruşu yapabilirsen ikinize de yüzer bin dolar vereceğim. Kendimi aşmam gerek.
Aaron, bir tavsiye var mı? Beni alt edeceğini mi sandın? Evet. Yani başka ne şansım var? Bunu sana yapmasına izin verme sakın. Hadi. Hepimiz seni destekliyoruz. Sağ ol.
Big Justice beş sayı vuruşu atabiliyorsa, kritik anların kralı Chandler da bir tane atar diye düşünüyordum. Tamam, 14. vuruş.
Dur, yoksa... Yukarı, yukarı! Bekle! Olamaz! Uyarı yolu! Yaklaştın! Bu olabilir! Bekle! Bekle! Çok az kaldı be! Sıradaki sana!
Bu kadar yükseğe vurmasana! Çok sağ ol be! Bir saniye önce... Hayır ya, kötü attım ama. Karl, top sende, yakala hadi. Chandler, sadece bir sayı vuruşu istiyoruz. Bu olabilir mi? Duvara çarptı. Tamam, iki hakkın kaldı. Hadi, bir tane yeter.
Tembelleşiyorum, yoruldum. O zaman bu son vuruş için elinden geleni yapman gerekecek. Yaparsın. Aileni düşün. Herkesi düşün. Yaparsın Chandler. Chandler, bir tane atarsın be kanka. Son vuruş.
Durun! Çok yakın ya! Aman Tanrım! 30 santim kalmış! Senin işin bu değil mi? Ben güldürmek için para alıyorum, sen de sayı vuruşu yapmak için.
Judge, bu parayı hangi hayır kurumuna bağışlamamızı istersin? Para All Rise Vakfı'na gidecek. Chandler, sen bakma. Bakma lütfen. Evet, sen başka taraflara bak. Para çocuklara gideceği için memnunum tabii. Bu yüzden vurmadım. İyi bir adamsın. Tamam, sıradaki maça geçelim.
Ama bu teke tek maç için biraz farklı bir şey yapacağız. Bu beş yarışmacının nefeslerini toplu olarak bu beyefendiden daha uzun süre tutup tutamayacaklarını göreceğiz. Bu kadar mı? Dünyanın en uzun süre nefesini tutan adamı.
Bu beşinden korkuyor musun? Hayır, korkmuyorum. Yanlış anlaşılsın istemem ama buradaki beyler... Bombalama atlayıp mümkün olduğunca çok su fışkırtacağım. İçmeyi deneyebilirim. Evet.
Ve dünya rekoru hâlâ sende sanırım. Evet. 48 yaşımdayken başladım. Şimdi kaç yaşındasın? Altmış. Ne? Akciğerler yaş aldıkça zayıflamaz mı? 5 dakika falan. Sizde bu iş. Evet, aynen.
Ve eğer bir şekilde onu yenmeyi başarırsanız ödülünüz ne mi? Hayır. Gönderin gelsin! Yepyeni bir Lamborghini. Bunu kazanmak zorundayız. Önümüzdeki 20 dakika içinde Lamborghini sizin olabilir.
Dur, dur, dur. 20 dakika mı? Ama rekoru 5 dakika falan demiştin. 5 dakika falan, sizde bu iş. Bu Lamborghini sizin olabilir. Bu Lamborghini için ölürüz be. Tankın içine girin hadi.
Ama yüzme bilmiyorum. Yüzme bilmiyorsan kazandın. Ona bak, ne yapıyorsa onu yap işte. Nefes teknikleri yapıyor. Hazır mısın? Evet. Hadi. Üç, iki, bir, başla.
Başladık. Evet, ikisi de suyun altında. Beş ortalama delikanlı adam en büyük nefes tutucusuna karşı. Hey! Ne? Beş ne? Biz ortalama değiliz. Ortalamanın azıcık üstünde delikanlı. Belki Lambo'yu kazanırsınız.
Bakın, şimdiden panikledi. Ne dedim sana? Orada kal. Dostum, 23 saniye dayandı. Evet, bunun için ölürüz. Çıkma! Çıktı bile! Sen gir hadi! Beklemen lazım! Gir dedim!
Bizimkiler kafayı yiyecek. Bu arada bizimki takılıyor. Ne? Onu aşağıya bastır. Olamaz! Sadece 45 saniye oldu. Aşağı itin şunu!
Ve gençler bu etabın aslında ne kadar zor olduğunu hızla anladılar. Üçüncü kişideler ve daha bir dakika oldu. Bu kadar mı? Tamam, iki kişi kaldı. Ve farkına bile varmadan bütün baskıyı son kalan oyuncularına yüklemişlerdi.
Bu nedir? Lamborghini. Hayır, bu senin Lamborghini'n. Benim Lamborghini'm. Şimdi gir oraya! Hadi! Hadi! Sende bu iş! Haydi Raech. Sakin ol.
Bekle, dur, panik yapıyor. Ne, pes mi ediyor yani? Hayır, hayır, hayır. Çıkmasına izin verme. Süre doldu. Kaybettiniz. Tamamdır. Sadece 3 dakika 13 saniye dayanabildiniz.
Yaşadığından emin miyiz? Endişelenme. Kendisi hâlâ hayattaydı ve nefesini tutmaya devam etti. 11 dakika 45 saniye. İyiyim. Şimdi bu adamın bir şekilde hâlâ nefes aldığını gördüğüme göre videoyu Neymar'la bitirmeden son yarışmamıza gidelim.
Sağımda Joey Chestnut var. Onu tüm sandviç yeme yarışmalarının kazananı olarak tanıyorsunuzdur. Ve solumda 4 sumo güreşçisi var. Bu adamlar toplamda 680 kilo ağırlığındalar. Hangi taraf 10 dakika içinde en çok sosisli sandviç yerse bu 100 bin doları kazanır.
3, 2, 1, başla! Sosisli yeme yarışması başladı! Her biri yarım yedi. Bu da teknik olarak iki tane yediler demek. Ve Joey dördüncüsünde zaten. İki kat hızla yiyor baylar. O kadar hızlı yiyor ki gözümü ondan alamıyorum. Nasıl yaptığını anlamadım. Bunların hepsi midesine gidecek.
Bir dakika oldu ve Joey çoktan on tane yedi bile. Güreşçilerimiz daha dördüncüde, yani bireysel olarak Joey Chestnut'ın onda biri hızındalar. Ama sumo güreşçileri henüz pes etmiyor.
Yirminci sandviçte ve sadece iki buçuk dakika oldu. Dört sumo güreşçisi sadece on bir tane yedi. Çocuklar, çok çok yakınsınız. Yemeye devam edin. Onları çok pis yeniyorsun.
Dünyanın en iyi çikolatası Feastables hakkında ne düşünüyorsun? Al bakalım. Çiğneyebilirsin. Tamam. Çok iyi. Dünyanın en iyi çikolatası diyebilir misin? Evet. Dünyanın en iyisi. Feastables, çikolatayı nereden alıyorsanız orada var. Rica ediyorum ama gidip bir denesenize. Her neyse. Yemeye devam.
Sanırım şu anda doydum. Doydun mu? Öyle mi dedin? Kırk saniye kaldı. Kafa kafaya gidiyorlar. Sosisleri ağzınıza tıkıştırın hadi. Sokun şu sandviçleri ağzınıza. Evet, çabuk olun. Hadi. İstiyor musun?
Sosisleri ağzınızdan çıkarın. Süre doldu. Bu sumodan daha zor.
Chandler, Joey Chestnut kaç tane yedi? 46. Buradaki dört sumo güreşçisine gelirsek kaç tane yediler? 32 tane sosisli. Joey, kazandın. Evet. Bu adamı kimse yenebilir mi?
100 bin doları hangi kuruma bağışlamamı istersin? Indiana'daki Gıda Bankası'na, çocukların karnını doyursunlar. Hepsini sen mi yiyeceksin? Yok yok, çocukların yemesini sağlayacağım. Çocukların yemesini istiyorsun. Evet. Tamam.
Şimdi neredeyse 1 milyon dolar dağıttığıma göre Neymar'la efsanevi final gösterimizde daha fazlasını dağıtmanın zamanı geldi.
Ve hepinizin beklediği o an geldi. Dünyanın en büyük futbolcularından biri Neymar. 28 şampiyonluk kazanan uluslararası bir futbol yıldızı. Bir olimpiyat altın madalyası ve en önemlisi Brezilya'nın tüm zamanların en golcü futbolcusu tacı var.
Peki onunla kim karşı karşıya geliyor? Bizim Higor. Ve tam tamına yarım milyon dolar için yarışacaklar. Sen kazanırsan bu para doğrudan banka hesabına gider. Ama Neymar kazanırsa seçtiği hayır kurumuna bağışlayacağım. Anlaştık mı? Evet.
Üzgünüm, kaybedeceksin. Az önce kaybedeceksin dedi. Kabul edecek misin? Tabii ki etmeyeceğim. Tamam. Neymar, bu seni korkutuyor mu? Güzel!
Her zamanki gibi bu oyunun kuralları da basit. İşlere penaltı vuruşuyla başlayacağız. İkisi de gol atarsa 15 adım geriye gideceğiz. Ve biri gol atıp diğeri kaçırana kadar 15 adım geriye gitmeye devam edeceğiz.
İlk şutu kim atacak? Taş, kağıt, makas söyle. Ben kazandım. Evet, Neymar atacak. Üzerimde baskı yaratmak istiyorsun.
Kolay. Kolay. Tamam. İkisinin de gol atacağını biliyorduk. Ama şimdi 15 adım geriye gidelim. Bizimki ciddileşiyor. Seni rakip olarak görüyor demek. Ayakkabısını bağladı.
İlk dört şut istasyonunu geçmek için Neymar kadar iyi bir futbolcu olmaya gerek yok tabii. Şimdiye kadar ikisi de çok rahat geçiyor ama beşinci istasyon ve sonrası sıradan olanla elit olanı birbirinden ayıracak. Sonunda bu onlar için zor hale gelecek. Mecbur kalırsak sahanın tamamını kullanırız.
Şimdi sen başla. İlk miyim? Tüm zamanların en iyisi senin atmanı istedi. O zaman ilk atayım.
Tamam. Bu şimdiye kadarki en kötü vuruşundu. Tamam, sıra Neymar'da. İnanmıyorum. Resmen kalenin içine girip çıktı.
Baskı iyidir. Dünya Kupası'nda oynamaya benziyor mu? Hayır, Dünya Kupası'nda baskı çok.
Dur bekle, başlamadan. Yarım milyonu tutmak ister misin? Elbette. Sen bunu atarsan ve Neymar kaçırırsa para senin olur. Neymar'ı yenebilirsin, tamam mı? Kendine inan biraz. Tamam.
Hayır! Neymar gol atmak zorunda. Eğer kaçırırsa Higor atar. Kaçırsana. Tamam, ona biraz alan açalım.
Gol, top sadece üst direğe çarpıp içeri girerse geçerli sayılacak. Aksi halde sayılmayacak. Neymar o kadar iyi bir futbolcu ki top üst direğe çarpıp içeri girmedikçe golü saymamı istemiyor.
Tamam. Moruk, kaçırma be! Kaçırma! Hadi! Tamam! Neymar mütevazı olduğu için çok şanslı.
Neymar beklemedi bile. Bu hayatımda gördüğüm en umursamaz hareketti.
Tamam, bu sefer ilk Neymar atacak. Normalde Neymar'ın karşısındaki kalede dünya çapında dev bir kaleci olur. Ama şimdi kale bomboş. İnanmıyorum.
İşte bu. Endişeleniyorum. Bu son olabilir. Şuradaki kameraya nişan almaya çalış. Neymar resmen ona koçluk yapıyor. Evet. Bak işte. Kolay. Gördün mü? Başardı. İşte budur.
Şu an resmen orta sahadayız. Ne kadar sürerse sürsün. Devam. Ne zaman hazırsan.
İnanmıyorum. Gol olmadı değil mi? Bekle bir bakalım. Hadi. Hey, dur dur. Fotoğrafını çeksene. Evet, tam çizgide. Topun çoğu çizgiyi geçmiş. Sonuç ne peki? Hayır hayır. Tamamen geçmesi gerek. Sahi mi?
Neymar! Gel de şuna bir bak. Hayır, gol değil, gol değil. Evet, çizgide! Gol değil. Çizginin tam üstünde.
Top çizginin üzerindeyse teknik olarak gol sayılmaz. Ve gördüğünüz gibi çizgide. Yani eğer gol atarsan kazanırsın. Eğer gol atarsan kazanacaksın. Orta sahadan yarım milyon dolarlık bir şut çekeceksin. Kesinlikle.
Pekala, Higor, iş başa düştü. İşin ucunda yarım milyon dolar var. Hayatının en önemli şutu ve Neymar onu izliyor. Higor başaracak mı?
İşte bu! Evet! Bekle, balinalar nereden çıktı? Kafam karıştı. İşte bu! Çatlak seni. İşte yarım milyon doların! Evet, işte bu! İşte bu balina! Hadi balina, hadi! Onu yiyor. Neler olduğunu hiç anlamıyorum. Abone ol!
Makale yayınlanma tarihi
