1 Dolardan 500 Bin Dolara: MrBeast ve Ekibi Farklı Fiyatlardaki Deneyimleri Deniyor
MrBeast ミスタービーストBu videoda MrBeast (Jimmy) ve arkadaşları Chandler, Karl, Tareq ve Nolan, fiyatı 1 dolardan yarım milyon dolara kadar çıkan bir dizi deneyimi sırayla yaşıyor. Videonun sorusu basit: Para arttıkça satın alınabilecek deneyim nasıl değişiyor? En pahalı aşamada Dubai'ye gidiliyor ve video, Jimmy'nin dünyanın en yüksek binasının zirvesine çıkmasıyla bitiyor. Jimmy bu tırmanışı en büyük korkularından biriyle yüzleşme olarak anlatıyor.
1 dolar: İki dakikalık deve yolculuğu
Jimmy videoyu, kendi deyişiyle "görebileceğin en ucuz deneyim" ile açıyor: deveye binmek. Deve sahibine 1 dolara ne kadar binebileceğini soruyor ve cevap 2 dakika oluyor. Jimmy pazarlığı kabul ediyor. Devenin üstünde dengede kalmanın bile kolay olmadığını, çok yüksekte olduğunu söylüyor.
Jimmy aslında Mısır'da deveye binmek istediğini ama orada fiyatın 1 doların üzerinde olduğunu anlatıyor. Bu yüzden piramitlerin yalnızca paylaşımda yer alacağını söyleyerek şakalaşıyor. Deneyim de sürenin dolmasıyla kısacık bitiyor.
10 bin dolar: Sıcak hava balonunda Michelin yıldızlı yemek
İkinci basamakta Jimmy ve arkadaşları sıcak hava balonuyla yaklaşık 3.000 feet'e, yani 1.000 metre civarına çıkıyor. 10 bin dolarlık bu deneyimin farkı balondaki şef. Michelin yıldızlı şef, misafirlerin yemeklerini balonun kendi alevini kullanarak pişiriyor. Ekip balonun gölgesini aşağıdaki tarlada görüyor ve Jimmy beklediğinden daha yükseğe çıktıklarını itiraf ediyor.
Yemekte balonun ateşinde pişen balık da var. Jimmy "balık rüyasında bile bu kadar yükseğe çıkmamıştır" diye şaka yapıyor. Toplam 10 gurme tabak servis ediliyor ve Jimmy her birinin olağanüstü olduğunu söylüyor. Jimmy'ye göre fazladan 10 bin doları olan ve birini etkilemek isteyen biri için bu deneyim tavsiye edilir. Jimmy şefe kendi çikolata markası Feastables'ı da soruyor. Şef çikolatanın dengesini ve çıtırlığını beğendiğini söylüyor.
50 bin dolar: Özel denizaltı ve Afrika safarisi
50 bin dolarlık aşamada ekip ikiye ayrılıyor. Chandler ve Karl önce bir yata götürülüyor. Yatı beğendiklerini söylüyorlar ama Chandler'ın günlüğü 50 bin dolar eder mi sorusuna cevabı "hayır" oluyor. Asıl sürpriz ise yatın yanında bekleyen denizaltı. Ekip okyanus tabanını keşfetmeye gidiyor.
Denizaltı henüz dibe inmeden balıklar, ardından bir barakuda görülüyor. Pilot okyanus tabanını kazımak dahil "her şeyi" yapabileceklerini söylüyor. Tek yasak, bir şeye çarpmak. Jimmy en iyi görüntüleri almak için denizaltıyı takip edip kayıt yapan dalgıçlar tuttuğunu anlatıyor. Bir köpekbalığı belirdiğinde de arkadaşlarına "telaşlanmış gibi yapın" diye takılıyor. Yüzeye çıkışta kayalara çok yaklaştıklarını fark ediyorlar. Bunun doğru olup olmadığını soruyorlar ve pilot sorun olmadığını söylüyor.
Aynı sırada Tareq ve Nolan Afrika'da yine 50 bin dolarlık bir safaride. Hedefleri "ormanın kralını" bulmak. Yolda bir Afrika domuzu ve zebralar görüyorlar. Biri bağırarak bir hayvanı korkutuyor ve özür diliyor. Zebralar hakkında, aslan olsa hep zebra yiyeceğine dair şakalar yapılıyor. En çarpıcı an iki filin araca "gereksiz derecede" yaklaşması. Fillerden biri doğrudan üzerlerine geliyor. Tareq bundan daha harika bir şey olamayacağını, bunun denizaltıdan çok daha havalı olduğunu ve balık görmektense bunu tercih edeceğini söylüyor. Safariyi Jimmy'nin 50 bin dolarına değer buluyor ve kalbinin yerinden çıkacak gibi attığını ekliyor.
250 bin dolar: Sıfır yer çekimi uçuşu
Jimmy'ye göre önceki deneyim ancak 250 bin dolarlık sıfır yer çekimi deneyiminin yanında sönük kalır. Bu aşamada bir şirket ekibi uçakla havalandırıyor. Ardından uçak, kabinde yer çekimsiz bir ortam yaratmak için pike yapıyor. Videoda bu deneyim, girişte "uzaya gitmeyi simüle etmenin bedeli" olarak tanıtılıyor.
Ekip baş aşağı duruyor, istemsizce süzülüyor ve yaşadıklarını "manyak bir şey" diye tarif ediyor. Ardından kabinin diğer ucuna doğru yarışmayı deniyorlar, ama yer çekimi olmadan hareket etmek beklendiği gibi gitmiyor. Biri "hiçbir yere gidemiyorum" diyor. Karl'ın çözümü bir yaprak üfleme makinesi kullanmak. Makineyi açınca kendi etrafında dönmeye başlıyor. Bu bölümde, Jimmy'nin oyuncak serisi MrBeast Lab Swarms'ın yer çekimsiz ortamda tanıtıldığı reklam içerikli bir kısım da yer alıyor.
500 bin dolar: Dubai'ye varış
Jimmy, yalnızca bu video için dünyanın öbür ucuna gittiklerini söylüyor. Son ve en pahalı aşama için ekip, Jimmy'nin "dünyanın en lüks ve pahalı metropolü" dediği Dubai'de. Hedef yakın arkadaşlarla yarım milyon dolar harcayarak neler yaşanabileceğini görmek. Jimmy şehri "çölden oyulmuş ama zevk için yaratılmış bir yer" diye tanımlıyor. Videonun sonunda dünyanın en yüksek binasının tepesine çıkan bir avuç insandan biri olacağını da önceden duyuruyor.
İlk durak 152 metrelik dev bir resim çerçevesi. Ardından ekip şato şeklindeki Atlantis oteline geçiyor. Kaldıkları odanın ilk iki katını muhteşem buluyorlar, ama tamamen su altında olan üçüncü kat açık ara favorileri oluyor. Odanın camından görünen havuzda 80'den fazla köpekbalığı var. Jimmy ilerleyen aşamalarda bu köpekbalıklarıyla birlikte yüzeceklerini söylüyor. Deneyimi paraşütle atlayışla tamamlayacaklarını açıkladığında Chandler "hayatta olmaz" diyerek binlerce metreden atlama fikrine itiraz ediyor.
Dubai Autodrome, Formula arabası ve hediye edilen Lamborghini
Sıradaki durak Dubai Autodrome. Jimmy burayı şehrin en hızlı arabalarına ev sahipliği yapan yer olarak tanıtıyor. Arkadaşlarına istedikleri arabayı seçip yarışmalarını söylüyor. Süper arabalarla geçecek gün için Dubai'nin tanınmış fenomenlerinden bazıları da davet edilmiş. Pistte Jimmy bir rakibe tur bindirmek üzere olduğunu söylüyor, arkadaşları da birbirlerinin yavaş sürüşüyle dalga geçiyor.
Diğerleri yarışırken Karl gerçek bir Formula yarış arabasına hazırlanıyor. Kalkış iyi geçmese de Karl resmen Formula arabası kullandığına inanamıyor ve bunun hayatının en güzel günü olduğunu söylüyor.
Deneyimin karşılığı olarak ekibe yepyeni bir Lamborghini kalıyor. Jimmy biraz sürdükten sonra spor arabalarla dolaşmayı pek sevmediğini ve park yeri bulmanın da zor olduğunu söylüyor, ardından arabayı birine vermeye karar veriyor. Etraftakilere MrBeast kanalını izleyen olup olmadığını soruyor. Abone olduğu anlaşılan ilk kişi, arabayı başkasına vermesini tercih ettiğini söyleyince Jimmy şaşırıyor. Bunun üzerine bölgedeki bir güvenlik görevlisini çağırıyor. Görevlinin de abone olduğu ortaya çıkıyor, arabayı kabul ediyor ve titrediğini söylüyor. Jimmy bu anı izleyicilere abone olmayı hatırlatmak için kullanıyor.
Abu Dhabi'de NBA maçı
Ekip ardından Abu Dhabi'deki bir NBA maçına gidiyor ve saha kenarından izliyor. Jimmy'nin anlatımına göre maç izleme keyfi kısa sürede fotoğraf çekimine dönüşüyor. Bu sırada Steve Harvey ve Russell Westbrook ile tanışıyor.
Kalan 200 bin dolar: Su parkı, köpekbalıkları ve fütüristik restoran
Jimmy geriye 200 bin dolarlık deneyim kaldığını söylüyor. Plan büyük bir su parkını "fethetmek" ve çölün ortasında penguenlerle vakit geçirmek. Ardından dev bir havuzda köpekbalıkları ve vatozlarla dalış yapılıyor. Jimmy kendini "köpekbalıklarının kralı Aquaman" ilan ediyor ve şaka yollu köpekbalıklarına kendisi yerine Karl'a saldırmalarını emrediyor. Karl ise oksijeninin fişinin çekildiğini sandığını söylüyor.
Bir sonraki durak fütüristik bir restoran. Jimmy arkadaşlarından bu kadar uzakta oturduğu bir restoran hatırlamadığını söylüyor. Bir lokmalık bir başlangıçtan sonra salon birden değişmeye başlıyor. Ekip önce bir Call of Duty görevinde ya da sinema salonunda olduklarını düşünüyor. Dokuz tabaklık menü, servis edilen yemeğe göre değişen 360 derecelik interaktif görsellerle çevrili. Görseller dokunuşa tepki veriyor ve bir aşamada misafirler "dünyayı savunduğu" bir oyuna katılıyor.
Jimmy'ye göre bu deneyimi asıl eşsiz kılan, yiyecek ve içeceklerin kendisi. Bardaklar bile dokunulduğunda tepki veriyor. Menü taze yakalanmış deniz ürünlerinden hazırlanan dokuz yemekle başlayıp altın kaplı bir Wagyu burgerle sona eriyor. Jimmy, Chandler'ın sevdiği bir yemeği sonunda bulduğunu söylüyor. Final için ekibe özel olarak Chandler'a benzeyen bir görsel hazırlanmış, Chandler ise bunun kendisi olduğunu inkâr ediyor.
Gökyüzündeki havuz
Paraşütle atlayış ve Burj Khalifa'dan önce Jimmy'nin yükseklik korkusunu test ettiği son durak, yaklaşık 200 metre yükseklikte bulunan 360 derecelik bir sonsuzluk havuzu. Havuz şehrin her köşesini gören bir manzara sunuyor. Jimmy kameranın bu manzaranın hakkını veremediğini söylüyor. Arkalarındaki adanın insan yapımı olduğunu, bunu düşündükçe aklının almadığını belirtiyor ve selfie çubuğunu havuzun dışına sarkıtarak manzarayı gösteriyor.
Paraşüt atlayışı: Jimmy atlıyor, Chandler vazgeçiyor
Jimmy paraşütle atlamayı en büyük korkularından biriyle yüzleşmek olarak sunuyor. Ona göre korkularla yüzleşmeye çalışmadan deneyimler üzerine bir video çekilemezdi. Korkusunun gökyüzünden düşmek olduğunu söylüyor ve yarı şaka, başına bir şey gelirse videonun yine de yüklenmesini istiyor. Chandler ise "benim ailem var" diyerek isteksizliğini dile getiriyor.
Uçak yaklaşık 10.000 feet'e çıktığında gerginlik artıyor. Biri hazır olmadığını söylüyor, Chandler ise sonunda "fikrimi değiştirdim" diyerek atlamaktan vazgeçiyor. Jimmy atlıyor ve inişin ardından bunun muhtemelen en büyük korkusu olduğunu, ama bunu izleyiciler için yaptığını söylüyor. Yerde Chandler'ın nerede olduğunu sorup "ya hiç atlamadı ya da yere çakıldı" diye şaka yapıyor. Chandler'ın atlamadığı anlaşılıyor.
Burj Khalifa'nın zirvesi
Jimmy videonun en önemli deneyiminde Chandler'dan kendisine katılmasını istemediği için iyi ettiğini söylüyor. Son durak, dünyanın en yüksek binası olan 820 metrelik Burj Khalifa. Jimmy'nin anlatımına göre zirveye giden yolun ilk kısmı, 160 kat boyunca yükselen bir dizi asansör. Kalan 275 metre için ise merdivenle tırmanmaktan başka seçenek yok.
Bir saatlik tırmanıştan sonra bile bina bitmek bilmiyor. Jimmy birkaç kez zirveye vardıklarını sanıyor ama daha çok yol olduğu ortaya çıkıyor. Her adımda devam etmek isteyip istemediğini sorguladığını anlatıyor. Kendine sürekli, dünyanın en yüksek binasının tepesinde duran birkaç kişiden biri olacağını hatırlattığını ve geri dönüşün olmadığını bildiğini söylüyor.
Sonunda zirveye ulaşıyor. Hem çok heyecanlı hem çok korkmuş: aşağı bakmaması gerektiğini, midesinin bulandığını söylüyor. Feastables'ın tadının yerde daha güzel olduğunu, çünkü yerdeyken bayılmak üzere olmadığını söyleyerek yükseklik korkusunu bir kez daha itiraf ediyor.
Son söz: Konfor alanının dışına çıkmak
Jimmy videoyu kendi deneyiminden çıkardığı bir sonuçla bitiriyor. Korkularıyla yüzleştiğinde genellikle bundan keyif aldığını ve kendisi hakkında çok şey öğrendiğini söylüyor. Bu deneyim için minnettar olduğunu belirtiyor ve izleyicilere konfor alanlarının dışına çıkmalarını, normalde yapmayacakları şeyleri denemelerini tavsiye ediyor. Ona göre bunu yapan kişi hem keyif alacak hem de kendisi hakkında çok şey öğrenecek.
Az sonra yarım milyon dolarlık bir deneyimin nasıl bir şey olduğunu göreceksin. İnan bana, göreceklerin aklını başından alacak.
Bu videoda uzaya gitmeyi simüle etmenin neden tam tamına çeyrek milyon dolara mal olduğunu göreceksin. Okyanuslarımızın derinliklerini keşfetmenin neden elli bin dolara mal olduğunu öğreneceksin.
Dosdoğru üstümüze geliyor.
Ve yaşayacağımız diğer deneyimlere de şahit olacaksın. Dünyanın en yüksek binasının zirvesine çıkmayı başardım. İnanmıyorum!
Ayrıca görüp görebileceğin en ucuz deneyime de tanık olacaksın. Deveye binmek. Bir dolara bu deveye ne kadar binebilirim? Bir dolar, iki dakika. Anlaştık. Bu bir dolarlık müthiş bir deneyim.
Sıkı tutun. Ne? Sıkı tutun mu? Neden?
Mısır'da deveye binmek istemiştim ama bir dolardan daha pahalıydı. Bu yüzden paylaşımda piramitler olacak. Evet. Çok güzel.
Bunun üstünde kalmak bile bir mesele. O kadar yüksekteyim ki. Uzun olmak neymiş görmüş oldun. Peki?
Bir dolara sadece iki dakika biniliyor ve süre doldu. Hadi gidip gökyüzünde yemek yiyelim.
On bin dolara bu sıcak hava balonunu mutfak olarak kullanan bir şefle üç bin feet'e, yani bin metreye çıkabilirsin. İçinde olduğumuz balonun gölgesi şu tarlada görülüyor.
Yalan yok. Beklediğimden biraz daha yükseğe çıktık. Ancak bu, bin metre yükseklikte sıradan bir akşam yemeği değil. Michelin yıldızlı bu şef, misafirleri için hazırladığı yemekleri pişirirken sıcak hava balonunun kendi alevini kullanıyor.
MrBeast.
Birazdan işte bu yemeği yiyeceğiz. Şu anda sıcak hava balonunun ateşinde pişen balığı yemek üzereyiz. Teşekkür ederim.
İnanmıyorum. Jimmy, yemek süper. Bak, aşağıda ne kadar güzel bir yer var. Yemek yerken manzaramız da harika. Balık rüyasında bile bu kadar yükseğe çıkmamıştır.
Fazladan 10 bin doların varsa ve bir kızı etkilemek istiyorsan bunu tavsiye ederim. Yediğimiz 10 gurme tabağın her biri olağanüstüydü. Ama yine de sormam gereken bir soru vardı.
Michelin yıldızlı bir şef olarak, Feastables Bar sence nasıl? Dengesi çok iyi. Çikolatadaki o çıtırtıyı da çok sevdim. Michelin yıldızlı onaylı Feastables.
10 bin dolarlık deneyimimiz çok güzeldi. Çok iyiydi. Sırada 50 bin dolarlık deneyim var ve Chandler'la Karl'ın kendilerini neyin beklediğine dair fikirleri yok.
Sizce yat nasıl? Bence çok güzel, çok güzel. Evet, güzel. Evet. Sence günlüğü 50 bin dolar eder mi? Hayır mı? Peki. Şimdi buraya bakın.
Denizaltı ile keşif gezisine çıkacağız. Hadi canım. Okyanusun dibini keşfetmeye hazır mısınız? Evet. Tamam. Hadi o zaman. Yok artık.
Ne? Biz de mi atlıyoruz? Denizaltıya gidelim. Tamam. Hadi. Okyanusun tabanını keşfedelim. Tamam. Peki.
Bu harika bir şey. Şimdiden balıkları görebiliyorum ve daha dibe dalmadık bile. Bakın, barakuda var.
Okyanus tabanını kazımak ister misiniz? O da olur. Her şeyi yapabiliriz. Şu anda denizaltı bize ait ve istediğimiz her şeyi keşfedebiliriz. Hadi, hepsini yapalım. Çarpmak dışında. Bir tek buna izin yok. Tamam.
Ve burada en iyi açıları yakaladığımızdan emin olmak için denizaltıyı takip edip kayıt yapacak dalgıçlar buldum. Harika değil mi? Onlarla iletişim kuralım. Köpekbalığı arkanda. Telaşlanmış gibi yapın, hadi. Telaşlanın.
Biz su altındayken Tareq ve Nolan da Afrika'da tam 50 bin dolarlık bir safaride vakit geçiriyor. Bakalım mı onların Afrika'da gördüklerinden daha havalı yaratıklar görecek miyiz? Spoiler, göreceğiz.
Şahane bir şey. O zaman gidip ormanın kralını bulalım. Afrika'ya gelip aslan görmeden dönmek olmaz. Anladın mı? Anlamıyorum. Neden beni işaret ettin ki?
Bak bak bak. Afrika domuzu. Hey, bu bomba. Onu korkuttun. Korkuttunuz işte ya. Özür dilerim. Bağırmamalıyım. Bağırmamalıydım. Zebra!
Zebranın tadı güzeldir gibi geliyor. Aslan olsam hep zebra yerdim. Çok etli butlu. Ne?
Bu deneyim 50 bin dolar eder. Jimmy'nin 50 bin dolarına değer.
Baksana Karl, şu gemi değil de denizaltı olsa ne olurdu? Hemen yüzeye çıkartalım. Vay canına! Ne? Kayalara ne kadar yakın olduğumuzu gördünüz mü? Bu kadar yaklaşmamız doğru mu? Tabii tabii, sorun yok.
Tamam ama başka birileri bir şeylere daha fazla yaklaşıyordu. Zebra! Nereye öyle? Selam! Bekle! Dur! Gitme! Geri gel!
Tareq, fil falan gördün mü? Arkanda iki tane var. Gereksiz derecede yakınlar. Çok yakınlar. Çok yakın, bize doğru geliyor. Az önce bir fil üstümüze geldi.
İnanmıyorum, bundan daha harika bir şey olamaz. Şuna bir bak. Bu yaratık askeri birlik gibi. O benim babam.
Denizaltıdan çok daha havalı. Balık görmek yerine bunu tercih ederim. Ayrıca kalbim yerinden çıkacak gibi atıyor.
İşte 50 bin dolarlık deneyimimiz de buydu. Sıradaki bundan daha müthiş. Bu deneyim ancak neyin yanında sönük kalır? 250 bin dolarlık sıfır yer çekimi deneyiminin yanında sönük kalır. Bu şirket bizi havalandıracak ve sonra da uçağın içinde yer çekimsiz bir ortam yaratabilmek için pike yapacak.
Pekâlâ, 250 bin dolarlık deneyimimiz şimdi başlıyor. Vay canına! Neden vuruyor? Baş aşağı duruyorum. İstemsizce süzülüyorum. İyice açıl.
Şaka gibi. Çok iyiydi. İnanmıyorum. Manyak bir şey. Bir sonrakinde diğer tarafa doğru yarışacağız. Sıfır yer çekimini aç.
Ben kazanıyorum. Hiçbir yere gidemiyorum. Boy kaybediyor.
Başardık! Başardık! Kazandık! Beyler!
Anlaşılan yer çekimi olmadan yarışmak pek işe yaramıyor. Ama neyse ki Karl'ın daha iyi bir fikri var. Yaprak üfleme makinesini deneyeceğim.
Tamam, biraz bekleyin. Nasıl da dönüyor! Aman Tanrım! Gerçekten dönüyor! Aman Tanrım!
Ve yer çekimini tekrar kapatmadan MrBeast Lab Swarms figürlerinden bazılarını yer çekimsiz ortamda yapacağız. Hazır mı? Evet!
Nolan! Gel birlikte deneyelim. Gelmiş geçmiş en havalı oyuncakları yaptım. Tek yapman gereken tüpün içine su dökmek ve sonra çalkalamak. Böylece hangi Swarm'ın çıkacağını göreceksin.
Ben su fışkırtacağım. Bana da yolla. Şu anda oyuncaklar tarafından kuşatılıyoruz. Bu düşündüğüm kadar kolay değilmiş, neyse.
Koleksiyon yapmak için 119'dan fazla Swarms var. Swarms'ları ikişerli, beşli paketler halinde ve tekli olarak Amerika Birleşik Devletleri'nde Walmart, Target ve Amazon'da ve dünyanın her yerinde en iyi oyuncak perakendecilerinde bulabilirsin.
En sevdiğim oyuncağım. Hemen Walmart'a gidip alın. Bu bayram döneminin en heyecan verici oyuncakları kapanın elinde kalıyor. Karl, yakala! Tükenmeden.
MrBeast Lab Swarms'u almalısın. Bu harika olacak.
Beklen olun yakala! Dur! Olamaz! Evet! Tuş oldun! Hayır! Hayır ya!
500 bin dolarlık deneyim bundan daha iyi olabilir mi bilmiyorum. Hadi gidip bir bakalım.
Ve sırf bu videoyu çekmek için dünyanın bir ucuna kadar gittikten sonra... 500 bin dolarlık deneyime ulaştık!
Ne müthiş bir manzara bu! İnsanlık tarihinde daha önce eşi benzeri görülmemiş bir şey yapacağız. Ve yakın arkadaşlarımla birlikte dünyanın en lüks ve pahalı metropolünde yarım milyon dolar harcayarak ne gibi deneyimler yaşayabileceğimizi görmek üzereyiz. Dubai'deyiz! Burası çölden oyulmuş ama zevk için yaratılmış bir yer.
Ve bu videonun sonunda tarihte dünyanın en yüksek binasının tepesine çıkma deneyimini yaşayan bir avuç insandan biri olacağım. Elimizden geleni yaptık. Göreceklerin aklını başından alacak. Hadi gidip eğlenelim.
Nasıl geldik buraya? Bu 152 metrelik resim çerçevesinden nihayet uzaklaşıyoruz. Ve şato şeklindeki bu otele gidiyoruz.
Vay canına! Yok artık be! Arka bahçede su var. Bu otel odasının ilk iki katı muhteşem. Ama tamamen su altında olan üçüncü kat, açık ara en havalı olan kat. Yok artık! Olamaz!
Atlantis'e hoş geldiniz. Hepinizi çok seviyoruz. Sen hariç Karl. Çok üzgünüm. Sırf benimle dalga geçmek için köpek balıklarını bile takmıyor. Kayıtlara geçsin.
Bu havuzda 80'den fazla köpek balığı var ve bu deneyimin ilerleyen aşamalarında o köpek balıklarıyla birlikte yüzeceğiz. Ve bu güzel deneyimi tamamlamak için de... Devam et. Paraşütle atlamaya gideceğiz.
Hayatta olmaz. Kanka, binlerce metre yüksekten aşağı atlamak mı? Ona takılma sen.
Hadi F1 yarışı yapalım. Olur. Bunun için Dubai Autodrome'dan daha iyi bir yer var mı? Burası şehirdeki en hızlı arabalara ev sahipliği yapıyor. İstediğinizi alın ve hadi yarışalım. Tamamdır.
Ve bu süper arabalarla bir gün geçirmek için Dubai'nin en meşhur fenomenlerinden bazılarını davet ettik. Hadi eğlenin.
Çok hızlı gidiyorlar. Ve bu burada yaşayabileceğimiz birçok deneyimin sadece ilki. Daha yeni başlıyoruz. Ben yarışa hazırım.
Birine tur bindirmek üzereyiz ve hızla yaklaşıyoruz. Hayır Jimmy, hayır hayır. Bas gaza nine. Beni yarışırken görünce annem pek mutlu olmayacak.
İstese bile daha yavaş süremezdi herhalde. Bunu yapmak yasak. Ciddiyim, bunu yapamazsın.
Arkadaşlarım ve ben yarış arabası pilotçuluğu oynarken... Karl, gerçek bir Formula yarış arabası sürmeye hazırlanıyordu.
Aşırı havalı görünüyorum. Hadi başlayalım. İyi bir başlangıç olmadı.
Yok artık! Şaka gibi, resmen Formula arabası kullanıyorum be! Bu hayatımın en güzel günü!
Ve deneyimin karşılığı olarak bu yepyeni Lamborghini bizde kalacak. Biraz tadını çıkaralım. Merak edenlere söylüyorum, bu makine fena hızlı.
O zaman şimdi de Abu Dhabi'deki NBA maçına gidiyoruz. Ama açıkçası ben etrafta spor arabalarla dolaşmayı pek sevmem. Hem park yeri bulmak da zor değil mi? O yüzden bu şeyi verecek birini bulacağım.
Aranızda MrBeast kanalını izleyen var mı? Evet. Aboneymişsin zaten. Bu Lamborghini'yi sana vereyim mi? Başkasına vermeni tercih ederim. Ne? Az önce ne oldu öyle?
Beyefendi, güvenlik, gelebilir misin? O da abone. Araba senin olsun mu? Evet lütfen. Tamam, bin. Bu artık resmen senin Lamborghini'n. Şu an gerçekten titriyorum.
İşte bu yüzden abone olmayı unutma. Lamborghini kaybetmeni istemem.
Çocuklar, ne yapıyorsunuz? Saha kenarı biletlerimiz var sevgiler. Ben çok mutluyum.
Lamborghini'yi de birine verdiğime göre artık profesyonel bir basket maçını saha kenarından izleyebilirim. Ama maç izleme keyfi fotoğraf çekimine dönüştü.
Memnun oldum. Daha sonra Steve Harvey ile tanıştım. Nasıl gidiyor? Merhaba, nasılsın? İyiyim. Ve ondan sonra da Russell Westbrook ile. İyi misiniz? İyiyiz.
Geriye 200 bin dolar değerinde deneyim kaldı. Biz de devasa bir su parkını fethetmeye gidiyoruz.
Sonra da nasıl olduysa çölün ortasında penguenlerle takılacağım. Alfa senmişsin. Tam alfalık bir hareket.
Ve bu da yeterli olmayınca... Köpek balığı ve vatozla birlikte dev bir havuzdayım. Merhabalar. Hey, hey, hey, buraya gel. Sana diyorum be. Buzz Lightyear gibi.
Vay canına. Afedersiniz beyefendi. Şurada şey var gibi.
Ben Aquaman. Köpek balıklarının kralıyım. İlk emrim köpek balıklarının beni değil, onu ısırmasıdır. Anlaştık mı? Hadi Karl'a saldır. Lideriniz benim! Saldırın ona!
Hayır, böyle bir şey olmamalı. Sanırım az önce oksijenimin fişini çektiler.
Bu adam beni balık yemine çevirmeden önce, biz de fütüristik bir restoranda kendi yemeğimizi yiyelim.
Herkese merhaba. Jimmy, sen buradasın. Bu ne böyle Jimmy? Bilmiyorum. Daha önce bir restoranda arkadaşlarımdan bu kadar uzakta oturduğumu hiç hatırlamıyorum.
Beyler, hayatınızda bir kez yaşayabileceğiniz bir deneyime hazır olun.
İlk olarak iştah açıcımızla başlıyoruz. Bir lokmada yiyin. Şerefe. Şerefe. Ya beğenmezsem?
Güzel mi? Müthiş bir şey. Harika. Bir lokmalık mı yani? Evet. Tamam. Şimdi ne olacak?
Yok artık. Ne? Call of Duty görevi gibi. Hackleniyor muyuz? Ben burayı restoran sanıyordum, sinema salonu değil. Ne olduğunu anlamadım.
Dokuz farklı tabaktan oluşan bu menü, yemeğe göre değişen 360 derece interaktif görsellerle çevrili.
Vay canına. Burada... Dokununca tepki veriyor. Baylar, dünyayı savunuyoruz. Bu konuda çok kötüyümdür.
Yemek salonu etkileyici olsa da... Kanka, suyuma bakıp tribe gidiyorlar. Şuna bakın. Bu deneyimi asıl eşsiz kılan, türünün tek örneği olan yiyecek ve içecekler. Bardağa dokununca size tepki verecek. Vay be.
Taze yakalanmış deniz ürünlerinden hazırlanan 9 ayrı enfes yemek denedim. Vay canına. İnanmıyorum. Altın Wagyu Burger'e kadar. Güzel mi? Evet. Chandler'ın sevdiği bir şey buldum.
Ayrıca bizim için özel bir final bile hazırlamışlardı. Bu kim böyle? Chandler değil mi? Hiç de bile. Kalk ol ben değilim.
Ama neyse biz deneyime devam edelim. Kelimenin tam anlamıyla gökyüzünden düşmeden ve dünyanın en yüksek binasına tırmanmadan önce geri kalan tek şey yükseklik korkumu gökyüzünde asılı bir havuzda test etmek.
Şu manzaraya baksanıza! Jimmy! Aman tanrım! Şaka mısın sen ya? Şu anda gördüğün şey buranın hakkını veremez. Yok artık!
Gökyüzünde yaklaşık 200 metre yüksekte duran bu 360 derecelik sonsuzluk havuzu, şehrin her santimetrekaresinin nefes kesici manzarasını sunuyor.
karesinin nefes kesici manzarasını sunuyor.
Hadi atlayalım. Ben de geliyorum. Arkamdaki şu ada insan yapımı. Düşününce aklım almıyor gerçekten. Şu selfie stick'i dışarı sarkıtalım. Şu manzaraya bakın. Muhteşem, öyle değil mi? Dubai'nin tepesindeyiz.
Pekâlâ millet, gökyüzünden düşme vakti geldi. Kanka, toprağa ineceksin işte. Hayır, bu insan yapımı adaya ineceğim. Hayır, çok korkuyorum.
Sıkı dur çünkü az sonra hayatım boyunca yapacağımı düşünmediğim bir şeye tanık olacaksın. Gerçek manyaklar, kim bunu isteyerek yapar ki? Ama en büyük korkularımdan biriyle yüzleşmeye çalışmadan deneyimler hakkında bir video çekilebilir miydi? Korkum gökyüzünden düşmek.
Olur da başıma bir şey gelirse videoyu yükleyin. Ciddi ciddi atlayacağız. Hayır. Benim ailem var.
Kalkışa hazırlanın. Gerçekten havalanıyoruz. Biliyorum. Aman be. Bunu yaptığımıza inanamıyorum. Çılgınlık bu. Ölme ihtimali mi nedir? Bilmiyorum. Aman Tanrım.
On bin feet'e yaklaştık. Çok yüksekteyiz. Ben hazır değilim. Cemil. Hazır değilim. Atla hadi. Peki, sen atlayacaksın. Senden nefret ediyorum. Fikrimi değiştirdim.
Hayır, olamaz. İşte bu. Dönüyoruz. Aman Tanrım, korkuyorum. Güle güle Jimmy. Hayır, vazgeçtim.
İnanmıyorum. Çok korkunç. Ben gitmiyorum.
Nasıldı? Korkuyorum. Korkuyor musun? Evet, epey yüksekteyiz. Muhtemelen en büyük korkum bu. Olamaz, olamaz. Ama bunu sizin için yaptım.
Ölmedim işte. Yaşıyorum. Chandler nerede? Chandler atlamadı mı? Chandler nerede? Chandler ya hiç atlamadı ya da yere yapıştı. Hayır. Umarım atlamamıştır.
Üzgünlükçü bir ama hatırlamıyorum.
Bu videonun en önemli deneyiminde Chandler'dan bana katılmasını istemediğim iyi oldu. Çünkü arkamda görmüş olduğunuz yapı dünyanın en yüksek binası Burj Khalifa. Ve deneyimi tamamlamak için gidip bu binanın tepesinde duracağım.
820 metrelik bu binanın zirvesine ulaşmanın ilk adımı 160 kat boyunca gökyüzüne doğru uzanan bir dizi asansöre binmek. Ancak kalan 275 metrelik kısma gelirsek zirveye merdivenle çıkmak dışında bir seçeneğim yoktu. Amma yüksekmiş! Bir sürü merdiven var.
Ancak bir saat süren tırmanıştan sonra bile gökdelen çık çık bitmiyordu. Sonunda zirveye ulaştığımızı sanmıştım. Ama daha çok yol varmış. Sonu gelmeyecek gibi, attığım her adımda devam etmek isteyip istemediğimi sorgulamaya başladım. Başarabilecek miyim? Çok az kaldı sanırım. Sanırım bu hayır demek.
Zorlanıyor olmama rağmen, sürekli olarak kendime bunun dünyanın en yüksek binasının tepesinde durmayı deneyimleyen birkaç kişiden biri olma anım olacağını hatırlatıp durdum. Ve geri dönüş olmadığını biliyordum.
Başardım! Dünyanın en yüksek binasının zirvesine çıkmayı başardım! İnanılmaz bir şey! Vay canına, ama yüksekmiş. Gerçekten çok korkutucu. Aşağı bakmamalıydım, çok korkutucu. Kusacağım.
İtiraf edeyim. Feastables'ın tadı yerde daha güzel. Çünkü yerdeyken bayılmak üzere olmuyorum. Yüksekten çok korkarım.
Korkularımla yüzleştiğimde genelde bundan keyif aldığımı ve kendim hakkında çok şey öğrendiğimi gördüm. Bu deneyim için çok minnettarım. Ve konfor alanının dışına çıkmanı tavsiye ederim. Normalde yapmayacağın bir şeyler yap. Bundan keyif alacak ve kendin hakkında çok şey öğreneceksin.
İzlediğin için teşekkürler. Umarım bu video için sarf ettiğimiz çabadan keyif alırsın. Sizi seviyorum!
Makale yayınlanma tarihi
