500 Bin Doları Tanklara, Dinamite ve Yanan Arabalara Karşı Korumak: Blake'in Dört Aşamalı Meydan Okuması
MrBeast ミスタービーストBu videoda MrBeast (videoda Blake ona "Bay Jimmy" diye sesleniyor), Blake'e 500 bin dolar değerinde nakit para koyuyor ve bu paranın art arda gelecek saldırılardan korunmasını istiyor. Kural basit: Saldırılardan sonra parçalanmadan kalan her banknot Blake'in olacak. Blake'e bir kredi kartı veriliyor ve parayı korumak için istediği her şeye harcama yapabileceği söyleniyor. Blake'in bunu ilk denemesi değil. Aynı formatta daha önce kaybettiği anlaşılıyor. Videonun sonunda "yine mağlubum" diyor ve bu seferki yenilginin "lazerden" daha çok acıttığını söylüyor. Başta dört aşamadan söz ediliyor ama videoda yalnızca üçü gösteriliyor.
Birinci aşama: Tanklara karşı 24 saat
İlk tehdit, paraya ateş etmek üzere bekleyen tanklar. Blake'in ateşlemeye kadar 24 saati var. İlk üç saatini hurdalıklarda geçiriyor ve bulabildiği her türlü metali alıyor. Bir hurdalıkta 30 bin dolar harcamayı göze alıyor ve oradaki bütün arabaları istiyor. Bir de nakliye konteyneri talep ediyor. Anlatıcıya göre aynı şeyi gittikleri iki tedarikçide daha yapıyor. Aldığı her şeyin 12 saat içinde teslim edilmesini istiyor ve tedarikçiler şaşırınca iki katını ödemeyi teklif ediyor. MrBeast, Blake'in kendi parasını ne kadar hızlı harcadığına takılıyor.
Yaklaşık bir saat plan yaptıktan sonra Blake stratejisini dört adımda anlatıyor:
- Paranın üzerine bir nakliye konteyneri koymak. MrBeast buna "dahice" diyor.
- Dev su tankları kullanmak. MrBeast'e göre bu iyi bir fikir ama en iyisi değil.
- Tuğla, saman ve odunla dolu konteynerler yerleştirmek.
- Planlı şekilde dizilmiş arabalardan bir kale kurmak.
Blake en çok dördüncü adıma güveniyor. İzlediği son bir videoya dayanarak, füzelerin arabalara çarpıp başka yöne seksineğini düşünüyor. MrBeast ise Blake bunların hepsini inşa ederse çok şaşıracağını söylüyor.
Malzemelerin teslimine daha dört saat olduğu için Blake birkaç işçi tutuyor. Bir ara kendinden o kadar emin ki bu yapıya atom bombası atılsa bile paraya bir şey olmayacağını söylüyor. Anlatıcı ise tankların dört aşamadan yalnızca ilki olduğunu ve kalanların "çok daha zorlu" olacağını hatırlatıyor.
Ekip bütün gece çalışıyor ama güneş doğduğunda iş hâlâ bitmemiş. MrBeast, para ile tanklar arasında duran bir araba görünce nedenini soruyor. Blake orayı "envanteri" gibi kullandığını söylüyor. Beyaz arabayı almak için 10 dakika istiyor, ancak 5 dakika alıyor ve süre dolunca durdurulup alandan uzaklaştırılıyor. Blake yaklaşık 25 saattir uyumadığını söylüyor. Yaptığı şeye bakınca müthiş olduğunu düşünüyor, ama arkasındaki beş tankı ve mermilerin büyüklüğünü görünce tereddüde düşüyor. "Bir konteyner buna engel olabilir mi?" sorusuna "Umarım üçü olur" diye cevap veriyor.
Beş tank toplam 20 atış yapıyor. İlk atışı Blake yapıyor, sonra Chandler da ateş ediyor. Bir noktada konteynerde sekiz delik sayılıyor. Çekimdekiler Blake'in parasını koruyamayacağını düşünüyor. Son atışı yine Blake yapıyor ve hemen paraya koşuyor. Para kurtulmuş görünüyor.
İkinci aşama: Dinamitle dolu 100 sandık
MrBeast'e göre ikinci aşama, kanalda o güne kadar patlatılan en büyük bomba olacak. Paranın çevresinde ağzına kadar dinamitle dolu "tam olarak 100 sandık" bulunuyor. Blake bunun yasal olup olmadığını soruyor, MrBeast bilmediğini söylüyor. Bu aşamanın, Blake'in ilk denemesinde 250 bin dolar kaybettiği patlayan kasa bölümünden daha büyük olduğu belirtiliyor.
Blake yeni stratejisinde yangın riskine odaklanıyor. Önce tutuşabilecek her şeyi, özellikle ahşabı alandan çıkarmak istiyor. Ardından su tankları geliyor. Konteynerleri taşıyıp diğerleriyle birlikte yerleştirmeye karar veriyor. Son olarak çimento, tuğla ve gerekirse arabalardan duvarlar örecek.
Bu noktada 24 saatten uzun süredir uyanık olan Blake işi işçilere bırakıp uyumaya gidiyor. Yorgunluktan planladığından çok daha uzun uyuyor. Uyandığında yapının yarısının bittiğini, bazı kısımların ise boş kaldığını ve kendisi yattığından beri pek bir şey değişmediğini görüyor. Son altı saatte zayıf noktaları yedek parçalar, tuğlalar ve daha fazla arabayla kapatmaya çalışıyor. Bu sırada MrBeast, Blake'in durduğu yere bir okul servisi, yani bir minibüs bırakılacağını söylüyor. Videoda bunun gerçekleştiği gösterilmiyor.
Süre dolmak üzereyken Blake 10 dakika istiyor, 4 dakika alıyor. Son anda her şeyi suyla ıslatıyor, bu arada ekiptekileri de ıslatıyor. Saat 17:00 olduğunda MrBeast işi durdurmasını, yoksa paradan kesmeye başlayacaklarını söylüyor. Herkes sığınağa geçiyor. Blake gördüğü ilk bomba olduğunu ve soğuk terler döktüğünü söylüyor. Ateşleme cihazı ona veriliyor. MrBeast yapılan işi özetliyor: iki günlük çalışma, 17 araba, 6 su tankı ve 4 nakliye konteyneri. Blake geri sayımın sonunda "Seni seviyorum, anne" diyerek düğmeye basıyor.
Patlamadan sonra alevler yükseliyor. MrBeast söndürmeden önce "biraz oyalayayım" diyor ve yangın ön tarafta bir süre devam ediyor. Blake kum torbalarını kaldırıp paraya ulaşıyor. Paranın üstü epey kirlenmiş ama banknotlar sağlam. Böylece dört aşamanın ikincisi de tamamlanıyor.
Üçüncü aşama: Gökyüzünden yanan arabalar ve bir mancınık
Üçüncü aşamada paranın üzerine gökyüzünden benzin dolu, yanan arabalar bırakılacak. Kaç araba olduğu sorulunca MrBeast yalnızca "çok fazla" diyor. Anlatıcıya göre bu, Blake'in o güne kadarki en zor aşaması. Sadece yukarıdan gelen saldırıyla değil, bariyerlerdeki çatlaklardan sızan kolay tutuşur benzinle de uğraşması gerekecek.
Blake para sandığının betonla doldurulmasını ve üzerine bir nakliye konteyneri konmasını istiyor. Yine çok yorgun olduğu için hemen uyuyor ve işin çoğunu ertesi güne bırakıyor. Dördüncü günde kendini "zombi gibi" hissettiğini söylüyor. Planı, elindeki diğer konteyneri ucu yukarı bakacak şekilde dikip bir tür piramit oluşturmak. Böylece arabalar paranın değil, konteynerin üzerine düşecek. Birkaç saat boyunca konteyneri arabaların yönünü değiştirecek bir açıda tutmaya uğraşıyor ve bunun için destek olarak kütükler kullanıyor. Konteyneri istediği yere yerleştiremezse epey para kaybedeceğinden endişeleniyor. Sonunda başarıyor ve bunun kendisini çok iyi hissettirdiğini söylüyor. Bunlara ek olarak bir su tankı, tuğlalar ve elindeki son arabayı da yerleştiriyor.
MrBeast ise bir sürpriz hazırlamış. Uzakta bayrakla işaretlenmiş yer bir mancınık. Arabalar yukarıdan düşerken yandan dev alev topları fırlatılacak. Blake milyonlarca şeyi düşündüğünü ama mancınığı hiç düşünmediğini söylüyor. Artık kullanabileceği malzemesi de kalmamış. Son saatini kalenin zayıf noktalarını kapatmakla geçiriyor. Sabah doldurmak için gönderdiği su kamyonu ise hâlâ gelmemiş. Son saniyelerde her şeyi suyla ıslatıyor ve bunun yangını durduracağına inandığını söylüyor. Geri sayımın sonundaki bir olaydan sonra MrBeast, Blake'i bunu kasıtlı yapmakla suçluyor ve "sırf bu yüzden" bu aşamada merhamet göstermeyeceğini söylüyor. Olayın ne olduğu transkriptten net anlaşılmıyor.
Plan, beş ölüm topunun yanında paranın üzerine beş alevli araba bırakmak. İlk araba düştüğünde konteynerin üzerinden yuvarlanıyor, yani piramit arabayı saptırma işini görüyor. Ancak Blake'in destek için kullandığı tahtalar hızla alev alıyor. MrBeast, yanan araba atacaklarını bildiği hâlde neden tahta kullandığını soruyor. Blake onları kullanmak zorunda olduğunu söylüyor. Anlatıcı yine de umut veriyor: Blake paranın etrafını briketle çevirdiği için paranın hâlâ yanmamış olma ihtimali yüksek.
Sonuç: "Kale değil, fırın"
Alevler gece boyunca yağmaya ve büyümeye devam ediyor. Yangının sönmesi bir buçuk saatten fazla sürüyor ve ortada yanan çok sayıda kütük var. Çekimdekiler Blake'in kazara dev bir şenlik ateşi yaktığını söylüyor: Kale yaptığını sanıyormuş ama aslında bir fırın yapmış. Yine de betonun parayı korumuş olabileceği ihtimali konuşuluyor.
Açıldığında sandığın içindeki paranın çoğunun kül olduğu görülüyor. İçerinin "bin derece" olduğu söyleniyor. Blake yenilgiyi kabul ediyor. Bu kaybın lazerli bölümdekinden daha çok acıttığını, en çok acıtan şeyin de bir hiç uğruna çalışmak olduğunu söylüyor. Böylece dördüncü aşamaya geçilmeden meydan okuma resmen bitiyor.
Kapanışta MrBeast Blake'e iki seçenek sunuyor: ya 100 bin dolarla ayrılacak ya da ileride bir videoda üçüncü ve son bir şans alacak. Blake geri dönmeyi seçiyor. MrBeast bu son şansın şubata kadar yayınlanmayacağını söylüyor ve kendisinin, seyircilerin ve kimsenin Blake'in yine kaybettiğini görmeye dayanamayacağını ekliyor.
Bu tanklar şu anda 500 bin doların üzerine füze yağdırmak üzere bekliyor ve parçalanmayan her banknotu Blake'e vereceğim.
Ama şanslısın, sana kredi kartımı vereceğim. Bu parayı, şurada duran parana atacağımız füzelerden korumak için istediğin gibi harcayabilirsin.
Ne istersem yapabilir miyim? Ne istersen. Ama ateşlemeden önce sadece 24 saatin var.
Metal lazım. Hadi. Peki! Hadi, millet! Koşuyor! Videoya koşarak başlıyoruz.
Pekâlâ Blake, önce nereye? Hurdalığa.
Blake'in ilk 3 saati, parasını korumak için bulabildiği her türlü metali almakla geçti.
Tamam, burada metal var gibi. Bu, 30 bin dolar harcamak anlamına gelse bile.
Bunu istiyorum, bunu da. Hepsini. Yani, buradaki bütün arabaları? Evet.
Konteynerlerinizden birini verebilir misiniz? Arkaya geçelim. Evet. Bu güzel. Paranın üstüne koyarsam bunlar işe yarar.
Buradaki her şeyi satın alması yetmezmiş gibi, Blake aynı şeyi gittiğimiz diğer 2 tedarikçide daha yaptı.
Bugün alacağım her şeyi önümüzdeki 12 saat içinde göndermelisiniz. 12 sa... Ne? İki katını ödeyeceğim. Tamam, hallederiz.
Paramı saçarken pek hızlı. 15 bin dolar.
Malzemelerin teslim edilmesini beklerken paranın oraya geri döndük ve Blake bize stratejisinden bahsetti.
Son bir saatini plan yapmakla geçirdin. Peki paranı tanklardan korumak için ne buldun?
İlk adım, paranın üzerine bir nakliye konteyneri koyacağım. Bu dahice bir fikir.
İkinci adım, dev su tankları. Sence bu iyi bir fikir mi? İyi fikir ama en iyisi değil.
Üçüncü adım, bu konteynerler tuğla, saman ve odunla dolu. Son olarak, en çok güvendiğim şey: planlı yerleştirilen, arabalardan kale. İzlediğim son videoya göre, o füzeler arabalara isabet edip başka yerlere sekecek.
Burada gördüğünüz her şeyi inşa ederse o kadar şaşıracağım ki. Hadi bakalım. Hadi.
Ne yazık ki Blake'in malzemelerinin teslimatına daha 4 saat vardı. O da iş için yardımcı olsunlar diye birkaç işçi tuttu.
Bir kale inşa ediyorum. Bu şeye atom bombası bile atsak, paraya bir şey olmaz. Burası adeta bir şantiye gibi olmuş.
Blake'in parasını koruma ihtimali çok da uzak görünmemeye başladı. Ama o 500 bin bu tanklardan kurtulsa bile, tanklar aslında Blake'in parasını savunmak zorunda kalacağı dört aşamadan sadece ilki. Bunu söylerken ciddiyim, kalan aşamalar çok daha zorlu olacak.
Blake ve ekibi parayı savunmak için bütün gece durmadan çalıştı. Ama güneş doğduğunda işleri hâlâ bitmemişti. Böyle devam. İşte bu!
Para orada. Tanklar şurada. Bu araba neden burada? Burası benim envanterim gibi işte. Envanteri parayla tankın arasına mı koydun? Bana 10 dakika ver, o beyaz arabayı alayım. Hadi, 5 dakikan var.
Başka bir şey yapacak zamanım var mı ki? Zaman doldu. Dur, dur. Zaman doldu. Bırak, bırak onu. Uzaklaşın hadi. Blake, zaman sona erdi, evet.
Oldukça sağlam. Gidip tank ateşleyelim.
Yaklaşık 25 saattir ayaktayım, bir şeyler inşa ediyorum, sürekli. Şimdi bakıyorum da müthiş oldu. Ama sonra arkamı dönüp bu 5 canavarı görüyorum ve kullandıkları bu mermiler var, bu kadar büyük olacaklarını bilmiyordum.
Bir konteyner buna engel olabilir mi? Umarım üçü olur. Çok kötü.
Pekâlâ, vakit tamam. Tankları yükleyin. Evet. Paranı hedef alan bu 5 tank 20 el ateş etmek üzere. Blake, ilk atışı yap.
Çok toz kalktı. Yok artık. Bu tip ne böyle. Blake'in yüzüne bakın. Parasını koruyamayacak.
19 atış daha var, değil mi? 19 atış daha var. Chandler, ateş.
Çok eğlenceliymiş. İnanmıyorum. Baksana... Şimdilik, konteyner üzerinde sekiz delik var. Evet, görüyorum.
Parasını koruyamayacak. Nasıl hissettiğini sorardım. Ama onun yerine atış yapabiliriz. Bitsin şu çile.
5 atış. 4 atış kaldı. 3 atış kaldı. Orada ne kadar var? Yarım... 2 atış daha.
Tabii ki Blake, sonuncuyu sen ateşleyeceksin. Şeref duyarım. Sonra da hiç paran kalmış mı bakacağız.
Hadi! Koşuyor. Çok hızlı. Hiç para var mı? Bekle, öyle duruyor. Evet! Blake, paran kurtulmuş gibi görünüyor. Ekmeğimizdeyiz.
Çok sevindin ama bu dört aşamanın ilkiydi ve 24 saat içinde bu para etrafında bu kanalda patlattığımız en büyük bombayı patlatacağız. İşte bu.
Üzerine mi? Yoksa bir şeyle mi... Güzel soru. Hemen dönerim.
Blake, sence o yeşil kasaların içinde ne var? Bilmiyorum. Sanki... Ben cevaplayayım. Burada, ağzına kadar dinamitle dolu tam olarak 100 sandık var. Bunu yapmana izin veriyorlar mı? Bu yasal mı, bilmiyorum.
Biz YouTube tarihinin en büyük patlamalarından birini hazırlarken, Blake de parasını nasıl koruyacağına dair strateji geliştiriyor.
İlk adım, tutuşabilecek her şeyi buradan çıkarmamız gerek. Ahşaba dair bir şey kalmayacak. İkinci adım, su tankları. Üçüncü adım, konteynerleri taşımaya karar verdim. Onları diğer konteynerlerle birlikte yerleştireceğim. Son olarak da duvarlar; çimento, tuğla, gerekirse araba.
Dinamit, tanklardan çok daha kötü gibi. Bu patlayan kasadan daha mı büyük? Evet. Onun içindeki her şey yok oldu.
İlk seferinde, bu videoda 250 bin dolar kaybetmişti. Tekrarlayacak mıyız? Hayır.
Ve bu noktada Blake 24 saatten fazla bir süredir uyanık olduğu için, kendisi yatıp uyumaya karar verdi. İşi de işçilere devretti.
Ben yatıyorum. İyi geceler. Blake tatlı rüyalar diler.
Ve çok yorgun olduğu için Blake planladığından çok daha uzun süre uyudu.
Evet, mışıl mışıl uyudum. Bir gecede ne kadar ilerleme kaydedildiğini öğreneceğim. Yarısı bitmiş. Boş. Yani ben yatmaya gideli hiçbir şey değişmemiş.
Ve sadece 6 saat kala, Blake zayıf noktaları yedek parça, tuğla ve daha fazla arabayla kapatmaya başladı. Burası iyi görünüyor, güzel.
Bay Jimmy, burada ne varmış? İyi dinle, bir bip sesi duyacaksın. O ses okul servisinden geliyor, servisi şu an durduğun yere bırakacağız. Çocuklarla dolu değildir, değil mi? Minibüs bu. Ben bunu mu sordum?
Bu yepyeni, Feastables çikolatamız. Yeni tat, yeni isim. Dener misin? Tabii.
Servisten bahsederken dikkat dağıtmak için bunu kullanıyorum.
Evet, dürüst olacağım, bu diğer çikolatalardan daha iyi. Hem de hepsinden. Gerçekten. Bir parça isteyen var mı, millet? Çektin, değil mi?
Hey, Blake, patlamaya 5 dakika. 10 dakikaya ihtiyacım var. 5 dakika daha yeter. 4 dakikan var.
Ama onları da ıslatıyorsun! Ne güzel işte! Hoşlarına gitmiyor. Bakın, aşağıya iniyorlar.
90 saniyen kaldı. Blake, zamanın tükeniyor! Hadi, hadi. Çabuk, hadi.
Saat 17:00 oldu. Dur, dur, durun. Kapat şunu. Kapat. Blake, kapat şunu. Paradan kesmeye başlamadan bırak.
Hadi sığınağa gidelim. Tankların tahribinden kıl payı kurtuldun. Tekrar yapabilecek misin?
Güneş batıyor ve hava iyice kararıyor. Bu şimdiye kadar patlattığımız en büyük bomba. Bu benim gördüğüm ilk bomba.
Blake, gergin misin? Soğuk terler döküyorum. Bu ateşleme cihazı. Al hadi. Aktif mi? Evet, aktif.
2 günlük çalışma, 17 araba, 6 su tankı, 4 nakliye konteyneri ve hepsi de 500 bin doları korumak için. Evet, zengin mi olacaksın, eve elin boş mu döneceksin?
Hazırsan, Blake. 3, 2, 1. Seni seviyorum, anne.
Aman Tanrım. Şu çıkan alevlere baksanıza! Şunu söndürsek mi? Söndürmeden önce, biraz oyalayayım. Böyle... Yavaş... Yangın söndürücüyü al! Hadi! Hadi, hadi, hadi.
Bakalım yanıyor mu. Hayır. Şurası alev almış. Olamaz! Şuna dikkat et.
Parama dokunma! Yangın ön tarafta devam ediyor. Blake kum torbalarını hareket ettiriyor. Burası uygun gibi. Lütfen küle dönmeyin. Lütfen küle dönmeyin.
Ne görüyorsun? Ne olmuş? Yeşil bir renk! Yok artık! Evet, bebeğim! Evet! Paranın üstü epey kirlenmiş. Ama yine de bir şey olmamış. Whoa. Biliyordum.
Blake, 4 aşamadan ikincisini tamamlamış bulunuyorsun. Sıradaki aşamayı görmek ister misin? Evet.
Pekâlâ, Blake, üçüncü aşama için yapacağımız şey, paranın üzerine gökyüzünden benzin dolu, yanan arabalar bırakmak olacak. Kaç araba olduğunu söyler misin? Çok fazla. Çok mu? Hem de ne.
Şimdiye dek karşılaştığı aşamaların en zoru bu olacak. Blake sadece gökyüzünden gelen saldırıya karşı değil, bariyerlerin çatlaklarından sızan, kolay tutuşan benzine karşı da amansız bir savaş verecek. Arabaları bıraktıktan sonra bir sürprizim var. Kolay gelsin.
Pekâlâ, para dolu sandığın betonla doldurulmasını istiyorum. Şu duran nakliye konteyneri, onu paranın üstüne koyacağız.
Blake son birkaç günde çok çalıştı. Ve çok yoruldu. Hemen uyumaya gitti ve işin çoğunu ertesi güne bıraktı. Kendinden emin görünebilir. Ama kısa süre içinde bu meydan okumanın, bu videolarda karşılaştığı her şeyden zor olduğunu görecek.
Hadi, Blake! Hadi. Hadi, kazanma vakti. Hadi.
Dördüncü gündeyiz. Zombi gibi hissediyorum. Elimdeki diğer konteyneri alacağız. Onu alıp ucu yukarı bakacak şekilde dikkatlice yerleştireceğiz ve bir piramit gibi oluşacak. Arabalar onun üzerine düşecek. Paranın üzerine değil. O konteyneri bir an önce en yukarı koymalıyız. Biraz endişeleniyorum.
Sonraki birkaç saat boyunca Blake, üstteki konteyneri arabaların yönünü değiştirecek bir açıyla yerleştirmeye çalıştı. Bu, destek için kütük kullanmak anlamına gelse de.
Bu konteyneri hemen istediğim yere yerleştiremezsek, muhtemelen epey para kaybedeceğim. Evet. Oraya yerleştir! Başardık. Bu beni gerçekten iyi hissettirdi.
Su tankını getirip tam buraya yerleştireceğiz. Tuğlalarla dolduracağız ve elimizdeki son arabayı buraya koyacağız. Bütün bunları engelleyecek. Harika olacak. Ben buna strateji derim.
Blake'in beklemediği şey, ona hazırladığım sürprizdi. Sürprizi bilmek ister misin? Evet. Sürpriz ne? Gel hadi.
Şu bayrak var ya? O bir mancınık. Arabalar tepeden düşerken, yandan dev alev topları fırlatacağız. Dostum, milyonlarca şey aklıma geldi. Mancınık hariç. Başka malzemem yok. Kullanacak bir şeyim kalmadı.
Son bir saat boyunca Blake kalesinin zayıf noktalarını kapatmakla uğraştı. Ama hâlâ önemli bir parça eksikti; sabah doldurmak için gönderdiği su kamyonu, maalesef daha gelmemişti.
90 saniyesi kaldı. Evet, başlıyoruz. Her zamanki gibi, Blake'le son düzlüğe girdik. 60, 59, 58, 54. Her şeyi suyla ıslatıyor. Biz arabaları üstüne bırakmadan önce, parayı yangından korumak için.
30 saniye kaldı. Cidden bunun yangını durduracağını mı düşünüyorsun? Evet, durduracak. 3, 2, 1. Bırak hadi!
Sırf bu yüzden bu aşamada merhamet göstermeyeceğim. Beklemiyordun sanki. Kasıtlı yaptın. Bakalım ne olacak.
Şunun ne kadar yüksekte olduğuna bakın. Bu, mancınıkla fırlatacağımız yanan beş ölüm topunun yanında para üzerine bırakacağımız beş alevli arabadan sadece ilki.
Hazır mısın? Başlatsana, hadi. Ateşe verin! Ve bırakın! Yapma! Yok artık! İnanmıyorum!
Hayır, düşünce her şey yanmaya başladı. Araba, konteyner üzerinden yuvarlandı. Ama Blake'in destek için kullandığı tahta, hızla alev aldı.
Hayır, neler oluyor? Ne oluyor? Orada olan yanıyor, Blake. Şu anda ne diyeceğimi bilmiyorum.
Evet, konteynerinin üstünde ne vardı peki? Orada tahta vardı. Uğursuzluk olmasın. Tahtaya vur. Tahta mı? Yanan araba atacağımızı biliyordun ama! Tahta mı? Onları kullanmam gerekiyordu.
Neyse ki Blake parasının etrafını briketle çevirmiş, yani parasının halen daha yanmamış olma ihtimali çok yüksek.
Ve bu videonun en müthiş kısmına henüz geçmeden önce... Ne sandınız? Sizlere Acorns'dan bahsedeceğim tabii. Bu banka kartları sadece harcamanıza yardımcı olmakla kalmıyor. Daha fazla bilgi vereceğim. Ateş!
Acorns, Dwayne Johnson'la hazırladıkları yeni Mighty Oak banka kartını piyasaya sürdü. Bu kartın en güzel yanı, her alışverişinizden sonra, tutarı otomatik olarak yuvarlayıp, aradaki farkı yatırımda kullanması.
İnanın inanmayın, paranız aslında yanan ölüm topları tarafından değil; faturalar ve enflasyon gibi şeyler tarafından saldırı altında. Bu sayede harcama yapmadığınız zamanlarda paranız en yüksek faizli hesaplardan birinde bulunacak. Chandler, faizin anlamı ne?
Faturalara ve enflasyona karşı mücadele etmeniz için paranızı hesabınızda tutmanız yeterli olacak.
Blake, ne durumdasın, kanka? Bu videoları kaybetmenin nasıl bir his olduğunu hatırladım.
Vay canına! Doğrudan hedefe. Şuna bak. Nasıl da denk geldi!
Kaydolmanız yeter, Acorns'la birlikte size kazancınız için 20 dolar veriyoruz. Paranız sizin için çalışsın istiyorsanız acorns.com/mrbeast adresine gidin.
Şunu yakın hadi! Bırakın!
Alevler gece boyunca yağmaya devam etti. Oh, oh. Bu alevler büyümeye devam etti. Blake'in parasına kavuşma ihtimali de bir o kadar azaldı.
Hayır, hayır, hayır. Yangının sönmesi bir buçuk saatten fazla sürdü.
Yangının sönmesi bir buçuk saatten fazla sürdü. Ya hepsi orada olacak ya da hepsi yanmış olacak.
Şurada yanan bir sürü kütük var. Yanlışlıkla dev bir şenlik ateşi yaktı yani. Kale yaptığını sanıyordu, ama aslında fırın yapıyormuş. Betonun parayı korumuş olması hâlâ mümkün.
Blake, bakalım ne oldu. Bakalım bu kadar briket paranı korudu mu, yoksa yangın çok mu büyüktü?
Olamaz. Oh, hayır. Bunlar mahvolmuş. Dur, bekle. Para kül olmuş.
İçerisi bin derece. Durumu kabullenelim artık, Blake. Para yandı. Gördüğünüz gibi, paranın çoğu bu durumda.
Yine mağlubum. Bu seferki lazerden çok acıttı. En çok acıtan şeyse bir hiç uğruna çalışmam.
Evet, berbat. Meydan okuma resmî olarak bitti.
Bitirmeden önce, Blake, sana bir teklifim var. İki seçeneğin var. Ya burayı 100 bin dolarla terk edersin ya da ileride bir videoda üçüncü ve son bir şans elde edersin.
Tamam, döneceğim. Dönecek misin? Döneceğim. Tamam.
Blake'in kazanmak için son şansını buradan izleyebilirsiniz. Ama video şubata kadar çıkmaz. Ben, seyirci, kimse yine kaybettiğini görmeye dayanamaz. Görüşeceğiz.
Makale yayınlanma tarihi
