1 Dolarlık Yattan 1 Milyar Dolarlık "Yüzen Şehre": MrBeast'in Tekne Merdiveni
MrBeast ミスタービーストVideoda MrBeast (Jimmy) ve ekibi, fiyatı giderek artan bir dizi tekneyi sırayla geziyor. Başlangıç sorusu şu: Bir dolarlık bir yat ile koca bir şehri suda taşıyabilecek büyüklükteki milyar dolarlık bir gemi arasında ne fark var ve insanlar bu devasa yapıları nasıl inşa ediyor? Video teknik bir inceleme değil. Her basamakta ekip içerideki odaları, olanakları ve kendi şakalarını gösteriyor. Fiyat ve kapasiteye dair rakamlar da ekip tarafından söylenen rakamlar.
Bir dolarlık yat: Neden bu kadar ucuz?
İlk tekneyi önceki sahibinden 1 dolara satın alıyorlar. Jimmy satıcıya tekneyi neden bu fiyata verdiğini sorunca aldığı cevap basit: depolama masrafı çok yüksekmiş. Satıcının söylediğine göre teknenin yıllık maliyeti 18.000 dolar. Yani "bedava" bir tekne, sahibine her yıl ciddi bir yük bindiriyormuş.
Güverteye çıkınca teknenin neden bir dolar ettiği hemen anlaşılıyor. Demir alır almaz ekipten biri zeminin olmaması gereken bir şekilde hareket ettiğini fark ediyor ve teknenin belki bir dolar bile etmeyeceğini söylüyor. Tekne suya iner inmez batmaya başlıyor ve ekip kaçmak zorunda kalıyor. Chandler'a atlaması söyleniyor, Jimmy de yarı şaka "Onun için bir dolar ödemiştim!" diye bağırıyor. Böylece merdivenin en alt basamağı, sözün tam anlamıyla batmış oluyor.
Bir milyon dolarlık yat: Beklenenden küçük
Sıradaki tekne 1 milyon dolarlık. Jimmy bu teknenin düşündüğünden daha küçük olduğunu açıkça söylüyor. Yine de içinde şaşırtıcı derecede büyük bir salon, ebeveyn yatak odası bulunan bir alt güverte, Jimmy'nin içinde ayakta duramadığı ikinci bir oda ve çocuklar için ikili yataklar var. Tavan yüksekliği, sonraki teknelerde de ölçüt olarak tekrar tekrar karşımıza çıkıyor.
Bu bölümde Jimmy'nin tekneyi yanaştırma sırasında ucu ucuna geçtiği anlar, "sahil güvenliği çağırın" şakaları ve yoldan geçen birilerinin Jimmy'yi tanıması da var. Ardından ekip hızlı bir tekneyle bir sonraki yata geçiyor.
On milyon dolarlık yat: Ayakta durabilmenin bedeli
On milyon dolarlık yatta ilk dikkat çeken şey, önceki tekneye göre çok daha büyük olan ön güverte ve manzara. Jimmy'nin bu teknedeki değerlendirmesi pratik: yatak odası güzel ve "9 milyon daha verince" nihayet ayakta durabilmiş. Merdivenin altında dört büyük yatak odası var.
Banyoda yan yana iki "tuvalet" görünce Jimmy şaşırıyor. Ekipten biri bunun bide olduğunu açıklıyor, ardından "Neden tuvalet kâğıdı kullanmıyorsun?" sorusuna "Tam bir Amerikalısın" diye takılıyor. Üst katta bir oturma alanı daha var. Burada da somut bir karşılaştırma yapılıyor: 1 milyonluk yatın deri koltukları güneşte yakıcı derecede ısınıyormuş, buradakiler ise yumuşak. Ekibin o ana kadarki kararı, bunun gördükleri en iyi tekne olduğu. Jimmy ise sıradakini görene kadar beklemelerini söylüyor.
Yirmi beş milyon dolarlık yat: Malikâne boyutunda eğlence
Sonraki tekne o kadar büyük ki Jimmy bütün arkadaşlarını çağırdığını söylüyor. Teknenin 150 kişilik olduğu belirtiliyor, başka bir anda ise 30 odalı, 25 milyon dolarlık bir tekne olarak tanıtılıyor. Ekipten biri bunun malikâneden ne farkı olduğunu soruyor, cevap da "Bu bir malikâne" oluyor. Jimmy'nin saydığına göre yatta bir oturma odası, bir ofis, bir masaj odası, iki yemek odası ve yedi yatak odası var. Yatak odasıyla ilgili yorum yine tavan üzerinden geliyor: kafası tavana çarpmadığı için güzel.
Bu bölümün öne çıkan anı pizza sürprizi. Jimmy'nin anlattığına göre yatta dünya çapında bir şef olmasına rağmen çocuklar pizza istemiş. Ekip helikopter pistinin üzerinde durduklarını tahmin ettikten sonra, Uber'in helikopterle teslimat yaptığı gösteriliyor ve pizzalar hareket hâlindeki tekneye helikopterle indiriliyor. Ekip bunun gerçek olduğuna inanamıyor. Pizzanın ardından yatla birlikte gelen jet ski'lerle suya giriliyor. Tareq jet ski'yi deviriyor, pizzalar denize atlayanlara fırlatılıyor.
Elli milyon dolarlık yat: Kumandalar ve kaybolan Nolan
Elli milyon dolarlık yat için verilen bilgiler şöyle: 60 metreden uzun, dört katlı, 200 kişi kapasiteli ve 20 kişilik mürettebatı var. Jimmy'nin öne çıkardığı ayrıntılardan biri, bu fiyatta size mürettebatı çağırmak için bir kumanda veriliyor olması. Bunu gösterirken bir mürettebat üyesini boşuna çağırıyor. Aynı kumanda tavandan inip çıkan bir televizyonu da kontrol ediyor. Jimmy bunu havalı ama çok yavaş buluyor.
Ekip ikiye ayrılıp tekneyi keşfediyor. Birinin yorumu, teknenin büyüklüğünü iyi anlatıyor: yürüyüp durduğunda yolun yarısında mı, sonunda mı yoksa başında mı olduğunu bilmiyor. Bu arada Nolan uyuyakalmış ve gün boyunca diğerlerini arayıp duruyor. Karşılaştıkları kişiler de ona Jimmy'nin yerini sorduğunda şakayla yalan söylüyor. Nolan ekibi ancak günün sonunda bulabiliyor.
Bu yatta ünlü bir misafir de var: Pete Davidson. Akşam yemeğinde bütün kuzu servis ediliyor. Pete Davidson gelecek planları sorulunca Peacock'ta yayınlanacak "Bupkis" adlı programından bahsediyor. Gün içinde ekip, denizdeki yüzen reklam panolarının etrafında toplanan teknelere çikolata dağıtıyor. Bu kısım sponsorlu bir tanıtım bölümü olarak işleniyor.
Üç yüz milyon dolarlık yat: Dünyanın en büyük 69. teknesi
Ertesi sabah ekip, Jimmy'nin dünyanın en büyük yatlarından biri olarak tanıttığı 300 milyon dolarlık yata biniyor. Jimmy'nin aktardığı özellikler şunlar: 50 kişilik mürettebat, çok sayıda lüks oda, dokuz ebeveyn yatak odası, altı kat, büyük bir havuz ve manzaralı bir jakuzi. Tekneyi dünyanın en büyük 69. teknesi olarak tanıtıyor. Ekipten biri bunun gerçek bir bilgi olup olmadığını sorunca da doğru olduğunu söylüyor. Teknenin tepesi aşağıdan görünmüyor bile.
Olanaklar arasında okyanus manzaralı tam donanımlı bir spor salonu, bir şey izlerken camları otomatik kararan bir sinema salonu, kendiliğinden çalan bir piyano, kuaför ve sauna içeren bir spa bölümü var. Jimmy'ye göre bir masa bile 3 milyon dolar değerinde. Ekip üyelerinden biri teknesinde spor salonu olsa spor yapacağını söylüyor. Karl ise güneşte yandıktan sonra jakuziye girdiği için sıcaktan şikâyet ediyor. Alt katta çok sayıda jet ski olduğu da gösteriliyor.
Bu bölümde fiyat merdiveninin mantığını sorgulayan bir soru da gündeme geliyor: 300 tane bir dolarlık tekne mi, yoksa tek bir 300 milyon dolarlık tekne mi? Biri 300 tekneyle neredeyse yılın her günü için ayrı bir teknesi olabileceğini söylüyor. Bir diğeri ise 300 teknenin bakımıyla uğraşamayacağını belirtiyor. Bu cevap, videonun başındaki bir dolarlık teknenin yıllık 18.000 dolarlık masrafıyla da örtüşüyor.
Tom Brady ile futbol ve drone atışı
Yaklaşan bir teknede Tom Brady olduğu ortaya çıkıyor ve Tom Brady yata katılıyor. Jimmy onu NFL tarihinin en iyi oyun kurucusu olarak tanıtıyor. Tom Brady, bindiği tekneler içinde en güzelinin bu olup olmadığı sorusuna "Şaka mı yapıyorsun?" diye tepki veriyor. Jimmy de bunu dünyanın en güzel teknesi olarak görüyor. Ekip yatın daha birçok katını göremediklerini söylüyor. Bu yattaki helikopter pistinin öncekinden çok daha iyi olduğu, "yatta helikopter pisti" denince akla gelen şeyin tam da bu olduğu belirtiliyor.
Tom Brady'nin varlığı futbol oyunlarına dönüşüyor. Önce Jimmy'nin drone'unu futbol topuyla vurmayı deniyor. Tom Brady ilk denemede vurursa sahalara geri dönebileceği şakasını yapıyor. Oğlu ıskalayacağını söylese de ilk denemede başarıyor. Ardından en kötü tutucu olarak takdim edilen Karl'a atış yapıyor. Top Karl'ın göğsüne çarpıyor ve yakalanamıyor. Gecenin devamı sinema salonunda geçiyor. Ekip bunun gördükleri en iyi tekne olduğunu "%100" diye onaylıyor. Jimmy ise sırada bir milyar dolarlık tekne olduğunu hatırlatıyor.
Bir milyar dolarlık gemi: Yüzen bir şehir
Jimmy son basamağı önceki tekneden dört kat daha büyük ve üç Özgürlük Anıtı'ndan daha büyük olarak tanıtıyor. Verdiği rakamlara göre yapı 365 metre genişliğinde, 17 kat yüksekliğinde ve 10.000 yolcu kapasiteli. Önceki teknelerde özel odalar varken burada 2.000'i aşkın daire bulunuyor. Aslında burada bir yattan değil, bir yolcu gemisinden söz ediliyor. Jimmy de ilerleyen kısımda ona "yolcu gemisi" diyor.
Gemide su kaydırakları ve canlı müzik çalınan bir su parkı, basketbol sahası, aklınıza gelebilecek her şeyi içerdiği söylenen ayrı bir spor katı ve mini golf var. Jimmy gemiyi şehre benzetirken abartmadığını söylüyor ve gemide yedi mahalle olduğunu belirtiyor. Mahallelerden birinde mağazalar, restoranlar, atari salonları, bir Starbucks ve atlıkarınca var. İç mekân etkinlikleri için ayrı bir kat da mevcut. Başta sorulan "bunları nasıl inşa ediyorlar?" sorusu burada Jimmy'nin şaşkınlığı olarak geri dönüyor. Alışveriş merkezinde tavandan sarkan, robot kollarla çalışan "biyonik bar" görünce "Bunları nasıl inşa etmişler?" diye soruyor. Videoda bu soruya teknik bir cevap verilmiyor.
Gemiyi abonelerle paylaşmak
Jimmy son gemide yalnız olmak istemediğini, bu deneyimi aboneleriyle paylaşmak istediğini söylüyor ve gemi abonelerle doluyor. Kapanıştaki sürprizi, Nolan'ın bir araya topladığı abonelere yapılan bir duyuru: gemideki tüm abonelere üç günlük bir tekne turu hediye ediliyor. Video, 1 dolarlık batan bir tekneden başlayıp binlerce kişiyi taşıyabilen bir yüzen şehirde, izleyicilerle paylaşılan bir tatille bitiyor.
Bu, milyar dolarlık bir süper yat ve koca bir şehri suda taşıyabilecek büyüklükte. İnsanlar bu şeyleri nasıl inşa ediyor? Bununla 300 milyonluk mega yat arasındaki, 50 milyonluk giga yat arasındaki ve bir dolarlık yat arasındaki farkı göstereceğim.
Bu tekneyi bana neden 1 dolara sattın? Depo masrafı çoktu. Evet, 18.000 dolar. Bunun yıllık maliyeti 18.000 mi? Evet. İlginç. İşte. Teşekkürler.
Güverteye çıkınca bu yatın neden bir dolar ettiği anlaşıldı. Tamam, demir aldık. Neyle karşı karşıyayız? Zeminin bunu yapmaması gerekiyor. Bir dolar bile etmeyebilir.
Batmaya başladık. Ah! Tekne suya iner inmez batmaya başladı. Tanrım! Gidelim. Gitmemiz gerek, batıyoruz. Atla, Chandler! Bebeğim! Onun için bir dolar ödemiştim! Bir dolarlık yattı.
Videonun devamında 50 milyonluk bir yat, 300 milyonluk bir yat ve 1 milyarlık süper yat var. Ama öncesinde 1 milyonluk bir yat var, düşündüğümden daha küçük. Beyler, atlayın. Tamam. İçine bakalım.
1 milyonluk yatta şaşırtıcı derecede büyük bir salon var, ebeveyn odalı bir alt güverte, ayakta duramadığım ikinci bir oda ve çocuklar için ikili yataklar var. Bir dakika, çocuğun mu var? Chris, Chandler, Karl, Nolan.
Merak etmeyin, bu iş bende. Ucu ucuna geliyoruz. Lütfen dur. Kurtarma teknesi gönderecekler. Sahil güvenliği çağırın. Bunu açarsam düşer mi merak ettim. Dur! Eğlenceli. Ah!
Bir milyonluk tekne, açık konuşacağım, düşündüğümden küçük. Videolarımızı izliyorlar mı görelim. Tanrım! MrBeast bu! Hey, kanalımızı izlemiş. Çok komik.
Şimdi 10 milyonluk olana gidiyoruz. 10 milyonluk mu? Görüşürüz. Harika olacak. Hoşça kal. Tanrım! Amma hızlı!
Şu an 10 milyonluk yattayız. Bir bakalım. Vay canına! Teknenin önü kocaman. Son tekneden çok daha büyük. Manzaraya bak. İyice yandım. Cildim çok solgun.
Tanrım! Evet, yatak odası güzelmiş. 9 milyon daha verince ayakta durabildim. Bu merdivenin altında dört dev yatak odası var.
Neden yan yana iki tuvalet var? O bir bide, Jim. Popo için mi? Buraya kakanı yapıyorsun, burada da poponu yıkıyorsun. Neden tuvalet kâğıdı kullanmıyorsun? Tam bir Amerikalısın.
Yukarıda bir oturma alanı daha var. Tanrım! Bir milyonluk yatın koltukları deriydi ve yakıyordu. Bunlar epey yumuşak. Yumuşak ve kullanışlı. Şimdiye kadar gördüğümüz en iyi tekne.
Sıradakini görene kadar bekle. Çok büyük. Çok büyük olduğu için bütün dostlarımı çağırdım. Eğlenin. Hadi, hadi, hadi! Bu tekne 150 kişilik. Çok eğlenecekler.
Vay! Tanrım! Çılgınca! Bunun malikâneden ne farkı var? Bu bir malikâne. Ne zaman bitecek? Jimmy, hâlâ gidiyorum.
Şimdiye kadar gördüğümüz en güzel yatak odası. Kafam tavana çarpmadığı için güzel. Neredeyse zor yetişiyorum. Bu yatta bir oturma odası, bir ofis, bir masaj odası, iki yemek odası ve yedi yatak odası var.
Şimdiye kadar gördüğüm en iyi yat. Tekneyi ben kullanıyorum. Çikolata. Feastables değil. Feastables değil. Teşekkür ederim, hayatımı kurtardın. Rica ederim. Olamaz! Mecbursun. Hayır.
Dostum, rahatladın mı? Evet, rahatlamıştım. Masajın bitti mi? Al, bir lokma ısır. Güzel çikolataymış.
Bütün ekip burada toplandı. 30 odası olan 25 milyon dolarlık bir tekne. Neden buradasınız? Bu yatak çok rahat.
Yatta dünya çapında bir şef var ama çocuklar yine de pizza istedi. O yüzden küçük bir sürpriz hazırladım. Beyler, şu an neyin üzerinde duruyoruz? Tekne. Hastane. "H" var. Bir tekne. Helikopter pisti.
Uber helikopterle de teslimat yapıyor. Bu gerçek olamaz. Evet, gerçek. O bir helikopter mi? Pizza. Cidden çalıştığına inanamıyorum. Pizza! Pizza, pizza, pizza. Hepsi pizza için. Oley! Pizza, pizza, pizza.
Paralel parktan çok korkuyorum. Hareket hâlindeki tekneye helikopterle indiler. Kim pizza ister?
Pizza yedikten sonra yüzmek iyi değildir ama yine de yapacağım. Atla! 25 milyonluk yattayız. Neyse ki 25 milyon ödeyince jet ski'niz de oluyor. Ah! Tareq jet ski'yi devirdi. Hey, Mac! Pizzayı yakala. Ah! Oh! Oh! 25 milyonluk yatın keyfini çıkaran tek kişiyim.
Bu yatı çılgın bulduysanız videonun devamındaki 50 milyonluk yata bakın. Biliyor musunuz? Düşündüm de hemen ona geçelim. Yakınlaş.
Şu an 50 milyonluk yattayız. Bu yat 60 metreden uzun, dört katlı, 200 kişi kapasiteli, 20 kişilik mürettebatı ve bir de bulduğum bu evsiz kişiye sahip. Ne haber?
50 milyon ödediğinde mürettebatı araman için bu kumandayı veriyorlar, istediğinde beni ara. Efendim, beni mi aradınız? Hayır, nasıl çalıştığını göstermek istedim.
Ama kumandanın tek işlevi bu değil. Bu televizyon inip çıkıyormuş. Çok havalı. Çok yavaşmış dostum. Belki de...
Ben aşağı iniyorum, siz yukarı çıkın. Havalı bir şey bulursanız söyleyin. Tamam. Tamam. Dostum, dev gibi. Burası apayrı bir tekne gibi. Jimmy, burada havalı bir şey yok. Merak etme. İnanılmaz. Vay canına!
İlginç olan şu ki yürüyüp durdum ve yolun yarısına mı geldim, teknenin sonunda mıyım, başında mıyım bilmiyorum. Bu şey kocaman.
Bu arada Nolan uyuyakaldı. Hâlâ bizi arıyordu. MrBeast'i gördünüz mü? Evet. Evet. Yalan mı söylüyorsunuz? Evet. Pete Davidson da buradaymış. Pete Davidson'ı görmezsem 50 milyonluk yatı batıracağım.
Bir teknenin bize yanaştığını gördük ve tekne sahibi şöyle yaptı. Ona el salladığımda bana poposunu gösterdi. Günün birinde birinin babası olacak.
Tamam, yakala. Oh! Nereye gidiyorlar? Ver şunu, ver şunu. Bizden uzaklaşıyorlar mı yoksa aramızdaki fark o kadar fazla mı? Oh! Yakala! Bu harika! Oh! Oh! Oh! Bizden daha büyük ve daha güçlü adam yaptı. Vay canına Chucky!
Bu yatta yiyecek ne var merak ettim. Kuzu olduğunu duydum. Kuzu yok. Evet. Hayır. Akşam yemeğine geç. Dostum! Bütün kuzu. Çok teşekkürler. Çok iyi.
Gelecek planlarında ne tür projeler var? Çok heyecanlıyım. Bupkis adında bir programım var, 4 Mayıs'ta Peacock'ta yayınlanacak. Doğum günümden üç gün önce.
Nolan hâlâ bizi arıyor. MrBeast nereye gitti?
Yüzen reklam panolarımızın etrafında bir sürü tekne olduğunu gördük. Okyanusa reklam panosu koyulduğunu bilmiyordum. Çikolata isterler diye düşündüm. Çikolatayı götüreceğim. Hey, çikolata ister misiniz? Hadi bakalım. Aman Tanrım!
Yediğim en iyi çikolata. Hadi! Çok iyi. Evet. Dürüst olun, yediğiniz en iyi çikolataysa söyleyin. Tanrım! 10 üzerinden 11. Hershey bunun eline su dökemez. Hershey bunun eline su dökemez. Herkes Hershey'den daha iyi buldu.
Denemelisin. Ne düşündüğünü söyle. Açıkçası Reese's'ten daha iyi. İşte bunu duymak istiyordum. Kaç puan verirsin? Evet. 10 puan.
İnsanlara uçarak götürüyorum. Evet, Feastables geliyor. Olamaz. İpi bırak. Bir Feastables teslim edildi. Hey, Karl! Şekerlemelerini deniyorlar.
En iyi çikolata, kurabiye ve şekerlemeleri tatmak mı istiyorsunuz? Walmart'a, 7-Eleven'a veya Albertsons'a veya internet siparişi için feastables.com'a gidin.
Hey, ne düşünüyorsunuz? İnanılmaz. Diğer bütün çikolatalardan daha iyi, neden Deez Nutz almayasın? Katılıyorum. Fındığını ağzıma koy. Ah! Tamam.
Nolan günün sonunda bizi bulmayı başardı. Jimmy. Nolan. Beş yıldızlı bir yemek daha yedik. Ertesi sabah olduğunda dünyanın en büyük yatlarından birine bindik.
Bu 300 milyonluk bir yat ve 50 kişilik mürettebatı emrinize amade şekilde bekliyor. Bir sürü lüks odası var. Dokuz tane de ebeveyn odası var. Tanrım! Harika. Hoş geldiniz.
Teknenin tepesini buradan göremiyorum. Bu tekne dünyanın en büyük 69. teknesi. Bu gerçek bir bilgi mi? Evet, öyle. İnanılmaz. Altı katı, dev bir havuzu ve manzaralı bir jakuzisi var. Çok güzel. Müthiş. Favori teknem bu.
300 milyonluk yatta okyanus manzaralı tam teşekküllü bir spor salonu var. Ne? Dostum, teknemde spor salonu varsa spor yaparım. Bir şey izlerken camları otomatik olarak kararan bir sinema salonu var. Bu masa bile 3 milyon dolar değerinde, kendiliğinden çalan piyano da var. Bunlardan bir tane istiyorum.
Herkes spa salonunda kayboldu. Benimle gelin. Saçını mı kestiriyorsun? Evet, Karl saunadaydı. Yaşıyor musun? Neredeyse. Rahat görünmüyor. Nolan nerede bilmiyorum bile. Ah, çok sıcak. Dostum, güneşte yandıktan sonra jakuziye girdi. Çok sıcak.
Dostum, alt katta devamı mı var? Vay canına! Tanrım! Yeterince jet ski var mıdır? Bu kapının arkasında ne var? Bunu yapacağım. Birimiz teknenin yanından düşecek. Ha? Sonuncu oldu. Elveda. Burnun her daim hazır olsun.
Jimmy, bir şeyler yiyebilir miyiz? Evet, döndüğünde. Beyler, zengin milyarderler gibi davranmalıyız. Şerefe.
300 tane bir dolarlık gemi mi istedin yoksa bir tane 300 milyonluk gemi mi? Neredeyse yılın her günü için bir teknen olabilir. 300 teknenin bakımıyla uğraşamam. Hangisini istedin? 300 tekne mi yoksa tek bir büyük tekne mi? Büyük tekneyi mi istersin?
Beyler, yaklaşan bir tekne gördünüz mü? Hayır. O teknede Tom Brady olabilir. Olabilir derken kastım kesinlikle öyle. Ona selam versek iyi olur. Gidelim. Selam, Tom. Ne haber beyler? Tom Brady'yi tanımayanlar için, kendisi NFL tarihinin en iyi oyun kurucusu.
Teknede saçınızı burada kestiriyorsunuz. Dişçiye dönüyor. Yıkanan yer. Dişlerini de temizliyor. Bindiğin tekneler içinde en güzeli bu mu? Tanrım! Şaka mı yapıyorsun? Evet. İnanılmaz.
Kahvaltıdan önce Deez Nutz yiyenler için müthiş. Evimdekileri saklamam gerekti, ikisinin sinsilik yapıp onları bulacağını biliyordum. Evet. Doğru. Burası çok eğlenceli. Sonsuz bir labirent gibi. Bence dünyanın en güzel teknesi. İşimiz bu. Çok güzel. İnanılmaz. Daha bir sürü kat var, hepsini görmedik. Tareq kamera ustası. Teşekkürler, teşekkürler.
Bu helikopter pisti daha güzel. Yatta helikopter pisti denince aklıma gelen şey bu. Daha önce gördüğümüz şey değil. Tom Brady de burada olduğuna göre futbol oynamamız şarttı.
Yakalama oyununun en eğlenceli versiyonu bu, sadece bunu yapıyorsunuz o da şuraya atıyor. Hayır. Bu işte berbatım. Bunun için para aldım Jimmy. Hadi ama!
Drone'umu vurabilecek misin görelim. Olamaz! Futbol topuyla vur. Drone'u ilk denemede vurabilirsem sahalara geri dönebilirim. Bunu sevdim. Baba, bence ıskalayacaksın. Muhtemelen ıskalarım. İlk denemede. Hadi, hadi, hadi. Ah! Başardı.
Nolan, güneş kremini sür. Bugüne kadar atış yaptığın en kötü tutucu Karl olabilir. Topu kafasına atmadığın sürece muhtemelen yakalayamayacak. Tamam, Karl. Bu işi berbat etme. Elinden geldiğince uzağa at. Onu göğsünden vurdun. Kafasından vurmalıydın. Kötü yere geldi.
Tom Brady ile takıldıktan sonra gecenin devamını sinema salonunda geçirdik. Gördüğümüz en iyi tekne bu mu? %100. Ama unutmayın ki bundan sonra bir milyar dolarlık tekne var. Daha ne kadar büyük olabilir? Bu tekneden dört kat daha büyük. Daha büyüğü de mi var? Üç Özgürlük Anıtı'ndan daha büyük. Vay canına! Ne kadar büyük olduğunu hayal edemezsin.
Resmen yüzen bir şehir gibi, 365 metre genişliğinde, 17 kat yüksekliğinde ve 10.000 yolcu kapasiteli. Diğer gemilerde özel odalarımız vardı ama bu gemide 2.000'i aşkın daire var. Bu teknede su kaydırakları, alışveriş merkezi, basket sahası ve şimdi sayamayacağım bir sürü şey daha var. Parmaklarım yetmedi. Hepsi bizim. İyi eğlenceler. Evet, evet.
Dostum, bu taraftan. Tamam. Bakalım ne olacak. Vay canına, su kaydırağı var. Koca bir su parkı var. Kuralları çiğniyorum. Koşuyoruz, koşuyoruz. Üzgünüm, cankurtaran. Su parkında canlı müzik var. Şaka mı bu?
Aklına gelebilecek her şeye sahip. Mini golf. Hadi. Şu an gemide mini golf oynuyoruz. Müdahale.
Gemiyi şehre benzetirken hiç de abartmıyordum. Gemide resmen yedi mahalle var. İnanılmaz. Hâlâ gemideyiz. Referans olması açısından, şu gördüğünüz mahallelerden biri.
Kaydıraktan kaydım ve kendimi farklı bir dünyada buldum. Atlıkarınca da mı var? Mağazalar, restoranlar, atari salonları ve Starbucks var. Hey, Chandler! Hey! 100 milyon insan izliyor. Atabilecek misin görelim.
İnanılmaz. Bu koltukların hepsini nasıl kullanacağım? Tek kişiyim. İç mekândaki etkinlikler için özel bir kat da varmış. Bu ne dostum? Bütün gemi bizim, bizim, bizim, bizim, bizim, bizim, bizim.
Bu koca gemide yalnız olmaya gerek yok, o yüzden bu deneyimi sizinle paylaşmak istedim. Yani abonelerimle. MrBeast'i seviyorum. MrBeast'e abone olun. Vay canına, ne tekne ama! Çok güzelmiş. Gidelim beyler. Hadi bakalım.
Atlıkarıncaya bineceğiz. Atlıkarınca, atlıkarınca, atlıkarınca. Chandler nereye gitti? Ah!
Tam da her şeyi gördük derken. Bu ne? Bunları nasıl inşa etmişler? Bu dev gemideki dev alışveriş merkezinde bir de tavandan sarkan bar var. Bir dakika, onlar robot kolları mı? Bu biyonik barımız. Tamam dostum. Ah! Ah! Vay! İnanılmaz. Çocuk menüsünden. Tanrım!
Bakın, abonelerim, geminin keyfini nasıl çıkardığımızı görün. Asla bırakma. Asla bırakma.
Bu yolcu gemisinde abonelerim için bir sürprizim daha var. Nolan onları bir araya topladı. Size büyük bir duyurum var. Bugün buradaki bütün abonelerim için. Size üç günlük tekne turu hediye ediyoruz.
Gelecekteki videolarda yer almak istiyorsanız gelecek sefer bize katılmak için abone olun.
Gizli MrBeast videomuz var, asla YouTube'a yüklenmeyecek. Bu videoyu izlemenizin tek yolu 30 gün içinde Feastables ürünü almak ve arkasındaki QR kodunu taratmak. Walmart, Albertsons, 7-Eleven veya feastables.com'dan Feastables almak için daha iyi bir zaman yok. Bu gizli video için 1 milyondan fazla harcadım. İzlemek istiyorsanız Feastables satın alın.
Makale yayınlanma tarihi
