1 Dolardan 500 Bin Dolara: Thea ile Dünyanın En Pahalı Randevuları
MrBeast ミスタービーストVideonun fikri basit: fiyatı giderek artan bir dizi randevu. İlki 1 dolarlık bir dönme dolap turu, sonuncusu ise 500 bin dolarlık ve Disneyland'in tamamen kendilerine kapatıldığı bir gece. Video boyunca Jimmy, nişanlısı Thea ile vakit geçirmeye çalışıyor. Bir yandan da en mahcup arkadaşı olarak tanıttığı Nolan'ı, şarkıcı Madison Beer ile randevuya çıkarıyor. Her basamakta fiyatın neyle arttığı somut olarak gösteriliyor: ünlü bir şef, özel bir ada, kapatılan bir kompleks ya da bir eğlence parkı.
Videonun çıkış noktası: Çekim temposu ve nişanlıyla geçen zaman
Jimmy videoyu çekme nedenini açıkça söylüyor. Normalde ayda 20–25 gün çekim yaptığı için nişanlısıyla pek vakit geçiremiyor, bu videoyu da onunla daha fazla zaman geçirmek için çekiyor. Thea ile ilk randevularının üzerinden uzun zaman geçtiğini, artık nişanlı oldukları için dünyanın en pahalı randevularını onunla yaşamak istediğini ekliyor. Videonun sonlarına doğru bu tür videoları genelde tek başına ya da arkadaşlarıyla çektiğini, en sevdiği kişiyle çekmenin ise gerçekten şahane olduğunu söylüyor.
1 dolar: Gıcırdayan bir dönme dolap
İlk randevu bir dolarlık dönme dolap. Jimmy "hanımlar önden" diyerek Thea'yı öne geçiriyor ve izleyicilere "not alın beyler" diye sesleniyor. Ancak dolap çok ses çıkarıyor. Thea'nın "Güvenli mi bu?" sorusu ve Jimmy'nin "Niye 1 dolar olduğu anlaşıldı" yorumu, bu basamağın şakayla karışık bir başlangıç olduğunu gösteriyor. Thea ise "Seni seviyorum, beni Disneyland'e götürmemiş olsan bile" diye takılıyor. Jimmy de videonun son randevusu için Disney'in tarihinde ilk kez parkı yalnızca onlar için kapattığını önceden duyuruyor.
10 bin dolar: Gordon Ramsay ve bozulan romantik yemek
İkinci basamakta çift, suşi yedikleri ilk randevularını yeniden yaşıyor. Mekân Lucky Cat Miami. Thea'nın bilmediği sürpriz, yemeklerin bizzat Gordon Ramsay tarafından hazırlanması. Masaya önce guakamole ve kraker geliyor. Ramsay'in "mis gibi" dediği sırada Thea'nın bunu "pis gibi" diye duyması küçük bir espri anına dönüşüyor. Ardından özel suşiler, gurme kızarmış tavuk, kızarmış pilav ve ördekli bao ekmeği geliyor. Bao ekmeğine "ördekli tako" denmesi üzerine Ramsay'in "bam telime basıyorsun" diye çıkıştığı bir sahne de yaşanıyor.
Jimmy, dünyanın en iyi şefinin onlar için romantik bir yemek hazırladığını ve bu anı hiçbir şeyin bozamayacağını söylediği sırada mutfağa arkadaşları dalıyor. Ramsay "Burada ne işiniz var?" diye bağırıyor. Ekibin yemeği parçaladığı, Nolan'ın tavasının yandığı kaotik bir sahne başlıyor ve Ramsay meşhur öfkesiyle "Salak sandviçi!", "Randevuyu kabusa çevirdiniz!" diye tepki veriyor. Kaosa rağmen Ramsay son tabakta çifte romantik bir sürpriz hazırlıyor. Thea da randevuyu harika bulduğunu söylüyor.
50 bin dolar: Dört çiftle özel bir ada
Üçüncü randevu kocaman bir özel adada geçiyor. Adadaki her şey onlara ait olduğu için Jimmy ve Thea birkaç arkadaşlarını getiriyor ve dört çift buluşuyor. Davetlilerden ikisi, Jimmy'nin önceki videolarında uzun süre eşlerinden ayrı kalan kişiler. Grizz ve Hase, ormanda birlikte 74 gün geçirdikleri videodan tanınıyor. Eşlerinden biri, kafasındaki çuval çıkarılıp onu gördüğü günün hayatının en güzel günü olduğunu söylüyor. Josh ise 22 gününü hücre hapsinde geçirdiği videodan biliniyor. Jimmy, bu üç kişinin haftalarca eşlerinden uzak kaldığını ve onlara biraz kaliteli zaman yaşatmak istediğini söylüyor. Ardından şakayla "Birilerini uzun süre bir yere kapattıktan sonra onlarla böyle barışıyorum" diye ekliyor. Josh'un eşi Kenna da "Kocamı uzaklara götürdüğün için seni affediyorum" diyor.
Adada bir de hindi var: adı Tom. Başta yemek olup olmayacağı soruluyor. Yenmeyeceği netleşiyor ve Tom, videonun geri kalanında tekrar eden bir şakaya dönüşüyor. Gün jetskiyle başlıyor. Nolan bu randevuda yalnız, ama Jimmy ileride Madison Beer ile çıkacağını hatırlatıyor. Ardından grup adadaki lükslerin tadını çıkarıyor. Aynı zamanda balık yemi olan golf toplarını okyanusa vuruyorlar; Thea aslında nasıl vuracağını bilmediğini itiraf ediyor. Sahilde, bir masözün sırtlarında yürüdüğü çift masajı yaptırıyorlar. Grizz ve Hase eşlerine karşı plaj voleybolu oynuyor, Josh ve Kenna sahilde piknik yapıyor.
Konaklama için 50 bin dolarlık lüks bungalovlar ayrılmış. Ana süitte gül yapraklarından yapılmış bir kalp var. Jimmy bunu "sırf senin için" kendisinin yaptığını iddia ediyor. Akşam yemeğinde partneri olmayan tek kişi Nolan; hindi Tom çıkageldiğinde ona "partner bulduk" diye takılıyorlar. Yemekten sonra dans ediliyor. Hava kararınca sahilde kamp ateşi yakılıyor ve Jimmy'nin sürprizi olan havai fişekler başlıyor. Tam o anda gökyüzünde bir şimşek de çakıyor.
100 bin dolar: Kapalı bir mega kompleksi kapatmak
Dördüncü basamakta, önceki randevunun iki katı harcanarak devasa bir kapalı alan kapatılıyor. Jimmy'nin tanımına göre burada büyük bir tema parkı ve Amerika'nın en büyük kapalı su parkı bulunuyor. Kompleksin kendi iklimlendirme sistemi sayesinde ülkenin en büyük kapalı kayak pisti de burada.
Thea kayağa bayılıyor. Jimmy ise onun bilmediği bir şeyi itiraf ediyor: hayatında daha önce hiç kaymamış. Bunu gizlemeye çalışsa da pistte durmayı bilmediği hemen ortaya çıkıyor. Thea "Kayağı düz tut", "Bacaklarını kapat!" diye talimat veriyor. Jimmy "Nasıl duracağım?" diye soruyor ve sonunda "Kaymak keyifliymiş" diyerek konuyu kapatıyor.
Jimmy'ye göre bu alışveriş kentinde o kadar çok aktivite vardı ki sanki on ayrı randevuya çıkmış gibiydiler. Oyunlarda ödüller kazanıyor, mini golf oynuyor, birbirlerine peluş oyuncak tasarlıyorlar. Jimmy, bir randevuda aklına gelen her şeyi yapabilmenin insanı şekercideki çocuk gibi hissettirdiğini söylüyor. Ardından kendilerine kapatılan su parkında yüzüyorlar. Thea, bir alışveriş merkezinin ortasında olmanın tuhaflığına ve havuzun okyanus kadar büyük olmasına dikkat çekiyor.
250 bin dolar: Madison Beer ve Nolan
Beşinci randevu Jimmy ile Thea'nın değil, Nolan'ın. Jimmy, Madison Beer'i iki kez Grammy adayı olmuş, platin plaklı ve 3,5 milyar izlenmeye sahip bir sanatçı olarak tanıtıyor. Madison, Jimmy'nin "mahcup arkadaşım" dediği Nolan ile randevuya çıkıyor. Jimmy, Nolan'ı yedi yıldır tanıdığını ama onu hiç bu kadar gergin görmediğini söylüyor. Nolan'a yardım etmek için Madison'ın rüya randevusuna 250 bin dolar harcadığını anlatıyor: en sevdiği arabayı sürmek, beyzbol maçını VIP'te izlemek ve en ilginç suşi restoranında yemek. Jimmy'ye göre bunların hepsi Nolan'ın ikinci bir randevu koparabilmesi için.
Randevu boyunca Jimmy ve Tareq tuvalette saklanıyor. Telsizle ne söylerlerse Nolan kulaklığından duyabiliyor. İlk sohbet tutuk geçiyor. Madison Long Island'lı olduğunu söylüyor. Nolan ise Nebraskalı olduğunu ve orada mısırdan başka pek bir şey olmadığını anlatıyor; tuvaletteki ikili buna "Mısır falan diyor bu!" diye isyan ediyor. "Kıyafetini beğendim de" önerisi uygulanıyor. Bar Siesta'daki garsondan da yardım isteniyor, garson çifte iltifat ediyor. Ancak Jimmy'nin anlatımına göre bunun pek işe yaramadığı hemen anlaşılıyor: Nolan'ın "Havalar nasıl?" sorusu üzerine Jimmy "Bizimki dağıldı" diyor ve Nolan'ın çekici kadınlarla konuşmaya alışık olmadığını söylüyor.
Sonra işler biraz düzeliyor. Madison, videoların hepsini izlediğini ve en sevdiğinin 100 gün boyunca sığınakta kalınan video olduğunu söylüyor; Jimmy bunu beklemediğini belirtiyor. Madison et yemediğini, suşiyi sevdiği için peskateryan olduğunu anlatıyor. Nolan "Affedersin, gözlerinde kayboldum" diye iltifat ediyor. Ama hemen ardından aslında boşluğa baktığını söyleyerek geri adım atıyor. Yemeğin sonunda Jimmy telsizden garsona 10 bin dolar bahşiş bırakılmasını öneriyor. Nolan da garsonun müthiş olduğunu söyleyip bahşişi bırakıyor. Bunun ardından Madison'a "Nolan'ın hediyesi" olarak bir anahtar veriliyor.
Madison hayvanları çok sevdiği için ikili, istismar edilmiş hayvanları kurtaran bir sığınak olan The Gentle Barn'a gidiyor. Jimmy'nin aktardığına göre Nolan için tek sorun, buranın bir saatlik mesafede olması. Yolda Madison, binlerce kişinin önünde sahneye çıkmayla ilgili soruya hayranlarına bayıldığını ve bu tür şeyleri onlar sayesinde yapabildiğini söylüyor. Jimmy de randevunun giderek ısındığını gözlemliyor. Sığınakta Madison, çok kaygılı biri olduğunu ve hayvanların ona huzuru hatırlattığını anlatıyor. Nolan "Ben de senin yanında huzur buldum" deyince Madison "Ağzın iyi laf yapıyor" diye karşılık veriyor. Ziyaretin bir de bağış ayağı var: Madison'a söylendiğine göre 25 bin dolar bağışlanacak, Jimmy aynı miktarda bağış yapacak ve ayrıca 25 bin dolar da kendisi verecek.
Ardından Nolan, Madison'a Angels beyzbol maçına gitmek isteyip istemediğini soruyor. Jimmy ve nişanlısı da kalan güne katılmak istiyor. Madison şakayla "hayır diyebilir miyim" deyince Jimmy parayı kendisinin ödediğini hatırlatıyor. Maçı kendilerine ait bir süitten, sırtında isimleri yazan formalarla izliyorlar. Neredeyse hepsi büyük ekrana çıktıktan sonra etraflarını bir kalabalık sarıyor.
Son etapta buz pateni pistinde suşili bir yemek ve Jimmy'nin "dünyanın en iyi suşi şefi" dediği bir şef var. Şef bir tadım menüsü hazırlamış. Balıkların kaça mal olduğu sorulunca cevap "birkaç bin dolar" oluyor. Jimmy de "250 bin doları nasıl harcadık sanıyorsun?" diye espri yapıyor ve bunun hayatında yediği en iyi suşi olduğunu söylüyor. Gecenin sonunda Nolan, sorulacak sorusunu hatırlatılınca diz çöküyor. Herkes paniğe kapılıyor, ama Nolan yalnızca bağcığının çözüldüğünü söylüyor. Ardından Madison'a bir sonraki randevuda kendisiyle Disneyland'e gelmek isteyip istemediğini soruyor ve Madison "evet" diyor.
500 bin dolar: Bir geceliğine kapatılan Disneyland
Son ve en pahalı randevu Disneyland'de. Jimmy, Disney'in parkı herkes için kapatmadığını, ama bu bir kerelik randevu için bir geceliğine kapattığını vurguluyor. Bu kez yalnızca çift değil, adadaki arkadaşlar, aileler, Madison ve Nolan da gelmiş.
İlk durak Star Wars macerası. Normalde saatlerce beklenen bu trene grup hemen biniyor. Kemerler takılırken Thea, filmleri hiç izlemediğini itiraf ediyor. Yolculuk sonrasında herkes heyecanını dile getiriyor ve diğer vagonların boş olup yalnızca kendilerinin binmesine dikkat çekiyor. Ardından grup kendi ışın kılıçlarını yapıyor.
Sonra hep birlikte devasa dönme dolaba biniyorlar. Jimmy'nin deyişiyle videonun başladığı yere dönmüş oluyorlar. Bunu 1 dolarlık randevuya benzetiyor, "ama Disneyland'deki birazcık büyük" diyor. Dolaptan parkın tamamı görünüyor. Thea, Disney'dekinin çok daha iyi ve çok daha romantik olduğunu söylüyor. Bu sırada Nolan ile Madison'ın yumruk tokuşturduğu görülüyor. Jimmy de durumun Nolan için "pek de iyi olmadığını" yorumluyor.
Oyun alanında Madison, Nolan'dan kendisi için bir şey kazanmasını istiyor. Nolan; Jimmy ve Chandler'ı dostça bir yarışa davet ediyor. Ödül bir solucan peluş. Thea da onu çok istediğini söylüyor. Nolan yarışı kazanıp büyük ödülü Madison'a veriyor. Jimmy ise Nolan'a yenilmeyi kabullenemediğini söyleyip yarışı tekrarlatıyor, bu kez kendisi kazanıp ödülü Thea'ya veriyor. Kısa bir anda da Jimmy, Thea'nın ayakları ıslanmasın diye su birikintisinin üzerinden geçmesine yardım ediyor ve yine "öğrenin beyler" diye sesleniyor.
Jimmy, parkta kendilerinden başka kimsenin olmamasının ne kadar özel olduğunu kelimelerle anlatamayacağını söylüyor. Kapanıştaki sürpriz, Disney Şatosu'nun önünde hep birlikte yenen akşam yemeği. Jimmy, Disney'in bunları neden yaptığını bilmediğini ama çok teşekkür ettiğini söylüyor ve "tarihin en güzel randevusuna" kadeh kaldırıyor. Thea'ya bunca randevu içinde en çok hangisini sevdiği sorulduğunda cevabı kesin: bu, çünkü herkes burada. Bunu daha sık yapmaları gerektiğini söylüyor. "Disneyland'i kapatmayı mı?" sorusuna da "evet" diyor.
Video, Jimmy'nin Disney tarihinde bir ilk olarak tanımladığı, yalnızca onlara özel bir tören geçidiyle sona eriyor. Jimmy bu randevudan daha iyisini planlamanın imkânsız olduğunu, bunun hayatta bir kez yaşanabilecek bir deneyim olduğunu söyleyerek Disneyland'e teşekkür ediyor. Nolan ile Madison'ın ikinci randevusunun nasıl sonuçlandığı ise videoda net bir cevaba bağlanmıyor.
Dünyanın en pahalı randevularına çıkıyoruz. Disneyland’in tamamını kendimiz için kapattırdığımız bu 500 bin dolarlık randevu gibi, ya da 100 bin dolar vererek ayarladığımız, içinde devasa bir su parkı ve kapalı kayak pisti olan bu mega kompleks ya da 50 bin dolara mal olan özel ada randevusu gibi.
Müthiş bir randevu!
Gordon Ramsay tarafından hazırlanan 10 bin dolarlık bir akşam yemeği de var. Hatta süper yıldız Madison Beer’i de en mahcup arkadaşımla randevuya çıkmaya bile ikna ettik.
Ve 1 dolarlık randevuyla, yani dönme dolapla başlıyor!
Bir dolarınız. Peki. Hanımlar önden. Teşekkür ederim. Not alın beyler.
Güvenli mi bu? Niye 1 dolar olduğu anlaşıldı. 1 dolarlık randevumuz başlamış bulunuyor. Çok ses çıkartıyor. Niye böyle ses çıkıyor? Rüzgâr yüzünden değil mi?
Normalde ayda 20-25 gün çekim yaptığım için nişanlımla pek vakit geçiremiyorum. Bu yüzden bu videoyu nişanlımla daha fazla vakit geçirmek için çekiyorum.
Seni seviyorum. Beni Disneyland’e götürmemiş olsan bile. Daha dur.
Ama bu videodaki son randevu için tarihinde ilk kez Disney parkı sadece bizim için kapattı.
1 dolarlık randevumuz bitti. Şimdi de 10 bin dolarlık randevuya geçelim. Önden geç canım. Parkı kapatalım. Sonra görüşürüz.
Ve şimdi, 10 bin dolarlık randevu. Ve şimdi de 10 bin dolarlık randevudayız ve suşi yediğimiz ilk randevumuzu baştan yaşayacağız.
Önden canım. Teşekkür ederim.
Bilmiyor ama bu yemeği bizim için Gordon Ramsay hazırlayacak.
Teşekkür ederim. Geç bakalım. Çok hoş olmuşsun. Bunu senin için seçtim.
Thea, ilk randevumuzun üzerinden çok zaman geçti ve artık nişanlı olduğumuz için, dünyanın en pahalı randevularını nişanlımla yaşamak istedim. “Bu neden 10 bin dolarlık bir randevu?” diye düşünüyor olabilirsin.
Neden? Çünkü yemeklerimizi bizzat Gordon Ramsay hazırlayacak. Bildiğin Gordon Ramsay mi? Aynen. Gelsene hadi.
Lucky Cat Miami’ye hoş geldiniz! Çok memnun oldum. Merhaba. Nasıl gidiyor? Bu gece gerçekten muhteşem geçecek. Heyecanlıyım, evet.
Mis gibi guakamole ve kraker geliyor. Pis gibi mi dedin? Mis gibi dedim! “Mis gibi” dedin. Pis gibi demedi, canım.
Bu 10 bin dolarlık randevu için çok özel suşilerimiz var. Buyurun. Hanımlar önden. Şerefe. Evet, çok iyiymiş.
Enfes gurme kızarmış tavuk, nefis kızarmış pilav ve ördekli bao ekmeği. Ördekli tako. Bao ekmeği. Ördekli tako. Bao ekmeği! Bağırabilirsin ya. Birazdan bağıracağım, bam telime basıyorsun ha! Afiyet olsun.
İlk senin denemeni istiyorum. Böyle yapacağını biliyordum.
Henüz 10 bin dolarlık randevudayız ama dünyanın en iyi şefi bizim için romantik bir yemek hazırlıyor. Bu anı hiçbir şey bozamaz bence.
Şefim! Burada ne işiniz var ya? Hayır. Hayır, yo, yo, yo. Ben yaparım. Hadi ama ya! Parçalıyorsun! Parçalamıyorum şefim, parçalamıyorum! Eyvahlar olsun ya! Niye restoranına saygısızlık ediyorsun? Romantik yemek yiyeceklerdi. Nolan, benimki yanıyor.
Buraya kadar, yeter! Nesin sen? Salak sandviçi! Bu, 10 bin dolar eder. Randevuyu kâbusa çevirdiniz!
10 bin dolarlık randevu için Gordon, son tabakta bize bir sürpriz yaptı.
Çok güzel! Çok romantik. Evet, gerçekten de çok romantik. Teşekkür ederim.
10 bin dolarlık randevu harikaydı. Videonun ilerleyen kısımlarında daha neler olacağını hayal bile edemiyorum.
50 bin dolarlık randevumuzsa kocaman bir özel ada, o yüzden Thea’yla birkaç arkadaşımızı da getirdik ve 4 çift buluştuk.
Evet! Bir saniye ya, bu nedir? Bu da hindimiz Tom. Tom’u yemeyeceğiz ama değil mi? Tom’u yemeyeceğiz. “Seni akşam yemeğinle tanıştıralım” tadında bir şeyler sandım da.
Bu 50 bin dolarlık ada ve adadaki her şey bize ait. Ada randevusunda ilk yapılması gereken şey, jet skiyle gezmek.
Hadi bakalım! En müthiş randevu!
Grizz ve Hase’i ormanın içinde birlikte 74 gün geçirdikleri videodan hatırlarsınız belki.
Kafamdaki çuvalı çıkartıp da seni gördüğüm gün, hayatımın en güzel günüydü!
Bu çiftimizi de Josh’ı 22 günü hücre hapsinde geçirdiği videodan tanırsınız. 3’ü de haftalarca eşlerinden uzaktaydı, ben de onlara biraz kaliteli zaman yaşatmak istedim.
Bu, birlikte çıktığımız en güzel randevu! Eşin onaylıyor mu? Onaylıyorum!
Birilerini uzun süre bir yere kapattıktan sonra onlarla böyle barışıyorum.
Nasıl yani? Şaka gibi ya! Çok yakından geçti. Selam, Jimmy! Nolan bu! Hop! Zıplıyoruz ya.
Nolan bu randevuda yalnız olsa da daha sonra Madison Beer ile randevuya çıkacak.
Kıyafetin süper.
Arkadaşlar, ada sizindir! Ne isterseniz yapın! Hep birlikte bu 50 bin dolarlık ada randevusundaki bütün lükslerden faydalandık.
Pekâlâ, dikkat edin. Aynı zamanda balık yemi olan golf toplarını okyanusa fırlatmak gibi. Thea, nasıl vurduğunu göster. Aslında nasıl vuracağımı bilmiyorum.
Şimdi de sahilde çift masajı yaptırıyoruz. Sırtımda yürüyen biri var. Aşırı rahatlatıcı.
Grizz ve Hase plaj voleybolu oynuyordu... Kendi eşlerine karşı tabii. Josh ve Kenna da sahilde piknik yapıyordu.
Kocamı uzaklara götürdüğün için seni affediyorum.
Hoş geldiniz. Bak, gül yaprakları var. Senin için kendim hazırladım.
50 bin dolara bu lüks bungalovlarda kalacağız.
Nereye götürüyor? Bak, nereye götürüyor. Ana süitimize götürüyor. Sırf senin için kalp yaptım! Gerçekten çok güzel. Kendin mi yaptın cidden? Kendim yaptım tabii. Vay canına!
50 bin dolarlık randevumuzun sonuna yaklaşırken... Sevdiklerimize! Şerefe!
Yemekte partneri olmayan tek kişi Nolan’dı. Sonra hindi Tom çıkageldi.
Nolan, sana partner bulduk! Ben Tom’la iyiyim ya.
Ve yemekten sonra güzelce dans ettik. Dansımıza puan verin. Bir daha, tamam mı? Hadi! Ya!
Ve hava kararınca sahilde kamp ateşi yaktık ve bir de sürprizim vardı. Havai fişekler başlasın!
Aynı anda şimşek çaktı! Nolan, partnerin geldi! Hindi Tom geldi! Alo, niye böyle sabit duruyor?
50 bin dolarlık randevumuz bu kadar. Bir sonrakinde görüşürüz.
Bir önceki randevuya harcadığımızın 2 katını harcayarak bu devasa kapalı alan metropolünü kapattık! Burası, devasa bir tema parkını, Amerika’daki en büyük kapalı su parkını ve kendi iklimlendirme sistemini içinde barındıran bir kompleks. Bu sayede ülkedeki en büyük kapalı kayak pisti burada!
Bir kompleks. Bu sayede ülkedeki en büyük kapalı kayak pisti burada!
Çok iyi ya! Çok korkutucu ya!
Thea kayağa bayılsa da kendisi şunu bilmiyor ki, daha önce hayatımda hiç kaymadım.
Hayatım, çok dikmiş ama ya!
Korktun mu? Korkma canım ya. Hayır, korkmuyorum. Evet, korkma tabii.
Hey, şurada ne var? Ne? Resmen ödüm kopuyor. Ne dedin öyle? Heyecanlıyım! Peki. Tamam mısın?
Tatlım, kayağı düz tut. Canım, dur. Nasıl duracağım?
Canım, kaymayı bilmediğini düşünmeye başlayacağım. Hayır ya, kaymayı biliyorum. Nasıl kalkacağım ki? Geldim canım. Hayır! Tatlım, dur. Yardım et bana. Thea, durdursana beni. Tamam. Oldu işte.
Nasıl duracağım? Bacaklarını kapat! Bacaklarını kapat, kapat hadi! Kapalı değil miydi ki?
Evet, kaymak keyifliymiş. Neyse, randevuya devam edelim.
Bu alışveriş kentinde o kadar aktivite varken sanki 10 ayrı randevuya çıkmış gibiydik. Oyunlarda ödüller kazandık. Mini golfte topu deliğe soktuk.
Şuna bak! Evet!
Ve birbirimize peluş oyuncak tasarladık. Çok sevdim.
Bu tarz videoları genelde tek başıma ya da arkadaşlarımla çekerim ama en sevdiğim kişiyle birlikte çekmek gerçekten şahaneydi.
Bir randevuda aklına gelen her şeyi yapabilince insan, kendini gerçekten şekercideki çocuk gibi hissediyor.
Çikolata. Vay be! Bu nedir? Hanımefendi, bu nedir? Hershey's çikolata.
Bunların yerine Feastables koyabilir miyiz? Tabii. Tamam.
Çok daha iyi. Feastables denemediysen hemen dene, dünyadaki en leziz çikolata. Randevumuza dönelim.
Kocaman su parkını kendimiz için kapattıktan sonra rahatlamak için güzelce bir yüzelim dedik.
Alışveriş merkezinin ortasında olmamız tuhaf değil mi? Havuz da okyanus gibi kocaman.
Az sonra Madison Beer bizim Nolan'la randevuya çıkacak. Nolan'a şans tanıyor musun? Az sonra öğreneceğiz.
250 bin dolarlık randevuda, 2 defa Grammy adayı olmuş, platin plaklı sanatçı, 3 buçuk milyar izlenmesi olan Madison Beer, kimle çıkacak dersiniz? Mahcup arkadaşım Nolan'la.
Merhaba! Selam. Çok memnun oldum. Nasılsın? Çok memnun oldum.
Ve Nolan, Madison Beer'le randevudayken ben ve Tareq de şu an tuvaletteyiz ve elimizdeki telsizle ne söylersek, Nolan kulaklığı sayesinde bizi duyabilecek.
Nerelisin? Long Island. New York mu? Evet, sen nerelisin? Nebraskalıyım. Mısırdan başka pek bir şey yoktur. Süper. Evet.
Hayır ya! Mısır falan diyor bu! Nolan'ı tam 7 yıldır tanırım ama daha önce onu böyle gergin görmemiştim.
Nolan'a yardımcı olmak adına Madison'ın rüya randevusu için 250 bin dolar harcadım. En sevdiği arabayı sürmesini, beyzbol maçını VIP'te izlemesini sağladım ve en ilginç suşi restoranında yemek ayarladım. Hepsi Nolan'ın 2'nci randevuyu bağlayabilmesi içindi.
“Kıyafetini beğendim” desene. Kıyafetin süper. Teşekkür ederim.
Garsondan da yardım istedik.
Merhaba, Bar Siesta'ya hoş geldiniz. Çok hoşsunuz, pabuçlar süper. Çok sağ ol ya.
Ama bunun pek işe yaramadığı hemen anlaşıldı.
Havalar nasıl? Havalar mı nasıl? Süper.
Bizimki dağıldı. Nolan çekici kadınlarla konuşmaya alışık değildir.
Videoları izliyor musun? Hem de hepsini. En sevdiğin hangisi? 100 gün boyunca sığınakta kalmışlardı ya hani.
Madison Beer videolarımızı izliyormuş. Bunu beklemiyordum. Ben de.
Et yemiyorum. Vegan mısın, vejetaryen mi? Pesketaryenim. Çünkü suşi seviyorum.
Birbirlerini tanıyorlar, iyi bir şey bu.
Affedersin, gözlerinde kayboldum. Çok tatlısın ya.
İltifat etti! Ve şansını denedi.
Ben öyle boşluğa bakıyordum, şeye bakmıyorum... Gözlerime mi? No.
Yemek bitmek üzereyken son bir fikir aklıma geldi.
Garsona 10 bin dolar bahşiş bırak. Kartım, cüzdanında.
Garsonumuz müthişti. Bence 10 bin dolar bahşiş bırakalım. Buna inanılmaz mutlu olurum.
Nolan'ın hediyesi var. Sana ufak bir şey bıraktık. Hediye mi? Nasıl ya, ciddi misiniz? Tabii ki. Çok naziksiniz. Anahtar burada. Sağ ol. Hadi o zaman.
Madison hayvanları çok seviyor, bu yüzden de şimdi hayvan çiftliğine gidiyorlar. Nolan açısından tek sorun, evcil hayvan çiftliğinin 1 saatlik mesafede olmasıydı.
Tareq, dinlemeye devam.
Binlerce insanın önünde sahneye çıkmak nasıl bir duygu? Hayranlarıma bayılıyorum. Onlar sayesinde bu tür şeyler yapabiliyorum zaten.
İyice ısınıyor ve zamanla da gelişiyor. Randevunun 2'nci kısmına geldik. The Gentle Barn, istismar edilmiş hayvanları kurtaran bir sığınak.
Hayvan sevginin sebebi nedir? Çok kaygılı bir tipim ve hayvanlar bana huzuru hatırlatıyor sanırım. Ben de senin yanında huzur buldum. Ağzın iyi laf yapıyor.
Ama planımız sadece hayvanları ziyaret etmek değildi.
Sana 25 bin dolar bağışlayacaklar ve ben de aynı miktarda bağış yapacağım ve sana 25 bin de ben vereceğim.
Ve çok önemli bir soru sorma vaktim gelmişti.
Angels beysbol maçına gitmeye hazır mısın? Hadi o zaman! Tabii ki!
Tabii. Ben ve nişanlım, günün geri kalanında size katılabilir miyiz peki? Hayır diyebilir miyim? Hayır, ben ödedim be. Aslında, sen ödedin tabii.
Sonra da Angels maçını bize ait bir süitte izledik. Maçı buradan izlemek müthiş bir şey. Sırtında isimlerimiz yazan formamız da var.
Ve neredeyse hepimiz büyük ekrana çıktıktan sonra etrafımızı bir kalabalık sarmaya başladı. Videoda olacaksınız, el sallayın!
Her neyse, biz randevunun bir sonraki etabına geçelim. 250 bin dolarlık randevunun son etabında ne yapıyoruz Nolan? Suşili yemek, buz pateni pisti ve dünyanın en iyi suşi şefi.
Daha önce hiç böyle bir şey deneyimlemedim.
Yanındayım, tuttum seni. Teşekkür ederim, Jimmy.
Bu akşam sizlere bir tadım menüsü hazırladık.
Onca balık kaça patladı? Birkaç bin dolar. 250 bin dolar harcamayı nasıl başardık sanıyorsun?
Kesinlikle tam benlik, lokmalık suşiler. Şaka gibi ya! Çok lezzetli. Vay be.
Hep birlikte, hayatımda yediğim en iyi suşiyi tattıktan sonra...
Şahane bir randevu bu! Sağ ol Nolan. Her zaman. 250 bin dolarlık bu randevuda çok eğlendik diyebiliriz bence.
Nolan, bir soru soracaktın hani? Doğru.
Olamaz! Eyvah ya! Amanın! Bağcığım çözülmüştü.
Bir sonraki randevumuzda Disneyland'e gelmek ister misin? Benimle yani? Evet. Hadi gidelim!
Şimdi de en pahalı ve son randevumuza geçiyoruz. Disneyland'i kendimiz için kapattık! Şahane olacak! Hadi oyuncaklara binelim!
Disney öyle önüne gelen için parkı kapatmaz. Ama bir kez yaşanacak bu randevu için parkı bir geceliğine bizim için kapattılar. Bu kadar aktivite varken, adadaki dostlarımızı ve bizimkileri de yanımıza aldık, bir de Madison ve Nolan'ı.
En tepeye çıktığımızda manzara süper olacak. Ama ilk olarak bu muhteşem Yıldız Savaşları macerasını yaşayacağız.
Vay be, çok iyi ya. Yok artık be! Ne kadar da büyükmüş!
Normalde bu tren için saatlerce bekleniyor ama arkadaşlarımla hemen bindik.
Kemerlerini takın. Kemerler! Pekâlâ, Yıldız Savaşları trenine hazır mıyız? Filmleri izlemediğimi söylemem için yanlış zaman mı? Ne?
Çok acayip! Disney bunları nasıl yapmış? Çok acayip! Yok artık ya! Nolan, Madison'ı koru!
Şu an bunu yaşadığımıza inanabiliyor musun? Evet ya, çok acayip.
Şahaneydi! Bir daha nerede! İnanılmazdı! Gerçekten muhteşemdi! Diğer arabalar boştu. Ve sadece biz vardık. Disneyland müthiş bir yer. Çok iyiydi.
Ve bu maceradan sonra en güzeli ne olabilir? Işın kılıçlarımızı yapacağız! Vay be! Evet! Süper bir ışın kılıcı.
Şimdi de hep birlikte bu devasa dönme dolaba bineceğiz. Videonun başladığı yere döndük. Dolap beygiri gibi döndük.
Daha önce böyle bir dönme dolaba binmemiştim. Evet, gerçekten de kocamanmış. Eski bir filmin içine girmiş gibiydik. Hadi binsene canım.
Bu da 1 dolarlık randevu gibi. Ama Disneyland'deki birazcık büyük. Çok daha büyük. Buradan parkın tamamı görünüyor. Vay canına!
1 dolarlık randevuyla kıyaslarsak? Bence bu çok daha iyi. Disney'deki çok daha romantikmiş.
Nolan ve Madison ne yapıyor acaba? Yumruk çak. Hadi. Şu an durum Nolan için pek de iyi değil.
Oyun oynayalım hadi! Evet, çok zevkli olur. Benim için bir şey kazan. Tabii. Yaşasın! Sen de kazanır mısın? Herhalde. Hadi bakalım.
Ödüle konsantre olan Nolan, Chandler ve beni dostça bir rekabete davet etti.
İşte bunun için yarışıyorsunuz. Solucan mı? Tatlım, şunu istiyor musun? Evet. Hem de çok istiyorum. Pekâlâ beyler, bunu ben kazanmalıyım. Senin için kazanacağım. Lütfen.
3, 2, 1. Başla! Nolan! Birinci! Birinci! İşte bu! Kavisli at. İki! 2 oldu! 3 tane atmalısın.
Büyük ödül burada. Buyurun bakalım. Senin için.
Ortamdaki gerginliği herkes hissediyor mu? Gelsene ya! Nolan'a yenilmeyi kabullenemem tabii.
Evet! Evet! Şaka gibi yahu! Hadi geri saralım. Evet! Evet! Al hayatım. Yaşasın! İşte bu! Yine kazandık!
Keyifliydi. Kazanmak keyiflidir.
Bizden başka kimsenin olmamasının ne kadar özel olduğunu kelimelerle anlatamam. Ve eminim hepimiz ömür boyu unutulmayacak anlar yaşadık.
Bak canım. Su birikintisi. Tam bir beyefendi. Ayakların ıslanmasın diye. Öğrenin beyler.
Sona yaklaşırken bir sürprizimiz daha var. Hep birlikte, Disney Şatosu'nun önünde yemek yiyeceğiz. Hadi canım! Nasıl ya?
Disney bizim için niye bunları yaptı bilemem ama çok teşekkür ederiz. İnanmıyorum ya! Vay be! Çok acayip ya! Çok güzel! Herkes gelip otursun hadi.
Kadehlerimizi, tarihin en güzel randevusuna kaldıralım. Şerefe! Evet! Muhteşem bir geceydi. İyi ki sizler de yanımızdaydınız. Şerefe!
Çıktığımız onca randevu içinde en sevdiğin hangisi? Kesinlikle bu. Ya? Evet, çünkü herkes burada. Bunu daha sık yapmalıyız. Disneyland'i kapatmayı mı? Evet. Harikaydı.
Ve videonun sonunda, Disney tarihinde bir ilk gerçekleşiyor ve bize özel tören geçidi başlıyor. Hadi şu tarafa geçelim.
Bu randevudan daha iyisini planlamak imkânsız. Bu deneyimle aklımızı başımızdan alan Disneyland'e de teşekkür ederiz. Hayatta bir kez yaşanabilecek bir deneyimdi.
Bildirimlerin açık değilse hemen aç ki hiçbir videoyu kaçırma. Chandler— Abone ol!
Makale yayınlanma tarihi
